İslami Opus Dei
- GİRİŞ22.02.2014 11:43
- GÜNCELLEME22.02.2014 11:43
İngiliz Telegraph gazetesi, 20 Şubat 2014'te Gülen Hareketi'ni "İslami Opus Dei"olarak niteleyerek, manidar bir analize imza attı.
İngiliz MI6 İstihbarat Servisi ile yakın ilişki içinde olduğu bilinen bu 2 gazetenin, arka arkaya; Opus dei ile Gülen hareketi arasında bir benzerlik kurması elbette çok dikkati çekici. Bu gazetelerin derinliğini kısaca hatırlayalım.
Daily Telegraph , 2004'e kadar 'Kara Baron' olarak bilinen Kanadalı işadamı Conrad Black'in sahibi olduğu Hollinger İnternational şirketine aitti. Bu şirket İsrail'de yayınlanan Jerusalem Post'un da de sahibiydi. Geçen yıllarda, ilginç bir olay gelişti. Dönemin Londra Savcısı David Hooper emekli olduktan sonra yazdığı kitapta, bu gazetenin "haberlerini İngiliz istihbarat servisi MI6'den aldığını" açıkladı.
Bu kitabın piyasaya çıkmasından kısa bir süre sonra, gazeteci- yazar David Leigh de, MI6 ve MI5'le çalışan gazetecileri deşifre ettiği yazısında, gazetenin düzenli olarak İsrail gizli servisi MOSSAD ve MI6'dan beslendiğini belirtti. The Guardian, MI6' nin yani İngiliz istihbarat servisinin 'sol' koludur.
İngiltere ve dünyanın önemli yönetici sınıflarının dikkatle okuduğu gazetelerdir. "Derin gazeteler derin mesajlar vermesini iyi bilir" diye düşünürsek, bu gazeteler, Gülen Hareketi'ni İslami Opus Dei olarak niteleyerek, bir algı operasyonu yapmaktalar.
Gülen Hareketi'ne benziyor
İki hareketin en belirgin özelliği üyelerinin meslek sahibi, işadamı, mevki ve makam sahibi kişilerden oluşması.
Gülen hareketinin kendine seçtiği "Altın Nesil" yetiştirmek hedefi ile Opus Dei'nin hedefleri örtüştüğü için, paralellik kurularak, çok güçlü oldukları izlenimi veriliyor. Katolik dünyada çok etkili bir tarikat olan bu oluşum, "2,8 milyar dolar serveti, 600 medya aracı, 15 üniversitesi, 97 teknik okulu, 36 ilköğretim okulu olan bir tarikat"' Gülen Hareketi, 92 ülkede yaklaşık bin 500 okul, dershane, üniversite gibi eğitim kurumlarının yanı sıra dinler ve kültürler arası diyalog faaliyetleri ve yardım organizasyonlarını gerçekleştirdikleri çeşitli vakıf ve dernekleri ile ticari faaliyet gösteren basın yayın kuruluşları, hastaneleri ve finans kurumları var. Opus Dei, İspanya'da General Franco döneminde çok etkindi.
1996'da iktidara gelen sağcı Halk Partisi sayesinde etkinliğini sürdürdü. Opus Dei üyelerinin, hükümetlerde etkin görevlere getirildikleri biliniyor.
Gülen Hareketi'nin de, darbeler sonrasındaki,12 Eylül sonrası muhafazakâr hükümetlerde ve 28 Şubat sonrası Bülent Ecevit orijinli hükümetlerde çok etkili olduğu biliniyor.
VATİKAN-GÜLEN arasında paralellik kurulmasının dünyaya verilen bir mesajı var. Fethullah Gülen'in Papalıkla kurduğu yakın ilişkiyi, dinler arası diyalog kampanyalarını dikkate almakta yarar var.
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol