CHP nereye yuvarlanıyor?

  • GİRİŞ03.04.2016 09:59
  • GÜNCELLEME03.04.2016 09:59

FETÖ-Cumhuriyet-Hürriyet-Eski Zaman hattındaki gelişmeler, değişmeler, ters kolpalar ve CHP-FETÖ ilişkileri üzerinde yoğunlaşan haberler gizlenemiyor. Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP FOTOĞRAFI'NA bakarsak, vahim gelişmeleri anlamak kolay olur: "FETÖ casusluk şebekesiyle yakın teşriki mesai.
MİT tırları casusluk harekâtının filmlerini Can Dündar'a verdiği iddia edilen Enis Berberoğlu.
İran'ın yanında yer alacağını söyleyen Eren Erdem. CHP'nin, PKK'nın siyasi uzantısı HDP'nın yanında yer almasını eleştirmek zorunda kalan Eski genel başkan deniz Baykal. Ve Gizli CIA Strafor'un adamı olduğu söylenen Sezgin Tanrıkulu'nun varlığı..."
Son, MİT TIR'larına yönelik casusluk operasyonunun filmlerini Can Dündar'a verdiği söylenen Enis Berberoğlu olayı başlı başına kitap olacak özellikte. Atatürk'ün kurduğu CHP'nin, Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminde Pensilvanya merkezli casusluk şebekesinin kuryeliğine evrilmesi bir ibretlik vesikasıdır. FETÖ-CHP-CUMHURİYET'İN bir araya getirilmesinin bir proje olduğunu bilmeyen kimse kalmadı. FETÖ-CHP-CUMHURİYET hattında DOĞAN MEDYA'NIN da merkeze oturtulmasının ne kadar doğru bir teşhis olduğu Berberoğlu'nun casusluk olayına karıştığı iddiasıyla şekillendi. Burada 2 soru akla geliyor?
1) Eski Hürriyet genel yayın yönetmeni-CHP milletvekili Enis Berberoğlu casusluk MIT TIR'ları filmini bulamaz. Böyle bir filmi kimden almıştır?
2) Can Dündar "Filmleri solcu bir milletvekilinden aldım" diyerek, FETÖ'yü perdelemek, hedef şaşırtmak istemiş olmasın?
CHP'nin, paralel devletin bir şubesi haline geldiğini aylardır yazıyorduk. Bu ilişkinin Deniz Baykal'ın kasetle düşürülüp yerine Kemal Kılıçdaroğlu'nun getirilmesiyle bir projenin başlatıldığını kimsenin inkâr edecek hali kalmadı. Fetullah Gülen'in partiyi nasıl ele geçirdiği anlaşılmazsa CHP'nin kendine gelmesi, tarihiyle ve gerçek kimliğiyle buluşması da mümkün olmaz. Bunu sağlamak için de, Baykal'a kurulan kaset darbesinin tüm çıplaklığıyla ortaya çıkması gerekiyor.

KONUŞ BAYKAL: Deniz Baykal son zamanların fenomen siyasetçisi pozisyonunda. Yaptığı konuşmalar ve çıkışlar, bir taraftan,Milli ve Yerli bir siyasetçi olduğunu gösteriyor, diğer taraftan "Baykal'ın başına taş mı düştü acaba?" sorusunu beraberinde getiriyor. Öyle hamleler yapıyor ki, kendisinden bahsettirmeyi biliyor. Siyaseti dalgalandırıyor. Şaşırtıyor... Son hamleleri gerçekten, çok anlamlı ve derin soluklu.
Birincisi "Halep Sünni şehridir" çıkışıydı.
CHP -HDP hattında toplanan yıkım konsorsiyumun nefesini kesti. İkincisi, Kemal Kılıçdaroğlu'nun acele HDP paralelinden ayrılmasını açık açık söyledi.
CHP'nin okyanus ötesi suflörlerinin kulaklarına kar suyu kaçırdı. Milli ve yerli konuşmaları İnsanı mutlu ediyor...
Ne oldu da, Baykal değişti? Çünkü Baykal yeni bir siyasetçi değil. Son zamanlara kadar, genelde kamuoyu nezdinde daha çok negatif politikacı olarak değerlendilirken, özellikle son çıkışlarıyla çok süratli bir biçimde, hakkındaki olumsuz tabloyu, olumluya çevirme başarısı gösterdi. Bu gelişmeyi nasıl okumak lazım? .Başına taş mı düştü? Baykal hidayete mi erdi? CHP uçuruma doğru gidiyor da, Baykal'ın dayanamamış olabilir mi?
Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi FETÖ operasyonunda ham kasetler ortaya çıktı. FETÖ çetesinin tezgâhı net biçimde şekilleniyor.

SONUÇ: Konuş Baykal konuş. Şimdi, ham kaset olayından sonra FETÖ' YE çok kızgın olması, FETÖ' nün kendisini kandırdığını açıklaması için önüne fırsat çıktığı görülüyor. İstifa ederken, kendisine "okyanus ötesinin rolü yok" dedirten kimdi acaba? Can Dündar-Enis Berberoğlu, MİT TIR'ları casusluk operasyon filmi olayı da çıkış yapmanın, CHP'nin hızla yuvarlanmakta olduğu uçurumun kenarından kurtarılmasını sağlamanın anahtarı eline geçmiş bulunuyor. Deniz Baykal'ın Partisi'ni, FETÖ-HDP ve Edelman-Abramovitz gibi Derin Amerikalıların elinden çekip alması için büyük fırsat yakaladı.

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat