Hâkimlerin bilek güreşi
- GİRİŞ06.04.2010 05:57
- GÜNCELLEME06.04.2010 05:57
12 Eylül öncesini yaşamış olanlar bilir: Polis, iki dernekte cepheleşmişti:
POL-DER ve POL-BİR...
İlki solcu polislerin örgütüydü; ikincisi ülkücülerin...
İçeri alındığınızda kendi fikriyatınıza yakın polislerin eline düştüyseniz şanslı sayılırdınız. Bu, gözaltında kısa kaldınız ve dayaksız kurtardınız demekti.
Ya karşı görüşten polislerin eline düştüyseniz?..
İşte o zaman vay halinize!
Çünkü çatışmada polis de hedefti ve meslektaşlarına kıyanlar karakola düştüklerinde Allah yaratmış demezlerdi.
* * *
Bugünkü hâkimlerin durumu bana 12 Eylül öncesi polislerin halini anımsatıyor.
Bugün de “çatışmada” yargıç ve savcılar hedef; ve onlar da Ergenekon bahsinde kamplaşmış durumda...
Aralarında “iyi çocuk” sayılanlar var; “12. bizden” dedirtenler var. Meslektaşları tarafından bürosu basılanlar var; telefonu dinlemeye alınanlar var; kumpas sonucu görevden alınanlar var.
Onların da iki örgütü var.
Bir yanda YARSAV (Yargıçlar ve Savcılar Birliği); karşısında ona rakip kurulan Demokrat Yargı Derneği...
Mahkemede hangisine yakın hâkime düşerseniz ona göre muamele görüyorsunuz.
Perde arkasında hâkimlerin “hâkimiyet” mücadelesi var.
Daha doğrusu, “hâkimlere hâkim olma mücadelesi...”
Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz
Yorumlar3