100 yıllık pranga kırılıyor

  • GİRİŞ14.02.2015 11:17
  • GÜNCELLEME15.02.2015 09:30

 Yeni Türkiye, ayağındaki prangaları kırdıkça 2023'ün Büyük Türkiye'sine koşmaya başlayacak.
Yeni Türkiye liderliği, 30 Mart ve 10 Ağustos seçimleriyle, maruz kaldığı saldırıları bertaraf ederek siyasal gücünü tekrar tahkim edince, yavaşlayan çözüm sürecini hızlandırmaya yönelik peş peşe adımlar attı. Çözüm süreci yasal bir çerçeveye kavuşturularak, hükümete, çözüm sürecini yürütmek üzere ihtiyaç duyacağı her türlü mekanizmayı kurma yetkisi verildi. İmralı heyeti genişletildi ve Hükümet ile HDP yönetimi arasındaki görüşmelere ivme kazandırıldı. Bu adımlar sonunda hayati eşiğe geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu'nun kararlı duruşu, Öcalan'ın barışa susamış Kürt kardeşlerimizin sesi olarak çözüm sürecine inançla katılması, Türkiyemize nefes aldıracak noktaya ulaştı.
Süreci stratejik kılan esas unsur şuydu:

Tarihte, Kürt kardeşlerimizin, kendilerini "Türk - İslam koruyuculuğu" ana ekseninde Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da varlıklarını sürdürebilmeleri, 1000 yıllık bir zaman diliminde Türk kardeşleriyle kurdukları 5 kader birliği sonucu sağlamışlardır. "Küresel Emperyalizm" veya "Haçlı İttifakı" nın Türkler'i de Kürtler'i de yok edecek yeni senaryolara soyunmaları karşısında, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başlattığı, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun yürüttüğü 6'ıncı kader birliğinin kurulmasını sağlama noktasında. Tarihte 5 defa kader birliği yaptık. Tarih yazdık. Şimdi 21 inci yüzyıl tarihini yazmaya çok yakınız. Türkler ve Kürtler'in 5 kader birliği, bizlere, tarihin beyaz sayfalarından yol gösteriyor:

1- "İlay -ı Kelimetulluh" davası ile Anadolu'yu fethe başlayan Selçuklu ordularına Kürtler de topyekûn katılmışlar ve 1071'de Malazgirt Muharebesi'nde Bizasns ordularını yenmeyi başarmışlardır. Anadolu topraklarından Avrupa'ya kadar uzanan geniş bir hinterland önümüzde açılmıştır...

2-Selçuklu Devleti yıkılıp yerine Osmanlı Devleti kurulunca olmuş, hâkimiyetine aldığı toplumları zorla "Şialaştırma" politikası güden İran Şahının Güneydoğu Anadolu'da yaşayan Sünni ve kendi mahalli yönetim geleneklerine bağlı Kürt kardeşlerimiz, Osmanlılarla beraber olmaya karar vermişlerdir. Kürtler'in ileri gelenlerinden İslam âlimi İdris Bitlisi'nin Osmanlı Sultanı Yavuz Sultan Selim'le gerçekleştirdikleri beraberlik, 1512 Çaldıran Meydan Muharebesinde İran Şahının mağlubiyetiyle sonuçlanmıştır. Güneydoğu Anadolu, Osmanlı'ya bağlanmış, Kürtler kardeşlerimiz de "Şialaşmak"tehlikesinden uzaklaşmıştır.

3- Sultan 2. Abdülhamit zamanında 1892- 1900 zaman diliminde İngiltere, Rusya'yla sınır olduğumuz Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde, Çarlık Rusyası'nın "Sıçak Denizler"e inmesini önlemek amacıyla bölgede "Bağımsız Ermenistan Devleti" kurdurmak için çok çalışmıştı. 2. Abdülhamid, bölgede Türk-Kürt karma "Hamidiye Alayları" nı kurdurarak İngiliz - Ermeni işbirliği senaryolarını etkisiz hale getirmek suretiyle, Ermeni devletinin kurulmasını engelleyerek Kürtlere Türklerle beraber özgürce yaşama imkânı sağlanmıştır.

4-Türklerle Kürtler arasında yine Ermeniler'in kullanılmasından kaynaklanan "İkinci Defa"olarak, I. Dünya Harbi yıllarında, İngilizler'den sonra bu sefer de Rusyanın yayılmacılık ve sömürgecilik aleti olarak kullanılmaya başlanan Ermenilerin, Rusya'nın himayesinde, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da "Bağımsız Ermenistan Devleti" kurmaları emeli, Osmanlı Türk ve Kürt beraberliyle bertaraf edilmiştir. Kürtler ve diğer bütün yerleşik Müslümanlara yeniden nefes alma ortamı sağlanmıştır 

5- İstiklal Harbimiz (1918 - 1923) yıllarına, yurdumuzun dört bir tarafından düşman işgali karşısında Kürtler de Türklerle omuz omuza mücadele vererek vatanı kurtarmışlardır, Kader birliği, Sevr Antlaşmasını parçalayarak Türkiye Cumhuriyetinin sağlam temeller üzerine kurulmasını sağlamıştır.

Yazının tamamı için tıklayın...

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat