‘1 Kasım’ seçim değil köklü bir tercihtir

  • GİRİŞ05.11.2015 10:27
  • GÜNCELLEME05.11.2015 11:12

Bu hüküm, AK Parti’nin tek başına iktidar olma şansını kaybettiği seçimlerden hemen sonra 8 Haziran

günü Yeni Şafak’ta çıkan yazımın başlığıydı.

İyi hatırlıyorum.

Türkiye’yi ve dünyanın gidişatını toplumsal derinlikten yoksun bir ‘stratejik akıl’ ile okuyanların

kervanına katılan birçok ‘yandaş’ meslektaşım bile bana istihzayla bakmıştı.

Sandığın jiletten keskin fermanı karşısında yara bere içindeydiler.

Oysa en kuytu hislerimiz dâhil her siyasal olgunun da bir matematiği, grameri ve dip akıntısı vardı.

Çünkü ne kadar unutsak da tarih, kurucu bir siyasi liderin öncülük ettiği ve kültürel mirasla

dokunmuş hiçbir toplumsal hamlenin akamete uğratılamayacağını hatırlatacaktı bize.

Nitekim bu halk, 10 Ağustos 2014’teki referandumda olduğu gibi 1 Kasım’da da bir kişi veya partiye

değil Türkiye’nin siyasal büyüme hamlesine yani Erdoğan liderliğindeki toplumsal dönüşüme oy

verdi.

Bir seçim yapmadı tarihi bir tercihte bulundu.

Unutmayalım ki, kritik aşamalarda insanlar karar verme asimetrisinin parametrelerine göre hareket

eder.

Bu asimetriye vurgu yapan büyük İslam düşünürü İmam Gazali, "Asıl tercih benzer iki şey arasındaki

ayrımı seçebilmedir" der.

yazının devamı için tıklayınız

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat