28 Şubat'tan 27 Nisan'a Karadayı Paşa
- GİRİŞ06.02.2012 07:10
- GÜNCELLEME06.02.2012 07:10
28 Şubat ve 27 Nisan dönemlerine dikkatle baktığımızda, hep aynı tiplerin karşımıza çıktığını görmekteyiz.
Bunlar bir tesadüf olamaz.
27 Nisan darbe teşebbüsünde ışıklar, Genelkurmay eski Başkanı Yaşar Büyükanıt üzerinde toplanıyor. Fakat işin sadece Büyükanıt'ta kalmayacağı, yakın dönem olaylarının iç içe geçmesi sonucu, 28 Şubat'ın Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı'nın da potaya girmesine yol açacağı düşünülüyor.
2007'de cumhurbaşkanlığı oylamasına son anda katılmayacaklarını açıklayan ANAP Genel Başkanı Erkan Mumcu ve DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar'ın herhangi bir baskıya uğrayıp uğramadığının da araştırılmasının, Karadayı'yı ön safa çıkaracak özellikler gösterdiğine işaret ediliyor.
DARBE TELKİNİ OLDU MU
Eski ANAP MKYK üyesi Hüseyin Kocabıyık ve DYP Denizli Milletvekili Ümmet Kandoğan, iki ayrı darbe dönemini içeriden izleyen ve yaşayan tanıklar. O döneme ilişkin, "Karadayı slüetini'' daha net görmemizi sağlayan açıklamaları var. Kandoğan, Mumcu ve Ağar'a kimlerin baskı yaptığını bakın nasıl açıklıyor? "Karadayı tarafından tehdit edilen Mumcu, oylamaya girmekten son anda vazgeçti.
Ağar da, Demirel'den gelen tehdit telefonu üzerine oylamaya katılmadı.''
Kandoğan, Ağar'a baskıların detayını veriyor: "Film, 25 Nisan 2007'de YÖK Başkanı Erdoğan Teziç'e yapılan uyduruk suikast girişiminde koptu. Ağar ondan sonra toparlanamadı. Demirel saat 10.15'te aradı. Ağar'ın rengi benzi sarardı, elleri titremeye başladı, sigara üstüne sigara yaktı.
Demirel'i devreye sokan TSK'dir." (Not: Birkaç gün önce Erdoğan Teziç'in davacı olmadığını açıklaması ne tesadüf?)
BİR TELEFON DEĞİŞTİRDİ
Hüseyin Kocabıyık da "Erkan Mumcu'yu darbe olacağına inandırdılar" diyor: "Muhtıradan iki gün önce, hassas bir karar toplantısı yapıyorduk. Erkan Mumcu, Oltan Sungurlu, Mehmet Keçeciler vardı. MKYK'nın çoğunluğu Anavatan'ın oylama için Meclis'e girmesini istiyordu.
Mumcu konuştu. Eğer, Meclis'e girilmezse rejim krizi başlar ve Türkiye Cumhurbaşkanı'nı seçemez dedi. Bu sırada bir telefon geldi, dışarı çıktı, geldi.
Sonra ikinci kez tekrar telefon geldi. Telaşlı bir şekilde gelip, 'Artık Türkiye'de yeniden düşünmek lazım. YÖK Başkanı'na suikast düzenlenmiş' dedi ve salondan çıkıp gitti."
Kocabıyık, "Erkan Mumcu ile sonra tekrar görüştüm ve kendisine 'Genel Kurul'a girmemek millete ihanet olur, sen bu milletin çocuğusun, yapamazsın' dedim. O hiçbir tepki vermedi. Bir şeye inandırılmış gözüküyordu. Gördük ki, kendisi bu süreçte darbe olacağına inandırılmıştı maalesef."
Kimdi telefon eden?
'GİRME DEDİM, GİRMEDİ'
Bu olaydan iki yıl sonra internet ortamında yayınlanan bir ses kaydının, Karadayı'ya ait olduğu iddia edildi. Karadayı "Mumcu'ya, seçime kesinlikle girme dedim, girmedi. O girseydi seçiliyordu Abdullah Gül" sözleri medyaya yansıdı.
Mumcu da ses kaydı üzerine konuştu: "Karadayı, Demokrat Parti ile bütünleşme kararımızı tebrik etmek amacıyla beni aradı.
Kararımızı kutlamış, ayrıca, '367' tezine destek vereceğimizi umduğunu beyan etmiştir.'' Mumcu'nun, "Tuncer Kılınç Paşa 'Ak Parti'ye gitme' dedi, gittim" şeklindeki açıklamasını da bir kenara yazmalıyız.
Sormak lazım: Bir eski Genelkurmay Başkanı'nın, 367 müdahalesinde bulunması, siyasi parti işlerine karışması ne anlama geliyor? Nasıl bir iştir?
CUNTALARIN VARLIĞI
28 Şubat post modern ve 27 Nisan e-muhtıra darbe teşebbüslerini, aynı çerçeve içinde değerlendirirsek, devam eden cuntaların varlığını daha net görme imkânımız olacaktır.
Türk demokrasi tarihinin utanç bildirisi olarak değerlendirilen, 27 Nisan muhtırasını kim yazdı? Kimler kimlere baskı yaptı? Cuntanın başında kim vardı? Amerika'da Houston darbe toplantısına katılan generaller ile muhtıra arasında bir bağlantı var mı? Net olarak ortaya çıkacak.
Bilinen bir gerçek var.
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın kararlı tutumu ve bu bildiriye çok sert cevap vermesiyle cunta amacına ulaşamadı. Eğer, kararlı tutum olmasaydı, Ak Parti'nin, 28 Şubat'ta Tansu Çiller'in DYP'si gibi dağıtılma riski ortaya çıkacaktı. Ve Türkiye istikrarsız bir döneme sokulacaktı...
Bülent Erandaç - Takvim
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol