Binnaz hanım ve raporu
- GİRİŞ29.12.2008 08:56
- GÜNCELLEME29.12.2008 08:56
MEMLEKET saht-ı maili tam "Allahım aklımı koru!" işleri yansıtıyor, benim gibi meseleyi anlamakta zorluk çekenler için!..
Yani durum, bu Soros uzantılarının birdenbire CHP tezleri çerçevesinde laik cumhuriyet sözcülüğü içinde boy göstermelerinin izah tarzı meselesi!..
Mesela, Erzurum Palandöken Belediye Başkanı Cenap Köksal Birdal, Erzurumluyu 'yobaz' olarak göstermeye çalışanları insafa davet ettiğini açıklayarak diyor ki;
"Erzurum ülkemizin kilidi konumundadır. Cumhuriyet'in yolu bu şehirden geçmiştir. Erzurum olgun insanların, misafirperver kişilerin, yüreği dar değil, mangal yüreklilerin yaşadığı bir şehirdir. Ekmeğinin çoğunu bir başkasıyla bölüşen insanların nefes aldığı bir şehirdir.
Erzurum'da kimseye özel hayatı ve inançları nedeniyle baskı yapılmaz, başını örten de örtmeyen de rahatlıkla sokağa çıkabilir, isteyen öğrenci evde de kalabilir yurtta da. Etnik yapısı nedeniyle de hiçbir insan toplum dışına itilmez. Erzurum, hoşgörünün günlük hayata egemen olduğu örnek bir şehirdir.
Bunun tersini iddia edenleri Erzurum'a davet ediyorum. Gelsinler bu araştırmalarını birde bizlerin yanında yapsınlar.
Erzurum'u öcü olarak göstermeye kimsenin hakkı yoktur"
Palandöken Belediye Başkanı neden böyle söylüyor, çünkü Binnaz Hanım'ın araştırma raporuna bozuk!..
Boğaziçi Hocası Binnaz Toprak'ın "Din ve muhafazakarlık ekseninde ötekileştirilenler" araştırmasının kodları çözülmeye çalışılıyor, işte bizim için mesele bu!.. Soros cemaatinin bu topraklarda hangi akla hizmet ettiği malumken, birdenbire yandaşlarını "ters köşe!" yapmasının sebebi hikmeti ne?!.
Sorunun cevabı için Binnaz Toprak etrafında turlayalım... Antalya ADD bu konuda bir çalışma yaptı ve şunları sundu;
"Prof. Dr. Binnaz TOPRAK ; Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslar arası İlişkiler bölümünde görevlidir.
Binnaz TOPRAK'ın TESEV adına yurtdışı toplantılara katıldığı, Alman Sosyal Demokrat Partisi örgütü olan Friedrich Ebert Stiftung desteği ile "Siyasi İslam Saha Araştırması" adı verilen projeyi yönettiği bilinmektedir.
Binnaz Toprak, Sivil Örümceğin Ağında Kitabında 218 (IRI, ARI, SOROS gençliği örgütlüyor bölümünde) ve 321 nci ( Amerika'da CFR, Türkiye'de TESEV bölümünde) sayfalarında iki ayrı yerde geçmektedir.
Sayfa 218'de; 16-18 Nisan 1999'da ARI temsilcilerinin İsrail ve Ürdün'e gittiklerinden söz ediliyor. İsrail'de Begin-Sedat Stratejik İncelemeler Merkezi ile "Türkiye-İsrail İlişkileri ve Dış Politikaları, Ortadoğu Barış Süreci, Güvenlik, Bölge Ülkeleri Arasındaki İlişkiler" konusunda bir yuvarlak masa toplantısı düzenledikleri belirtiliyor. Bu arada İsrail Demokrasi Enstitüsü ve Moshe Dayan Orta Asya ve Afrika Araştırma Merkezi ile görüşmeler yapılarak burada onlarca akademisyen ile birlikte Boğaziçi Üniversitesi ve TESEV adına katılan Prof. Dr. Binnaz TOPRAK' ın "Siyasi İslamla Uzlaşma Gerekliliği" konulu bir tebliğ sunduğu anlatılıyor.
Sayfa 321'de; Stiftung desteği ile "de-santralizasyon" başlıklı bölümde; Politik ve ticari üst örgütlenmelerin araştırılmasını, toplumsal taban araştırması izler. "Siyasi İslam Saha Araştırması" adı verilen projeyi Boğaziçi Üniversitesi'nden Binnaz TOPRAK ve Ali ÇARKOĞLU yönetir ve Friedrich Ebert Stiftung katkı koyar.Araştırmanın ilginç bir özelliği vardır: araştırma örneklemeleri sınıfsal kategorilerden seçilir, ama değerlendirmeler etnik özelliklere göre yapılır.
"İSLAM" başlıklı projeleri Alman SDP'nin Friedrich Ebert Stiftung adlı örgütünün desteklediği ancak desteğin niteliğinin ve içeriğinin TESEV tarafından gizlendiği belirtiliyor.
Açık toplum enstitüsü adına yapıldığı belirtilen 130 sayfalık çalışmadan (son)önce Friedrich Ebert Stiftung desteği ile TESEV adına Binnaz TOPRAK ile Sabancı Üniversitesinden Ali ÇARKOĞLU ortaklığı ile yapılan 'Değişen Türkiye'de Din, Toplum ve Siyaset' anketini incelemekte yarar vardır. Anketin en ilginç yanı "Türkiye'de irtica tehdidi yok ama irtica algılaması var" sonucuna ulaşılmasıdır.
Tam bir "açıl susam açılm" işi bu "Açık Toplum" raporu!..
Yani durum, bu Soros uzantılarının birdenbire CHP tezleri çerçevesinde laik cumhuriyet sözcülüğü içinde boy göstermelerinin izah tarzı meselesi!..
Mesela, Erzurum Palandöken Belediye Başkanı Cenap Köksal Birdal, Erzurumluyu 'yobaz' olarak göstermeye çalışanları insafa davet ettiğini açıklayarak diyor ki;
"Erzurum ülkemizin kilidi konumundadır. Cumhuriyet'in yolu bu şehirden geçmiştir. Erzurum olgun insanların, misafirperver kişilerin, yüreği dar değil, mangal yüreklilerin yaşadığı bir şehirdir. Ekmeğinin çoğunu bir başkasıyla bölüşen insanların nefes aldığı bir şehirdir.
Erzurum'da kimseye özel hayatı ve inançları nedeniyle baskı yapılmaz, başını örten de örtmeyen de rahatlıkla sokağa çıkabilir, isteyen öğrenci evde de kalabilir yurtta da. Etnik yapısı nedeniyle de hiçbir insan toplum dışına itilmez. Erzurum, hoşgörünün günlük hayata egemen olduğu örnek bir şehirdir.
Bunun tersini iddia edenleri Erzurum'a davet ediyorum. Gelsinler bu araştırmalarını birde bizlerin yanında yapsınlar.
Erzurum'u öcü olarak göstermeye kimsenin hakkı yoktur"
Palandöken Belediye Başkanı neden böyle söylüyor, çünkü Binnaz Hanım'ın araştırma raporuna bozuk!..
Boğaziçi Hocası Binnaz Toprak'ın "Din ve muhafazakarlık ekseninde ötekileştirilenler" araştırmasının kodları çözülmeye çalışılıyor, işte bizim için mesele bu!.. Soros cemaatinin bu topraklarda hangi akla hizmet ettiği malumken, birdenbire yandaşlarını "ters köşe!" yapmasının sebebi hikmeti ne?!.
Sorunun cevabı için Binnaz Toprak etrafında turlayalım... Antalya ADD bu konuda bir çalışma yaptı ve şunları sundu;
"Prof. Dr. Binnaz TOPRAK ; Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslar arası İlişkiler bölümünde görevlidir.
Binnaz TOPRAK'ın TESEV adına yurtdışı toplantılara katıldığı, Alman Sosyal Demokrat Partisi örgütü olan Friedrich Ebert Stiftung desteği ile "Siyasi İslam Saha Araştırması" adı verilen projeyi yönettiği bilinmektedir.
Binnaz Toprak, Sivil Örümceğin Ağında Kitabında 218 (IRI, ARI, SOROS gençliği örgütlüyor bölümünde) ve 321 nci ( Amerika'da CFR, Türkiye'de TESEV bölümünde) sayfalarında iki ayrı yerde geçmektedir.
Sayfa 218'de; 16-18 Nisan 1999'da ARI temsilcilerinin İsrail ve Ürdün'e gittiklerinden söz ediliyor. İsrail'de Begin-Sedat Stratejik İncelemeler Merkezi ile "Türkiye-İsrail İlişkileri ve Dış Politikaları, Ortadoğu Barış Süreci, Güvenlik, Bölge Ülkeleri Arasındaki İlişkiler" konusunda bir yuvarlak masa toplantısı düzenledikleri belirtiliyor. Bu arada İsrail Demokrasi Enstitüsü ve Moshe Dayan Orta Asya ve Afrika Araştırma Merkezi ile görüşmeler yapılarak burada onlarca akademisyen ile birlikte Boğaziçi Üniversitesi ve TESEV adına katılan Prof. Dr. Binnaz TOPRAK' ın "Siyasi İslamla Uzlaşma Gerekliliği" konulu bir tebliğ sunduğu anlatılıyor.
Sayfa 321'de; Stiftung desteği ile "de-santralizasyon" başlıklı bölümde; Politik ve ticari üst örgütlenmelerin araştırılmasını, toplumsal taban araştırması izler. "Siyasi İslam Saha Araştırması" adı verilen projeyi Boğaziçi Üniversitesi'nden Binnaz TOPRAK ve Ali ÇARKOĞLU yönetir ve Friedrich Ebert Stiftung katkı koyar.Araştırmanın ilginç bir özelliği vardır: araştırma örneklemeleri sınıfsal kategorilerden seçilir, ama değerlendirmeler etnik özelliklere göre yapılır.
"İSLAM" başlıklı projeleri Alman SDP'nin Friedrich Ebert Stiftung adlı örgütünün desteklediği ancak desteğin niteliğinin ve içeriğinin TESEV tarafından gizlendiği belirtiliyor.
Açık toplum enstitüsü adına yapıldığı belirtilen 130 sayfalık çalışmadan (son)önce Friedrich Ebert Stiftung desteği ile TESEV adına Binnaz TOPRAK ile Sabancı Üniversitesinden Ali ÇARKOĞLU ortaklığı ile yapılan 'Değişen Türkiye'de Din, Toplum ve Siyaset' anketini incelemekte yarar vardır. Anketin en ilginç yanı "Türkiye'de irtica tehdidi yok ama irtica algılaması var" sonucuna ulaşılmasıdır.
Tam bir "açıl susam açılm" işi bu "Açık Toplum" raporu!..
Yorumlar2