Büyük Türkiye korkusu

  • GİRİŞ17.02.2014 09:56
  • GÜNCELLEME17.02.2014 09:56

2013'e dikkatle bakarsak, bugün yaşadıklarımızın derinliklerini daha net okuyabiliriz.

Başbakan, "kendi uçağımızı, kendi tankımızı üreteceğiz, kendi markalarımızı satmalıyız, Türk arabası yapacağız, dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına gireceğiz" açıklamalarıyla bir aksiyon planını başlatıyordu.
Hükümet dünyadan ve toplumun damarlarından gelen itici güçler ve beklentilere uygun hareket ediyordu.
Ankara'da milli iktidar baştaydı.
Abdullah Gül-Tayyip Erdoğan-Necdet Özel'in beraberliğinde şekil bulan MİLLİ DEVLET BAĞIMSIZ YÖNETİM yakın coğrafyanın kılcal damarlarına bakıyordu.
Türkiye dünyada 200'e yakın devlet arasında en hızlı büyüyen 4. ülke olmuştu.
Abdullah Öcalan'ın 'çekilin' çağrısı... Küresel odakları sarsmıştı.
Türkiye'nin kanını emen IMF kapı dışına atılmış. Dünyayı yöneten Yahudi sermayesinin kollarına darbe vurulmuştu.
Büyük yatırımlar fırtınası başlamış, 3. Boğaz Köprüsü'nün temeli atılmış. 3. İstanbul Havalimanı ihalesi yapılmış. İstanbul'da iki kıtayı denizin altından birleştiren Marmaray hazırdı. Japonya, Kore, Çin, Rusya Türkiye'nin yanındaydı, Batı'nın şirketleri rahatsızdı.
Erdoğan ve Mesut Barzani Diyarbakır'da beraberce miting yaptılar. Türk-Kürt kardeşliği, Yeni Ortadoğu'nun mimarı olmaya adaylığını açıklamıştı.
100 yıldır uyuyan Türkiye ayağa mı kalkıyordu?
Uykuları kaçan Newyork-Londra-
Telaviv'in stratejik beyinleri oyunun birinci sahnesini, Taksim Gezi üzerinden başlattılar. 17-25 Aralık 2013'te, Başbakan Erdoğan ve Türkiye'nin geleceğine yönelik darbe girişiminde bulundular.

Yazının devamını okumak için tıklayın

Bülent Erandaç - Takvim

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat