Erbakan Hoca 28 Şubat mahkumuydu
- GİRİŞ22.08.2008 11:21
- GÜNCELLEME22.08.2008 11:21
Ülkemiz için önemli kişidir...
Abdullah Gül’ü de Tayip Erdoğan’ı da ellerinden tutarak yücelten kişi olmasının ötesinde etkinlikleri vardır...
Gül yapmasını gerekeni yaptı, Erbakan Hoca ile ilgili aldığı karar doğrudur.
Profesör Doktor Necmettin Erbakan 82 yaşında... Eşini kaybettiği için zaten tarifsiz hüzünlerle dolu, bir de üstüne bu mahkumiyet...
Dini yönü, milli yönü...
Bilim adamlığı, eşsiz bir siyasi tecrübesi...
Hoca’yı mahkum tutmak Türkiye’ye yakışacak iş midir?!.
Şu malum “Kartel matbuatının” af kararına ilişkin saldırıları ibret vericidir... “Vay efendim, Gül bu kararı nasıl olur da alır”mış!!?
Dimine söven Müslüman olsa hesabı!..
Ortalıkta bir kayıp trilyon meselesi varmış da, bu af olurmuy muş... Onca kayıp trilyonlarca trilyonun izini sürmek isteyen bu kalem erbabının önce şöyle yakın çevrelerini sıkı bir göz atmaları, patronlarına, ışık tutmaları ve hatta aynaya dönmeleri iyi olur da...
Hoca ile ilgili “Kayıp trilyon yargılanması”nın ne kadar adil olup olmadığını sorgulayacak o kadan çok doküman olmasına karşın, konuya öylesine uzak durmaları çarpıcıdır... Şöyle denilebilir; “28 Şubat ürünü bir dava ile Erbakan nasıl yargılandı” biliyor musunuz?..
Durum aslı ile budur...
Av.Şevket Kazan, Av.Prof. Mustafa Kamalak, Av. Şeref Malkoç, Av. Yaşar Gürkan, Av. Mehmet Ener, Av. İsmail Aydos, ve Av. Celalettin Gürses, Erbakan’ın yargısı sırasında mahkemeye sunulan çuvallar dolusu belgelere hep işaret ettiler... Bu belgelerin “Etkisiz” sayılmasının izahı olmadığına değindiler.
Diyorlardı ki; “Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hoca’mız 40 yıldan beri bu aziz milletin ve bu zengin ülkenin manevi ve maddi yönden kalkınmasına kendisini adamış, dünya çapında bir siyasi kimliğin sahibi mümtaz bir şahsiyettir. İdeallerinin gerçekleşmesi uğruna 1969 yılında başladığı siyasi yolculuğunda kurduğu partiler çeşitli bahanelerle kapatılmış, gerçekleri yansıtan konuşmaları nedeniyle sık sık mahkemelerin huzuruna çıkmış, yıllarca siyasi yasakların mağduru olmuş, bütün bunlara rağmen bu millete hizmet aşkı söndürülememiştir. Ne var ki bu talihsiz dava sonucunda yüz kızartıcı bir suç isnadı ve mahkumiyet kararıyla siyasi hayatına son verilmek istenmiştir...”
İşin sonu gelip ì28 Şubat hesaplaşmasına” dayanıveriyordu yani...
Onca savunma belegesinin yok sayılması, Erbakan’ın toplum önüne “Zimmetçi” diye atılması inanılmaz bir imha projesi ötesinde bir “İntikam-kan davası” hesaplaşması gibidir...
Hapis kararı bir yana, konunun maddi tarafıda acıklıdır...
“Evinin kapısında haciz memurları... 6 trilyon borç var. Faiziyle 12 trilyon olmuş. Eve gelen haciz memurları “Şimdilik” diyerek ayrılmışlar. Hoca parayı ödeyemiyor...”
Çok çarpıcı bir durumdur; Evladınız yerine koyduğunuz kimlikleri Türkiye’nin tepe noktalarına taşıyacaksınız ama siz onları çok dramatik bir pencereden bakarak seyretmek zorunda kalacaksınız...
Af kararından hemen sonra, Erbakan’a çok yakın bir siyasetçi ile konuştum; “Geç kaldılar, çok üzgündü yüreği dayanmıyordu artık” dedi. İnşallah geç değildir...
BEHİÇ KILIÇ - TERCÜMAN
Yorumlar5