Avrasya’da yeni Türkçülük..

  • GİRİŞ15.05.2016 10:09
  • GÜNCELLEME15.05.2016 10:09


O halde bu Türk devletlerini birleştirmek ve aralarındaki ilişkileri sistematik bir hale getirmekte Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan'a görev düşmektedir. Bu tezin derinliğinde 'Yeni Türkiye İslam kimliğiyle İslam ülkeleri ve Türk Cumhuriyetleri'nde önderlik yapması' yatmaktadır.
Kafkasya, Azerbaycan, Türkmenistan, Ortaasya-Türkistan, Ortadoğu-Katar-Suudi Arabistan-Irak-Suriye-Filistin, Balkanlar- Bosna-Arnavutluk, Türkiye'nin jeostratejik alanının tarihsel coğrafyasını çizmektedir ve burada doğal bir Türk alanı jeopolitik olarak söz konusudur. Bu alan dünya petrol yataklarının en önemli olduğu alandır ve S.Arabistan, İran, Irak, Zağros kuşağı ile Kafkasya, Urallar, Azerbaycan, Türkmenistan, Tataristan ve Kazakistan'ın oluşturduğu bölgede, dünyanın yüzde 70'ine yakın rezervini elinde tutmaktadır.
O halde bu bölgede egemen olma zorunluluğu karşımıza çıkmaktadır.
Geçmişte SSCB'nin yıkılabilmesi için ABD-Nato'nun Pan-Türkçülük diye SSCB'ye karşı Avrasya'da Türk hareketlerini destekleme projesi uygulanmıştı. Bugün de, Çin'e karşı Amerikan-Nato stratejileri uygulanırken, Türkiyemiz yine önemli bir noktada bulunuyor.
Takvim gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Ergün Diler, olayların perde arkasına bakan-araştıran bir yazar olarak 21'inci Yüzyıl Ortaasya stratejilerinde Türkiyemizin konumunu sistematik analiz ediyor. 'Yeni Yüzyılda Yeni Türkçülük'yorumlarında, Türkiye içi ve dışı olaylar arasındaki örtüşmeye dikkat çekiyor. Sevgili Diler'in bahsettiği 'Yeni Türkçülük' hareketinin Bayrak İsmi Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan'dır.
Yeni Türkiye'nin hedeflediği gönül coğrafyasında Kafkasya, Ortadoğu, Ortaasya ve Balkanlar bir bütündür.
Devlet Başkanımız Erdoğan'ın yaptığı her jeopolitik hamle, Avrasya'da kurulmakta olan düzende, Türkiyemizi merkeze oturtmaktadır. Sevgili Ergün Diler'in açıkladığı Yeni Türkçülük tezi, bu stratejiyi haber vermektedir.

ORTAASYA TÜRK PROJESİ: Avrasya, (Ortaasya-Ortadoğu) tüm tarih boyunca ticari yolların geçtiği alandır. Bu bölgeler doğal jeolojik petrol rezervleridir. Dün olduğu gibi, bugün de, Avrasya'nın kalpgah'ında olan Türkiye, küresel güçlerin kurguladığı her projede Türkiye'ye dikkat etmeyi, Türkiyesiz yapılacak hamlelerin başarısında hassas konuma sahip olduğu gerçeğini karşılarına çıkarıyor.
Bu noktayı esas aldığımızda kurulmakta olan yeni jeostratejiyi Büyük Türkiye ve Başkan Erdoğan çerçeveye almaktadır.
Türkiyemizin Ortasya Türkistan'ın ve kuzeyde de Tataristan ve Kazakistan'ın oluşturduğu cephedeki devletlerle yürütülmekte olan KARDEŞLİK politikaları, bu devletlerin gerek Rusya, gerek Çin gerekse emperyalist sistemler tarafından sömürülmesini engelleyecek bir bilinci de beraberinde getirmektedir.
Çin, Türkmenistan ve Kazakistan'daki petrol yolu hatlarının ülkesine akmasına ve bu yolla enerji sorununu çözmesi noktasına gelmektedir. İşte bu noktada, ABD'nin çemberi ÇİN'i kuşatırken, Türk Birliği hayati bir paradigmaya işaret etmektedir.
Yeni Orta Asya-Ortadoğu ve Afrika Projesi, Avrupa ile ABD arasındaki kopuşmanın en belirgin ortaya çıktığı, Avrupa'nın varolma, Çin ile Rusya'nın büyüme ve ABD'nin tek egemen olma mücadelesinin ürünüyken, Türkiyemizin önüne tarihi fırsatları çıkarmaktadır.

SONUÇ: Gelecek dünyası, ABD, Avrupa, Rusya ile Çin arasındaki asimetrik cephelenme ve onların arasında kalan Türk dünyası Tayyip Erdoğan'ın hedeflediği yeni bir eksen oluşturarak doğal kaynakların egemeni olan bir politika izlediğinde karşımıza yeni bir yüzyıl doğacaktır. Avrupacı, Amerikancı ve Avrasyacı tezler karşısında bunun adı, Başkan Tayyip Erdoğan'ın mazlum milletler beraberliğini savunan programıdır.
Bunun adı, Türklerin yüzyılıdır. 21. Yüzyıl'ın Türk jeostratejisi budur. ..
 

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat