İsrail'e en büyük zararı Netanyahu veriyor

  • GİRİŞ24.05.2026 08:52
  • GÜNCELLEME24.05.2026 08:52

İran füze attı, Hizbullah roket yağdırdı, Hamas tanklarını patlattı. Ancak hiçbir şey İsrail'e Netanyahu kadar zarar vermiyor. Uzun bir geçmişe değil, Aksa Tufanı Operasyonu'na gidelim. Hamas'ın gerçekleştirdiği operasyondan sonra İsrail’de oluşan ilk atmosfer oldukça netti. Toplumun büyük bölümü baskının devletin caydırıcılığına yönelik tarihi bir meydan okuma olduğunu düşünüyordu. Uluslararası arenada Tel Aviv'e destek vardı. Özellikle ABD ve Avrupa ülkelerinden...

Süreç ilerledi. Gazze’deki yüksek sivil kayıplar, insani kriz görüntüleri ve yardım tartışmaları özellikle Avrupa’da ciddi tepki yarattı. Üniversitelerde protestolar yayıldı.

Filistin gösterileri büyüdü. Bazı Avrupa ülkeleri İsrailli bakanlara yönelik yaptırım tartışmalarını gündeme taşıdı. Türkiye'yle birlikte, İspanya, İrlanda ve Belçika gibi ülkeler çok daha sert pozisyonlar aldı. Uluslararası Ceza Mahkemesi süreci Netanyahu açısından tarihi bir kırılmaya dönüştü. Bunun nedeni, İsrail'in uzun yıllar boyunca yalnızca askeri gücüne değil aynı zamanda diplomatik koruma kalkanı da güveniyordu. Filistin'e atılan her bomba zaman içinde Gazzelilerin eviyle birlikte bu kalkanı da yıktı.

GAZZE'DE HEDEFE ULAŞILAMADI

Netanyahu'nun orantısız güç kullanımına onay vermesi abluka altındaki Gazze'yi yerle bir etti. Bu doğru... Fakat asıl amaç neydi? Filistinlileri bölgeden sürmek ve İsrail yerleşimini sağlamak. Dünyanın tepkisiyle beraber adımlarını daha dikkatli atmak zorunda kalan İsrail bu hedefini dolaylı yoldan gerçekleştirmeye çalıştı.

Bombardımanlarını yoğunlaştırdı. Hamas liderlerine suikastler düzenledi, sağlık hizmetlerine engel oldu ve Filistinlilerin, bir kafes dövüşünde olduğu gibi pes etmesini istedi. Ancak ne Mısır ne de Ürdün Filistinlileri almak istedi ne de oradakiler vatanlarından ayrılmak... 

Dolayısıyla plan suya düştü. Hamas'ın liderlerinin etkisiz hale getirilmesi, oluşumun silah bırakmasıyla sonuçlanmadı. Büyük yaralar alsa bile ayakta durmaya devam ediyor ve Gazze'yi yönetiyor. Yani bu hedefe de ulaşılamadı. Rehineler operasyonla mı kurtarıldı? Genelde hayır. Pazarlık sonucu Hamas tarafından serbest bırakıldılar.

DOKUNULMAZ İMAJI ÇÖKTÜ

İsrail’in bölgedeki en büyük avantajı dokunulmaz devlet algısıydı. Yani düşmanlarının vuramadığı, vurulsa bile hızla karşılık verip kontrolü yeniden sağlayan güç görüntüsü… Ancak 7 Ekim sonrası süreçte bu imaj ciddi şekilde aşındı. İran ile savaşta Devrim Muhafızları doğrudan İsrail’e yüzlerce füze ve İHA gönderdi. Hizbullah kuzey cephesini aylarca aktif tuttu. Husiler Kızıldeniz hattını etkileyen saldırılar gerçekleştirdi. İsrail tarihinde ilk kez bu kadar geniş çaplı çok cepheli baskı hissi oluştu.

Bu durum psikolojik olarak çok önemliydi. Çünkü milyonlarca İsraillinin sığınaklara gitmesi, hava sahasının kapanması ve ekonomik hayatın yavaşlaması Ortadoğu’daki güç dengesi algısını değiştirdi. Bölgedeki birçok aktör ilk kez İsrail’in de uzun süreli baskı altında tutulabileceğini gördü. Netanyahu yıllarca İsrail’i çevresindeki kaosu kontrol eden güç olarak sundu. Bugün ise İsrail’in kendisi sürekli kriz üreten ve kriz yöneten bir ülke görüntüsü veriyor. Üstelik askeri operasyonlar sürmesine rağmen güvenlik hissi tam anlamıyla geri dönebilmiş değil. İsrail toplumunda artık yalnızca “nasıl karşılık veririz?” sorusu değil, “gerçekten güvende miyiz?” sorusu da büyüyor.

SUMUD AKTİVSİTLERİNE YAPILANLAR KABUL EDİLEMEZ

Gazze’ye yardım ulaştırmaya çalışan Sumud aktivistlerine yönelik müdahale, İsrail’in uluslararası imajında yeni bir kırılma yarattı. İsrail uzun süre “meşru müdafaa” anlatısıyla uluslararası destek üretmeyi başarmıştı. Özellikle Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir gibi isimlerin sert söylemleri, İsrail hükümetinin dünyadaki algısını daha da olumsuz etkiliyor. Bu durum İsrail açısından uzun vadede askeri kayıplardan bile daha büyük sonuçlar doğurabilir.

Bartu Eken / Haber7

Yorumlar1

  • Levent 44 dakika önce Şikayet Et
    Daha ona dokunan olmadi ilk dokunan biz olacağız ve kimse karışamayacak israil eski sınırlarına halledilecek filistin devleti sınırları çizilecek azerbeycan sınırları nasil çözüldüyse ve bunu dunya canlı izleyecek ama.kimse bir sey yapamayacak Devlet yarina birakir ama asla yanina birakmaz
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat