'Türkiye zayıfladı Kafkas cephesi açılsın..'

  • GİRİŞ01.10.2020 11:00
  • GÜNCELLEME01.10.2020 11:28

Görünüşte Türkiye çok sıkışmıştı..
Suriye, Libya ve Doğu Akdeniz..
Karşısında zaten Rusya, Fransa, Yunanistan ve BAE vardı..
Hatta ABD ve AB ile bilek güreşine tutuşmuştu..
Kuzey Irak’ta devam eden terör mücadelesi..
İçeride PKK’ya yönelik yüzlerce operasyon..
Etrafı yay gibi çevrilmişti..
Kafkasya cephesi açılırsa ilgilenemeyecekti..
Ermenistan’a akıl verdiler..
-“Hadi” dediler..
-“Türkiye zaten zor durumda, Kafkasya'ya dönecek hâli yok..”
Ermeni Başbakanı Paşinyan için de bulunmaz fırsattı..
Başarısızlıklarını örtme fırsatı önüne gelmişti..
Ama hiç de düşündükleri gibi olmadı..
Ermenistan Dimyat'a pirince giderken elindeki bulgurdan oldu..
Nereden nerelere gelindi..
Hep 90’lı yıllardan örnekler veriyoruz:
Ermeniler Karabağ’a saldırdıklarında Türkiye’ye “Otur oturduğun yerde” denmişti..
Katliamları izlemekle yetindik..
PKK terörünün kıskacı altındaydık..
Ege ve Akdeniz’de oldu bittiler karşısında elimiz kolumuz bağlıydı..
ABD ve AB’nin ‘talimatları’ karşısında ağzımızı bıçak açmıyordu..
Yön verilen ve yönetilen Türkiye..
Ekonomi zaten berbat durumdaydı..
Gazeteler “Devlet bu ay işçi ve memur maaşlarını ödeyemeyebilir” manşetleri atıyordu..
SSK hastanelerine sağlam girenler tabutla çıkıyordu..
 
ŞU LAFLARA BAK
 
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Dış Politika Danışmanı garip laflar etti..
Emekli Büyükelçi Ünal Çeviköz’den bahsediyoruz:
-“Türkiye, Suriye’den cihatçıları Azerbaycan’a taşıyor..”
-“S-400’lerden vazgeçmek zorundayız..”
-“Türkiye Libya’da sınırı aştı..”
-“Türkiye’nin Suriye’de bulunması meşru değil..”
-“Türkiye Doğu Akdeniz’de gerginliği arttıran unsur..”
Bu ‘adam’ Dışişleri Bakanlığında Müsteşar Yardımcılığı yaptı..
Birçok uluslararası görüşmede masaya oturdu..
Hatta Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesi toplantılarına başkanlık etti!
-Bu sözleri söyleyen biri Türkiye’nin çıkarlarını nasıl korur?
-Kendi ülkesini nasıl savunur?
İşte 90’lı yıllarda Türkiye’de Ünal Çeviközgiller her köşebaşını tutmuştu..
Bırakın onu bunu..
Türkiye yine iyi ayakta kalmış..
Gezi’den beri ne badireler atlatıldı, mücadeleler verildi..
Sonuçta Türkiye bölgenin istikrar adası hâline geldi..
Çekim gücüne dönüştü..
Ama içerideki dar kafalılık ve statükocu yaklaşımlardan zerre sapma olmadı..
CHP her konuda Türkiye düşmanlarının değirmenine su taşıyor..
Maalesef..
 
RUSYA VE İRAN’IN TAVRI
 
İran’ın resmî açıklamalarına bakalım..
‘Ortada’ gibi görünüyor..
Ama sahadan gelen haberler farklı..
Ermenistan’a destek verildiği yönünde..
25 milyon Türk'ün yaşadığı bir ülkeden söz ediyoruz..
Silah sevkiyatı için sınırlarını Ermenistan’a açması üzücü..
Öyle veya böyle..
İran, Türkiye’ye alan açılmasını istemiyor..
Tek derdi Şia yayılmacılığı..
Rusya ile durum biraz daha farklı..
Zaten Suriye ve Libya’da çözmemiz gereken onlarca konu ve problem var..
Masada da sürekli müzakere hâlindeki iki ülkeden bahsediyoruz..
Rusya sanki bu kez yüzde yüz Ermenistan’ın arkasında değil..
Olanlara yüksek perdeden ses çıkarmıyor..
Önümüzdeki bir kaç gün içinde pozisyonları daha net görebileceğiz..
 
TÜRKİYE SÜPER GÜÇ OLACAK
 
-“Türkiye 21. yüzyılın süper güçlerinden birisi olacak..”
-“Bölgesel güçten global güce doğru evrilecek..”
-“Arap coğrafyası ve Doğu Akdeniz’de dominant hâle gelecek..”
-“Kafkaslar, Orta Asya, Kuzey Afrika ile Balkanlar'da da etkin şekilde güçlenecek..”
-“ABD’nin gücü azaldıkça, bölge ülkelerinin zayıflığı ve istikrarsızlığı Türkiye’yi daha aktif rol almaya zorlayacak..”
Bu cümleler dünyaca ünlü uluslararası ilişkiler uzmanı George Friedman’a ait..
“Gelecek 100 Yıl” kitabından..
Friedman, özel düşünce kuruluşu Stratfor’un ‘gölge CIA’ ajanı olarak da anılıyor..
ABD şimdiki dünya liderliğini 2. Dünya Savaşına borçlu..
İngiltere'nin çabasıyla, yönlendirmesiyle savaşa dâhil oldu..
Almanya'dan kaçan Yahudi bilim adamlarının katkısını da es geçmemek lazım..
Türkiye de bir süredir sürekli sınanan bir ülke..
Suriye, Libya ve Doğu Akdeniz'den sonra şimdi de Kafkaslarda..
George Friedman bunları ne kadar öngörebildi bilmiyoruz..
Ama konjonktürel durum Türkiye’de sistem değişikliğine gidilmesine yol açtı..
Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi ile birlikte siyasi ve ekonomik istikrar yakalandı..
Ardından hızla silah sanayi millîleştirildi..
Türkiye bölgesinde sonuç alıcı kapasitelere ulaşmasını bildi..
Sahaya askerî olarak da müdahale edebiliyor..
Bölgesel çatışma sahalarında çözüm üreten ülke olarak anılıyor..
Global güçler gönülsüz de olsa Türkiye’yi dikkate almak zorunda kalıyor..
Ermenistan boşluktan yararlanmak istedi ve Azerbaycan’a saldırdı..
1990’ların başında Azerbaycan Dağlık Karabağ’ı kaybetmişti..
Türkiye’ye o zaman müdahale etme şansı bile vermediler..
Ama köprülerin altında çok sular aktı..
Artık ok yaydan çıktı..
Türkiye kaybedilen toprakların özgürleştirilmesi için Azerbaycan’a her türlü desteği veriyor..
Türkiye Gazetesi
 

 

 

Yorumlar3

  • 1453 5 yıl önce Şikayet Et
    chp fetö cıa abd tarafından kaset kumpasıyla rehin alınmış teslim alınmıştır yoksa bu kadar hainlik ülkemiz düşmanlarıyla aynı safta olmak başka türlü açıklanamaz.
    Cevapla Toplam 6 beğeni
  • Fakir 5 yıl önce Şikayet Et
    Devletinize güvenin. Cünki devletimiz bu ayeti gönlüne indirmis: "Onlar iman etmedikleri halde korkmuyorlar. Siz iman ettik diyorsunuz ama korkuyorsunuz." Alemleri yaratan Allah i arkasina alan korkmaz. Yeter ki davamiz hak olsun. Allah indinde hakli olalim.
    Cevapla Toplam 12 beğeni
  • MÜHENDİS 5 yıl önce Şikayet Et
    Yol yordam bilmez Macron’un Aliyev ile yaptığı görüşmede de hadsiz davranması kaçınılmazdı ve Aliyev’e “Türkiye size silah yardımı yapıyor mu?” diye aslında yargı da içeren bir soru yöneltti. Aliyev, hadsiz Fransız’ın bu sorusu üzerine tokat gibi bir yanıt verdi. Aliyev, “Eğer ihtiyacımız olsa Türkiye bize her türlü yardımı yapar. Ama hiç merak etmeyin bizim yeterince paramız ve imkanımız var. Tüm silahlarımızı paramızla alıyoruz. Eğer isterseniz sizden de alabiliriz” deyince Macron susup kaldı.
    Cevapla Toplam 12 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat