Tayyip Erdoğan'ın liderlik vasfı
- GİRİŞ12.03.2015 09:45
- GÜNCELLEME12.03.2015 09:45
Her hamlesinin bir derinliği, bir özelliği, anlamlı iç ve dış yansımaları var. Nitekim Başkan Recep Tayyip Erdoğan, son 1 ay içinde çok önemli hassas konulara el koydu, stratejik hamleleri, Türkiyemizin önüne çıkançıkarılan hendekleri aşmasını sağladı. Bir aylık gelişmelere göre süreç analizi yapalım:
BİR) 22 ŞUBAT 2015: Türkiyemiz, Süleyman Şah operasyonuyla stratejik üstünlük kazandı. Suriye'deki Türk toprağı Süleyman Şah Karakolu'ndaki 40 askerimiz için TSK çok iyi planlanmış harekât düzenledi. Çok sayıda tank ve zırhlı araç sınırı geçerek, Süleyman Şah'a gitti-geldi. Ortadoğu satrancında Suriye'de yeni bir stratejik satıh kuruldu.
İKİ) 28 Şubat 2015: Erdoğan, Suudi Arabistan seferiyle, İran yayılmacılığına sessiz hat çekti. Türkiye ve Suudi Arabistan arasındaki stratejik beraberlik, İran'ın Arap ülkelerindeki yumuşak ve sert gücünü tahkim ederek hızı gittikçe artan "yayılmacı bir siyaset"ine bir mesaj anlamındadır. İran'ın Arap coğrafyasında güçlenmesinin yansımaları olarak Irak'ta İran yanlısı Şii grupların iktidara gelmesi, Lübnan ve Suriye'de hâkimiyetinin sürmesi, Yemen'de Husilerin Sana'yı ele geçirmesi, Bahreyn'de Şii muhalefetin hazırlıklar yapması YANGIN SİNYALİ veriyordu. Türkiye ile Suudi Arabistan beraberliği, yeni bir dengenin ve denklemin omurgasını oluşturmaya yöneliktir.
ÜÇ) 6 Mart 2015: Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül üzerinden kurgulanan siyasi kumpasları dağıttı. Seçimlere giderken, Ankara'daki MİLLİ MASAYI DEVİRMEK, BEŞTEPE'Yİ KUŞATMAK İÇİN derin planlar yapan yerli-yabancı odaklar, Gül üzerinden kumpaslara hazırlanıyordu.
Erdoğan tam zamanında, muhalefetin oyun planını bozdu.
DÖRT) 10 Mart 2015: MOSSAD ÇOK ÜZÜLECEK. DEVLET AKLI tecelli etti, Hakan Fidan MİT müsteşarlığına döndü. Başkan Erdoğan 'Hükümet-Ordu-MİT' çerçevesine özenle yaklaşıyor.
Yakın coğrafyamızın yangına döndüğü bir süreçte, MİT'in başına tecrübeli Hakan Fidan'ın geriye dönmesi gerekiyordu.
Fidan'ı vazgeçilmez yapan, MİLLİ ADAM olmasıydı. Yabancı servislerin cirit attığı bir MİT, Yeni Türkiye'de asla olamazdı.
BEŞ) 10-11 Mart 2015: Hükümetin ekonomi-politik toplantılarına yön verdi. Başbakan Davutoğlu-Ali Babacan ve Merkez Bankası Başkanı'nın ekonomik manüplasyonlara neşter atmasının yol haritasını çizdi. Doların artması-arttırılması sadece ekonomik bir konu değildi. Arka planında 'Özel bir operasyon' olduğunu gören Erdoğan, seri ataklar yaptı. Seçime giderken havayı bozmayı planlayan ÜST AKIL, Amerika-Avrupa arasındaki gizli bir kur savaşlarına Türk ekonomisini de katarak hem kur üzerinden malı götürmeyi hem de çıkardıkları yangınla Tayyip Erdoğan-Ahmet Davutoğlu'nu kuşatmayı hedefledi. Oynadıkları oyunun adı da 'Faizi düşürmeyin ha bak işte TL değer kaybeder, kur yükselir'di.
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol