Geç kalmış bir 'Miraç' yazısı

  • GİRİŞ02.08.2008 13:17
  • GÜNCELLEME02.08.2008 13:17

Erzurum Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof Dr. Ahmet Berhan Yılmaz’a ait olduğu belirtilen şu satırlar, “Mübarek gün” nedeniyle elime geçmişti ve Hoca şöyle diyordu:
“Allah bu devlete, bu millete her şeyin hayırlısını versin. Nefsi hesaplardan, kinden, nefretten, adaletsizlikten ve zalimlikten hepimizi uzak kılsın.
Tevbelerimizi kabul eylesin.
Müslüman kılığındaki şeytanlardan, dinimizi makamı ve menfaati için aracı kılanlardan ve bütün bunları yaparken kendini haklı görenlerden bizleri uzak eylesin.
Allah bizleri piyon olmaktan, yağcılıktan, yalakalıktan ve menfaatlerimiz için küçülmekten korusun.
Allah bizleri sağlık, afiyet, huzur ve imandan ayırmasın.
Nefsimize esir düşmeden, şeytana mağlup olmadan hep birlikte sağlıkla yaşamamızı nasip etsin.
Ülkemizi güçlü, milletimizi başarılı, yöneticilerimizi akıllı ve cesur eylesin...”
Amin Sayın Hocam amin...
Kutsal geceler, yol gösterici en ulvi rota belirleyicilerdir... Biraz Allah korkusu olan, bu gecenin kapsama alanına samimi olarak giren her kul, şöyle bir sarsılıp kendine gelir, sapması varsa düzelir...
Ama önce biraz Allah korkusu şarttır...
Yazar Uğur Kepekçi, Miraç’ı şu satırlarla hatırlatıyor...
“Yaşanan hadiselerden bunalan Resulullah (sav) Miraçla adeta şereflendirilmiş, huzur ve mutluluğun en doruk noktası yaşatılmıştır. Miraç yolculuğu iki aşamada gerçekleşmiştir. Birinci aşamada Hz. Peygamber (sav) Mescidül-Haram’dan Beytü’l-Makdis’e (Kudüs) götürülür. Gece yürüyüşü anlamında “İsra” adını alır. İkinci aşamayı ise Hz. Peygamber (sav)’in Beytü’l-Makdis’ten Allah’a yükselişi oluşturur. “Mirac” adını alır.
Miraç hadisesi, İsra Suresi’nin ilk ayetinde şöyle ifade edilmektedir:
“Kendisine ayetlerinden bir kısmını göstermek üzere kulu Muhammed’i bir gece Mescidi Haram’dan çevresini bereketlendirdiği Mescidi Aksa’ya götüren Allah’ın şanı ne yücedir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.” ( İsra suresi: 17/1.) Hadisi Şerifte, bu geceye önem verilmesi hatırlatılmaktadır.
“Recep ayında bir gün ve bir gece vardır ki o günü oruçla, geceyi dahi namazla geçirir ise kendisine 100 sene; geceleri namaz kılanın gündüzleri de oruç tutanın sevabı verilir.” O gün Recep ayının bitiminden üç gün evvelki gün ve gecedir. (Gunyet’üt-talibin / sayfa 553)..”
Şimdi efendim, Sayın Kepekçi’nin aktardığı şu satırları dikkatle okuyalım...
“Peygamberimiz (sav), bir gün:”İnsanı helake sürükleyen yedi şeyden sakınınız!” buyurmuştu.”Yâ Rasûlallah! Nedir bu tehlikeli şeyler?” diye sordular.Peygamberimiz (sav):”Allah’a şerik koşmak,Sihir (büyü) yapmak,Yüce Allah’ın öldürülmesini haram kıldığı nefsi, haksız yere öldürmek,Faiz yemek,Yetim malı yemek,Savaş meydanından kaçmak,Zinadan korunan, böyle bir şey hatırından bile geçmeyen Müslüman kadınlarına zina isnat etmektir!” buyurdu...”
Şimdi bu “buyrukların” kutsal duruşunu kafamıza soktuğumuz zaman,şöyle bir kendimizi kontrol ettiğimizde,kendi kendimizin muhasebesini yaptığımızda ortaya çıkan nedir?!..
Bu sorunun cevabına bakıp şu soruya da cevap buluruz.
“Durumumuz bu ise,ülkemizin durumu da genelde budur”
Nedir,iyi midir kötü mü,cevap bizdedir..

behic.kilic@tercuman.com.tr

Yorumlar8

  • Selman s 17 yıl önce Şikayet Et
    editör. sizi anlamak çok zor çok . küfrü yayınla cevabı yayınlama . herşeyiniz reklam olmuş para olmuş .
    Cevapla
  • bengisu akgül 17 yıl önce Şikayet Et
    ^^^. Bazı hadisler peygamberimiz zamanında yazılmıştır. Peygamberimizin yazdırdığı sulh antlaşmaları, eman belgeleri, davet metupları,vali ve komutanlarla yapılan yazışmlar, zekatla ilgili açıklamalar gibi 300ü bulan yazılı vesika (çoğu günümüze kadar gelmiştir) buna örnektir. Müslümanlar arasında mezhepçilik ve tarikatlr türeyince hadisler yazılmamış, uydurma hadisler bu dönemde uydurulmaya (iyi niiyetle veya kasıtlı olarak) başlanmıştr. Kur'an en sahih kaynaktr. Fakat sahih hadisler de Kur'an'ın açıklayıcısıdr
    Cevapla
  • Metin Yazar 17 yıl önce Şikayet Et
    Alimler yazmazsa ben Abdurrahman Çelebiliğe devam ederim. Peygamber'in mezhebi neydi diye sormak;Genelkurmay Başkanına hangi bölüğün komutanısın demektir.Emniyet Genel Müdürüne hangi karakolda görevlisin demektir.Başbakana ne bakanısın demektir.Teknik direktöre hangi mevki de oynuyorsun demektir.Seninki tıp kitabını(kitaplarını) açarak hastalıkları tedavi etmeye,hastaları ameliyat etmeye çalışmaktır.Kendi üzerinde uygularsan en fazla kendine zarar verir,ölür gidersin ama bütün hastalara bunu tavsiye edersen onları alacak mezarlık bulunmaz.
    Cevapla
  • Metin Yazar 17 yıl önce Şikayet Et
    rahatsızlık. Hadislerden rahatsız,mezheplerden rahatsız... Sadece Kur'an ona yetermiş.Mezhep de neymiş.Din bir taneyse (dört) mezhebe ne gerek var? Di mi ama:) Herkes Kur'an okursa birlik sağlanır,gül gibi geçinir gideriz:)Herkesin aklı,muhakeme şekli aynı olsa belki doğru diyebiliriz ama durum değil.Mezhep yorum demekse,Kur'anı okuyup yorumlayan her kişi kendi mezhebini kurmuş olur.Bir kaç mezhepden rahatsız olan zihniyet milyarlarca mezhepten rahatsız olmayacak mı? Her yerden tuhaflık akıyor
    Cevapla
  • Turgut KURUL 17 yıl önce Şikayet Et
    .... Bugünkü müslüman dünyasında seçtiği meshebi islam dini sanan milyonlarca insan, her an karşı mesheple çatışma konusunda kendi meshep görüşlerini haklı görmektedir. Evet 72 fırkaya bu şekilde bölündük. Bir meshep imamının öngördüğü fikir ve fetva diğer meshep imamı tarafından geçersiz sayılmaktadır. Aynı şekilde bir meshep tarafından cehennemlik olunan bir fiil başka bir meshep tarafından günah olmuyor. Neredeen nerelere gelmişiz değilmi ey müslümanlar. Lütfen mesheplerin ve tarikatlerin peşinden gitmeyiniz.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat