Ertuğrul'a vahiy TÜSİAD'dan mı?!

  • GİRİŞ23.07.2009 09:53
  • GÜNCELLEME23.07.2009 09:53

Ertuğrul, koca Hürriyet gazetesini bu işe alet edince PKK çetesinin ekmeğine yağ bal sürmüş oldu!..
İşte bu yüzden, eşkıyanın yakalamayı umduğu “muhataplık” meselesi, ucundan kenarından ortaya çıkıverdi!..
Hürriyet meseleyi  “manşetten” sahiplenince, konu üzerinde söz üretmek kaçınılmaz oluyor...
Nitekim Dışişleri Bakanı, usulüne uygun cevaplasa da,  “topa girmek” zorunda kaldı!.. Çünkü Ertuğrul’un grubunun çalışanlarının da bulunduğu bir toplantıya katıldı Dışişleri Bakanı ve  “Apo’nun yol haritasına” ne diyeceği soruldu!..
O gazetecilere göre Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı, terör mahkumu bir uyuşturucu çetesi başının hezeyanlarını dikkate alıp, ülke için önemli bir karar düzeyinde değerlendirebilirdi çünkü!..
“Eşkıyabaşı böyle diyor, sen ne diyorsun?!” diye devlet temsilcisine soru sormanın bir sakıncası yoktu, çünkü o sistemin tepesindeki kişi, o eşkıyabaşının adeta menajerliğine soyunmuştu!..
Söz konusu kişi yani Bay Özkök, bir gün okuyucularının karşısına çıkıvermiş ve...
“Biz bu muhtereme yıllarca bebek katili, teröristbaşı demişiz, çok ayıp olmuş canım!..” 
Diye günah çıkarıyordu.. Sanki birdenbire hidayete ermişti!.. Vardı bir vahiy durumu ama!..
Özkök bey, “Bu güzel yaz günü” diye ördüğü hoş yazısında Apo beye “ortak vatanımız!” yaklaşımında gülücükler dağıtıyor, “hepimizin bu vatanın evlatları” olduğundan bahsedip, ölümlü dünyayı hatırlatıyordu.. Öyle ya “hepimiz bu vatanın evlatlarıydık” ve zaten PKK çetesi de “vatan toprağı için dağa çıkmış!” vatan evlatlarıydı.. Ertuğrul bu “vatan evlatlarını” zaten bize “elleri gitarlı çocuklar” diye de sunmuştu yanılmıyorsam.. Şimdi de, hapisteki şeflerini süsleyip, ahalinin önüne sürme işindeydi.. De; “vahiy” neydi?!.


TÜSİAD istemiş!..

Ertuğrul’un “Bu Apo aslında hoş oğlandır, has çocuktur!” yollu ilk yazısında, sıkıştırılmış bir satır arası vardı!.. Hafiften bir TÜSİAD vurgusu...
Meseleye, daha sonraki yazısında muttali olduk!.. Efendim meğerse bu TÜSİAD ahalisi (her ota maydanoz olmak zorunda oldukları için) Apo’nun atıkları DTP tayfası ile görüşme derdindeymiş... Malum bu ekip Başbakan’a rampa yapmak için her yolu deniyor, Başbakan bunlara “siz eşkıya ile dans ediyorsunuz” diye pas vermiyor... İşte Başbakan’ın uzak durduğu, milletin tepkili olduğu Apo vekillerine TÜSİAD köprü kurma peşindeymiş!..
Malum, bizim “müdür bey” de TÜSİAD’ın mümtaz mensuplarındandır hani...
Cümle alemin malumu ne;  “Apo’ya giden yol DTP’den geçer” mi, geçer...
TÜSİAD ne istiyor, DTP’den randevu, TÜSİAD’çı Ertuğrul ne istiyor;  “Apo’dan randevu!” .. 
Peki  “bütün bunlar” ne iş?!.


Maksat ne?...

Ertuğrul, TÜSİAD Başkanı’na, “Apo’nun avukatları ile görüşüp görüşmeyeceğini” soruyor;  “Biz özellikle, Cumhurbaşkanı’nın açıklayacağını deklare ettiği çözümü, umut verici bir açılım olarak görüyoruz”  cevabını alıyor.. Yani TÜSİAD “devlet politikasını”  benimsemişse, devlet politikası malum.. En son Dışişleri Bakanı Davutoğlu,  “Kürt sorununun çözümünde İmralı sürece dahil mi?” sorusuna “Hayır. Türkiye, kendi iradesi ile çözümlerini üretir. Türkiye’de konuların hangi zeminde görüşüleceği konusunda gelenekler, kurallar var. Bakanlar Kurulu, MGK gibi zeminler var. Başka zemin aramamak lazım!”  dedi.
Beri tarafta daha çarpıcı bir veri var...
Ertuğrul, kendisi gibi “Şu Apo ile bir görüşüverin!”  kampanyası yürüten M.A.Birand’dan naklediyor.. Bu kişi Apo’nun avukatları ile konuşmuş ve  “silah bırakma çağrısı olmayacak”  bilgisini almış...
Yani?!.. Yanisi, özerk coğrafya yaratıp burada Kandil’den taşıyacağı çetesi ile üslenmeyi “barış olursa böyle olur!” diye dayatan eşkıyabaşı ile devleti muhatap etme seferberliği, Hürriyet’in başındaki kişi ile doruğa ulaştırıldı!.. TÜSİAD da DTP üzerinden devrede...!
Devletin Kürt açılımı Irak üzerinden ve başka bir kanaldan inşa edilirken, eşkıya çetesi ile garip bir zemin yaratma çabası çok manidardır...
Bu işin içinde başka işler olmasın?!.
Şu K.Irak petrol kuyularının cazibesi, bazı arayışlar yaratıyor olabilir mi!?. Malum bizim patronlar biraz petrole, mazota bayılırlar da!..
Ertuğrul bey “Bu güzel yaz günü” diye, hoş yazılar yazıyor ya... Yaz günü, bir teknede püfür püfür güzeldir.. Cudi’de sırtında elli kilo yükle elde silah, mayın üstünde yürürken o yaz günü, gavur damı gibi yanar.. Güzeli git ona sor, Apo’ya ne anlatıyorsun!..

Behiç Kılıç - Yeniçağ
behic@yenicaggazetesi.com.tr

Yorumlar9

  • ali demir 16 yıl önce Şikayet Et
    sen ne istiyorsun. yazar bey sen bu ertuğrul özkökten ne isityorsunn....adam çözüm için birşeyler yapamaya çalışıyorhiçbir şey yapmamısından daha iyidir..kaç gündür karalama kampanyası başlatmıssın..
    Cevapla
  • mehmet tokat 16 yıl önce Şikayet Et
    Vahiy demiyelim. dine ve mukaddesata uygun değil. ama zaten tüsiad koç ve doğan etkisinde. bunlar zaten ittifak. hatta kardeş oldukları bile söyleniyor. bunun dışında tüsiad her dönem hükümet karşıtı güçlerin isteğini yapar. ana muhalefettir bu.
    Cevapla
  • musta aydın 16 yıl önce Şikayet Et
    sabahattin önkibar yazıyor. Mehmetçik işgalci mi? Kürtçülere ve Batı'ya sempatik görünmek için devletin varlık olgularına kast edildi. Kuyular açılıp cesetler arandı. Jitem ve işkence denip devletin ordusu hedefe oturtuldu. Kalkışmayı bastırmak için görevlendirilip toprağa düşen şehit Mehmetçik neredeyse işgalcı olarak sunulmaya başlandı. Göründüğü gibi ABD Irak'dan çekil
    Cevapla
  • hasan aycicek 16 yıl önce Şikayet Et
    SAP ILE SAMAN. EDİTÖR’ÜN NOTU: Lütfen yorumlarınızda küçük harf kullanın. Selamlar…
    Cevapla
  • mehmet ilhan 16 yıl önce Şikayet Et
    ?????. bu vahiy değil ama ortada bir oyun var yine bakalım ne çıkacak ertuğruln yazısının altında bu adam şeytana külahını ters giydirir alimallah
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat