Şiir ‘günlük gazete’ye hulûl ediyor
- GİRİŞ01.06.2009 14:19
- GÜNCELLEME01.06.2009 14:19
bir hayalet değil, değil de, efendimiz,
yine de mezardan kalkmış biri, bu!
yahut, böyle bir mizansen seçmiş,
Zamanın Ruhu,
Hamlet’in babasından kinaye,
bu, tacını, tahtını, halkını ve belki
aklını yitirmiş ihtiyar kral için.
- bekleyip göreceğiz, Güzel Sözlerin Cini,
Şiir’in, bu perdede kimi ve neyi oynadığını,
bekleyip hep birlikte göreceğiz
bu gazete köşesinde, sayende.
bak, bak! gözlerini ışığa alıştırıyor şimdi;
belki birazdan konuşacak ve biz de öğreneceğiz
daha çoğunu, onun hakkında düşündüklerimizin.
- benim gördüğüm şu ki, efendimiz,
mezardan kalkmış biri olmasa bile,
morgdan kaçmış bir ölü, bu.
hani ölü olmasa bile, bazı eski şairlerin
öyle olduğunu söyleyip, dükkânlarını
siftahsız kapatmalarına sebep bildikleri,
dirisine lanet okumaktan bezgin halkın da,
ölüsüne rahmet okumayı yeğlediği, biri.
- ‘morgdan kaçmış ölü!’ lafı, biraz abartılı gelse de kulağa,
metafor olarak parlak görünüyor,
aferin sana, Güzel Gözlerin Cini! aferin sana!
çünkü bak, morg olmasa bile morgu aratmayan
şu, cismi ruhundan soğuk şiir çevrelerinin,
ruhu cisminden çukur şiir dergilerinin,
ruhu da cismi gibi mıy mıy mıy mıy, soğuk nevale,
şu kendi yazıp, kendi okuyan ve ancak kendi anlayan,
kendini emip, okşayıp duran şuara taifesinin
dilinden ve çenesinden kurtarıp paçasını,
“biraz ışık! biraz ışık! biraz hava! biraz hayat!”
diyerek, arkasına bakmadan kaçan
ve dipten doruğa yenilenip de
iliklerine kadar dirildikten sonra
geri dönmek için, varlık âlemlerine,
çarşıya, pazara, diskoya, stadyuma,
yani yaşayanların, yaşayan ruhların arasına,
hayat dolu bir gazetenin bir köşeciğine
canını atmak isteyen Zaman’ın kendisi, bu!
- ‘Zamanın Ruhu’ dersiniz ya siz hep,
işte o, efendimiz, işte o, bana kalırsa!
Topal Saksağan’ın Şarkısı
Cahit Koytak - Taraf
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol