Barrack'tan İsrail'e açık uyarı

  • GİRİŞ20.08.2026 08:50
  • GÜNCELLEME20.08.2026 08:50

Suriye'de geçtiğimiz gün belki de büyük bir çatışmanın eşiğinden dönüldü. Bilindiği üzere, İsrail savaş uçakları İdlib'deki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'nı vurdu, pist ve tesisler hedef alındı. Gerekçe olarak Türk ordusunun bölgeye girmesinin planlanması gösterildi. Ardından daha tehlikeli bir ayrıntı ortaya çıktı. Türkiye saldırıdan önceden haberdar edilmemişti.

ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın Reuters'a anlattığına göre Ankara, İsrail savaş uçağının kuzeye doğru hareket ettiğini gözlemledi. Birkaç dakikalık iletişim kopukluğu çatışmayı başlatabilirdi. Barrack'ın “Türkiye'nin gösterdiği sağduyu durumun daha kötüleşmesini önledi” sözünün önemi burada.

TEL AVİV SURİYE'NİN GÜÇLENMESİNİ İSTEMİYOR

Esed rejiminin devrilmesinin ardından Suriye'deki İran askeri varlığının önemli bölümü ortadan kalktı. Buna karşılık İsrail'in Suriye konusundaki güvenlik kaygıları bitmedi; tehdit algısının merkezi değişmeye başladı. Tahran'dan sonra şimdi Ankara'nın Şam üzerindeki etkisi tartışılıyor.

Türkiye yeni Suriye ordusunun eğitilmesine destek veriyor. Şara yönetimiyle askeri ilişkilerini geliştiriyor ve ülkenin savunma kapasitesinin yeniden kurulmasına katkı sağlıyor. İsrail ise Türkiye'nin özellikle Suriye'nin hava savunması ve askeri altyapısı üzerindeki etkisinin büyümesini kendi hareket özgürlüğü açısından risk olarak görüyor. Çünkü Suriye'nin hava sahası yıllardır İsrail uçaklarının rahatlıkla operasyon düzenleyebildiği bir alan.

Suriye yeniden radarlarla, hava savunma sistemleriyle ve işleyen askeri havaalanlarıyla donatılırsa bu avantaj zaman içerisinde daralabilir. Dolayısıyla Ebu Zuhur'a atılan bombaların altında başka bir mesaj var: Suriye'nin yeni askeri düzeninin sınırlarını İsrail belirlemek istiyor.

WASHINGTON'DAN DİKKAT ÇEKEN ADIM

Burada Tom Barrack'ın kullandığı ifadeler önemli. ABD'nin İsrail'in güvenlik kaygılarını anlayışla karşıladığını söylemekle yetinmedi. İsrail saldırısını açık biçimde “gereksiz tırmanma” olarak nitelendirdi ve derin endişe duyulduğunu açıkladı.

Bunu yaparken Şara hükümetini savunan oldukça dikkat çekici bir gerekçe kullanıldı. Barrack'a göre Şam yönetimi saldırgan davranmıyor, vekil güçler kullanmıyor ve İsrail'le gerilimi düşürmeye çalışıyor. Bu cümle İsrail'in yıllardır Suriye operasyonlarını meşrulaştırmak için kullandığı güvenlik argümanının önemli bölümünü hedef alıyor ancak artık tablo farklı.

TÜRKİYE-İSRAİL ÇATIŞMASI KAPIDA MI?

Washington bugünlerde üç ülkenin askeri hareketlerinin birbirine önceden bildirilmesini ve yanlış anlamaların doğrudan çatışmaya dönüşmesini önleyecek daha kurumsal bir iletişim sistemi üzerinde çalışılıyor. Reuters'ın aktardığına göre Barrack özellikle mevcut mekanizmanın daha kapsamlı ve daha güçlü hale getirilmesi gerektiğini düşünüyor. Bunun anlamı oldukça açık. ABD artık Türkiye-İsrail çatışması ihtimalini teorik bir senaryo olarak değerlendirmiyor, bunun birkaç dakikalık yanlış hesaplamayla gerçekleşebilecek kadar gerçek bir risk olduğunu gördü ve somut adımlar atıyor. İki ülkenin doğrudan savaşa girmesi Washington açısından felaket senaryosu olur.

Bir tarafta ABD'nin Ortadoğu'daki en önemli müttefiki İsrail. Diğer tarafta NATO'nun ikinci büyük ordusuna sahip Türkiye. Bu nedenle Barrack'ın İsrail'e verdiği mesaj diplomatik ifadelerin arkasından oldukça net okunuyor:

İsrail'in güvenliğini sağlamak Washington açısından önemli. Fakat Türkiye'yle savaş çıkarabilecek operasyonlara artık aynı rahatlıkla bakılmayacak. Ebu Zuhur saldırısının ardından ABD'nin Netanyahu yönetimini eleştiren bir açıklaması yapmasının gerçek önemi burada. Suriye hava sahasında bundan sonra yanlış koordinatın bedeli vurulan bir pist değil savaş uçaklarının karşı karşıya gelmesi olabilir.

Ankara’nın hedefi İsrail’le Suriye üzerinden yeni bir cephe açmak değil. Türkiye açısından temel mesele, Şam’da kendi topraklarını kontrol edebilen, PKK/YPG gibi örgütlerin hareket alanını ortadan kaldıran ve yeniden parçalanmayacak bir merkezi devlet kurulması. Bunun için de Suriye ordusunun yeniden ayağa kalkması gerekiyor. İsrail’in askeri altyapıya yönelik sürekli saldırıları ise Ankara’nın desteklediği bu devletleşme sürecini doğrudan zorlaştırıyor. Ayrıca İsrail şu anda Türkiye'yle bir çatışma olması halinde Amerikan desteğine hala güveniyor. Ancak bu desteğe bu kadar güvenmek ne kadar doğru, bir başka soru olarak akıllarında olması gerekiyor.

Bartu Eken / Haber7

Yorumlar7

  • HIDIR BUDUR 49 dakika önce Şikayet Et
    Bundan sonra sorumlu ABDdir. Bakalım yularini tuttuğu İsrail'e laf geçirip RÜŞTUNU İSPAT EDEBİLECEK Mİ?
    Cevapla Toplam 3 beğeni
  • KARGA 55 dakika önce Şikayet Et
    ... ABD , İsrail 'in Tarafında Olduğu Biliniyor . Ancak ABD nın Türkiye İle İpleri Koprmamak için Türkiye Lehine Dost Gibi Açıklamarda Bulunmaları Hiç Bir Şey Değistirmez . Çünkü Düşman Düşmandır , Asıl Sinsi Düşmaların Amaçlarını , Düşüncelerini Planladıklarını Önceden Saptamak Olur Bence.....
    Cevapla Toplam 9 beğeni
  • Başkası 1 saat önce Şikayet Et
    İşte bu yüzden mekke anlaşmasına suriyede girerse çok iyi olur.
    Cevapla Toplam 6 beğeni
  • Hayro 1 saat önce Şikayet Et
    aklima kKTC geliyor 1963 baskayan zulüme Türkiye 1974 dur dedi.
    Cevapla Toplam 9 beğeni
  • Osmanlı 1 saat önce Şikayet Et
    Yani diyor ki Türkiye ile bir çatışma olursa bana da güvenme ben bile bunu göze alamam akıllı ol otur oturduğun yerde.
    Cevapla Toplam 18 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat