Başbakan'a saldırının asıl sebebi (2)
- GİRİŞ19.11.2008 10:21
- GÜNCELLEME19.11.2008 10:21
Tekrar ediyorum, Tayyip Erdoğan PKK kaynakları tarafından “Kürt düşmanı!” diye saldırıya uğrarken, bu stratejinin ortağı, Türkiye’nin tepesindeki geleneksel sermaye ağalarıdır!..
PKK’nın kendi hesabı, patronlar kulübünün kendi hesabı olsa da ortak amaçları, Tayyip Erdoğan’ı ya teslimiyete zorlamak ya da yok etmektir!..
Paralel yolun “sermaye ağaları” kanadından devam edelim... (Dün yazdıklarımı hatırlamanızı diliyorum)
Başbakan’ın, patronlar kulübü ile gergin olan ipleri, IMF kapısında iyice inceldi demiştik... Zenginler sınıfı “IMF’den al bize ver”, Başbakan “olmaz” diyor...
Ekonomist Süleyman Yaşar, ortaya çıkan durumu şöyle yansıtıyor... “Ekonomi bürokratlarının kriz uyarılarına rağmen bazı şirketler gene de 2008 yılının ilk altı ayında borçlarını 33 milyar dolar arttırdılar. Böylece özel sektörün dış borcu yılın ilk yarısında 190 milyar dolara çıktı.
Küresel krizin yaşandığı bir ortamda doğrusu Türkiye’deki şirketlerin rahatlıkla dış borç bulması pek akla uygun gelmiyor. Alınan bu dış borçların bir kısmının şirket sahiplerinin şirketlerinden çekerek yurtdışında tuttuğu paralardan kendi şirketlerine verdikleri borçlar olduğunu söylemek pek yanlış olmaz.
Ayrıca şu da unutulmamalı ki, Türkiye’de bankalar döviz kredisi veremiyorlar. Veremedikleri için de, Türkiye’deki şirketlere döviz kredilerini yurtdışındaki şubeleri aracılığıyla sağlıyorlar. Dolayısıyla özel sektörün dış borcu olarak gösterilen paraların önemli bir kısmı, şirket sahiplerinin ve yerli bankaların açtıkları krediler oluyor. Anlayacağınız, dış borç olarak gösterilen paralar aslında Türkiye ekonomisinin kendi kaynakları.
Peki, kriz lobisi ne istiyor? Kriz lobisi, patronların şirketlerinden çekip yurtdışına götürdükleri ve sonra tekrar kendi şirketlerine borç olarak verdikleri paraların, vatandaşın vergileriyle kendilerine geri ödenmesini istiyor. Bu öneriye itiraz edenlere kriz lobisi sözcüleri hemen şu cevabı veriyor: “Patronun hesabı ile şirketin sermayesi ayrıdır.”
Sermaye ortaklığı olarak kurulan şirketler için, evet bu görüş doğrudur. Ama Türkiye’de bu görüş gerçekçi değildir. Çünkü bizde şirketler daima fakir olur, patronları da daima zengin olur.
Patron şirketin içindeki varlıkları çeşitli yöntemlerle şirket dışına çıkartır ve kendi özel hesaplarına aktarır. Hatta yeni işe başlayan genel müdürlere tecrübeli yöneticiler, “senin birinci vazifen şirketi patrona karşı korumaktır” temennisinde bulunurlar. İşte bu nedenle, borçlu şirketlerin borçlarını kendi patronları ödemeli, bu borç halkın üzerine asla yıkılmamalı.
Kriz lobisi sözcülerinin dile getirdiği diğer bir konu da, borçların kullanım alanlarıyla ilgili. Kriz lobisi, aldıkları borçla “kumar oynamadıklarını, yatırım yaptıklarını” söylüyor. Ama bu da doğru değil. Onlar aldıkları borçlarla düpedüz kumar oynadılar. Çünkü alınan borçlarla yaptıkları yatırımlar ortada.
Alınan bu borçlarla büyük şehir merkezlerinde her yüz metre mesafede büyük alışveriş merkezleri, lüks rezidanslar yapıldı. Türkiye’nin gelir seviyesine uygun olmayan lüks arabalar satın alındı. Bu yatırımların hiç biri dış ticarete yönelik döviz kazandırıcı tesis değil. Hiçbiri kalkınmada öncelikli yörede yapılmamış. Dolayısıyla bu yatırımları yapanlar aldıkları borçları kendi hesaplarından ödemek zorundalar. Vergi mükellefleri artık bu sorumsuzlukların bedelini ödemekten yoruldu...”
Ekonomist Süleyman Yaşar’ın bu anlatımında Tayyip Erdoğan’ın neden saldırıya uğradığının kodlarını çözebilirsiniz... Başbakan, Patronlara direncini sürdürürse lince tabi tutulması da sürecek..!
Behiç Kılıç - Tercüman
Yorumlar6
-
halil erdoğan
17 yıl önce
Şikayet Et
hele bide hedge fonlar var ki.... işin aslını y.şafak'ta taha kıvanç'tan öğrendim bende geçenlerde yazmıştı... bazı kurum ve kuruluşlar imf.ile masaya oturması için hükümete yapmadık baskı bırakmadılar... nedenmiş onun sebebi anladığım kadarı ile bu hedge fonlara para yatırmışlar buharlaşınca da hükümete bize kefil ol manasında imf.ile anlaşma yap diyorlarmış... peki siz bu para ları bu fonlara yatırırken hükümete mi sordunuz?.. ayrıca olura kazanç elde etseydiniz bunu hükümete mi verecektiniz?.. kendiniz ettiniz kendinizbulunyoköyleyağma
Beğen
Cevapla
-
YILMAZ BABUTCU
17 yıl önce
Şikayet Et
..teşekkürler. ...bu güzel ülkede ne dolaplar dönüyor meğerse ...millet öder sizin paralarınızı ağalar dertlenmeyin siz.. alıştırmışlar çünki sizi hep böyle milletin sırtında geçinmeye..bunun aksini yapan çıkınca karşınıza, hertürlü dümeni çevirmekten geri durmuyorsunuz
Beğen
Cevapla
-
furkan
17 yıl önce
Şikayet Et
Başbakan nerede... Doğrusu S.Yaşar dan aktarılan bilgiler çok ilgi çekici ve İnanılır gibi değil. biz de ülkemizde serbest piyasa ekonomisi uygulanmakta sadece ücretler baskı altında diyorduk,nasıl oluyorsa.Kayıtdışılık en çok yukardaymış. Tüm bunlar Başbakan ın esas mesasini neye harcaması gerektiğini de göstermekte...Yoksa yıkıcı milliyetçiliğin sonu olmadığını bilmeli
Beğen
Cevapla
-
SÜMMANİ
17 yıl önce
Şikayet Et
desenize bizler mahvolduk. behiç bey yazdıklarınız gerçekse tayyaip beyin işi çokzor bunu başara bilirse fakir fukaranın hakkını koruya bilirse tabi sizlerin desteyiğle ellleriniz ve ayaklarınız öpülmesi insanlarsınız. saygılarımla
Beğen
Cevapla
-
hursit dilaver
17 yıl önce
Şikayet Et
tayyip batsın da ne olursa olsun.. di mi... bunların tümü 'tayyip bey batsın da,gerekirse türkiye de batsın ' derdindeler.vatanı düşünen kim. hazır fırsat çıkmış. IMF parasını da cebellezi edelim derdindeler. nasıl olsa çarşaflı ve başörtülüler bu paraları ödemeye dünden razılar..hiç hesap ta sormaz garipler. ver dedin mi verirler.
Beğen
Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle