‘Tanrı gökyüzünde hükümrandır, para da yeryüzünde’
- GİRİŞ04.10.2008 09:58
- GÜNCELLEME04.10.2008 09:58
Henüz “riya” tozlarına bulanmamış masum bakışlarıyla, ne kadar da sevimliydiler.
* * *
Bayramın sonuncu günü ikindiüstü, kapı adeta ürkekimsi bir titreşimle çalındı.
Açtığımda, yine sevimli bir ufaklık duruyordu karşımda ve utangaç bir sesle:
- Bayramınızı kutlarım, diyordu.
- Ben nerde oturuyorsun bakayım, diye sordum.
- İki sokak yukarda, dedi; sonra da kendisince önemli olan bir ailenin adını söyleyerek:
- Onların komşusuyuz, diye ekledi.
* * *
Karşımda duran 6-7 yaşlarındaki yavru da; sanırım, bayramı kutlamak için kapıyı çalan minisküller tayfasından birçoğu gibi, bir kapıcı ailesinin çocuğuydu; ama dili varmıyordu, babasının kapıcı olduğunu söylemeye. Onun için de, önemli saydığı birilerinin adını veriyor ve:
- Onların komşusuyuz, diyordu.
* * *
ABD’de patlayan ekonomik krizin, dünya ülkelerinde yarattığı kaygılarla; karşımda duran iki karışlık insan yavrusunun, aile kimliğini söylemekte yüreğini sıkıştıran gizli kerpeten arasında, bir köprü kurmak zor.
* * *
Acaba gerçekten o kadar zor mu?
Şimdiye dek “para”nın, dünya kamuoyunun bilincinde de kristalleşen bir tanımlaması yapılmadı.
Neden okullarda, üniversitelerde, akademilerde, bilimsel konferanslarda, panellerde, açık oturumlarda “para”nın tanımlaması yapılmıyordu?
* * *
“Meslek”le “para”nın tanımlamaları yapılsa; Hollywood’un Güney Amerika’yı, Afrika’yı, Yakın ve Ortadoğu ile uzak Asya ve Okyanus adalarını konu alan “Üçüncü Dünya” ile ilgili filmleri de; ola ki bambaşka bir “gerçek”in tahtına otururdu.
* * *
“Meslek”, insanoğlunun gövdesel, yahut beyinsel enerjisini; “belirli bir donanım sonucu”, somuta dönüştürmesi demekti.
Marangoz, belirli bir donanım sonucunda enerjisini somutlaştırıyor; masaya, kapıya, merdivene dönüştürüyordu.
* * *
Aşçı, yemeklere dönüştürüyordu.
* * *
Doktor, hastalığın verdiği sıkıntıyı, iyileşmenin rahatlığına dönüştürüyordu.
* * *
Kaptan, su üstünden tekneyle gidilen bir yolculuğa dönüştürüyordu.
* * *
Arkeolog, topraklar altında kalmış eski uygarlık kalıntılarını, gözler önüne sermeye dönüştürüyordu.
* * *
Ressam, tablolara; yazar, kitaplara dönüştürüyordu.
* * *
“Para”nın tanımlamasına gelince; “para”, “dondurulmuş enerji” demekti.
Marangoza, harcadığı enerji ve her biri “somuta dönüşmüş enerji” olan malzeme karşılığında; harcanmış enerjisi, “para” olarak geri veriliyordu.
Ve marangoz aldığı parayı, yani “dondurulmuş enerji”yi hareketlendirerek, fırından ekmek alıyordu.
Böylece marangozun enerjisi, fırıncının enerjisiyle; “paranın aracılığı sayesinde” değiş-tokuş oluyordu.
* * *
Her “meslekte”, gerek donanım sahibi olmak, gerek üretim yapmak için harcanan enerjinin değeri değişikti.
Elektrik mühendisinin harcadığı beyinsel enerjiyle, ayakkabı boyacısının harcadığı gövdesel enerji, eşdeğerde değildi.
* * *
Ve insanların zaafı, daha az enerji harcayarak; daha çok “dondurulmuş enerji, yani para” sahibi olma üstüne odaklanmıştı.
O zaman da, tüm ülkelerde yaşayanların “enerji değiş-tokuşu” terazisinde aşırı bir dengesizlik oluşuyordu ve ekonomik krizler patlıyordu.
* * *
Karşımda duran ufacık yavru, babasının yaptığı işi söylemekten utanıyordu. Kazara Hazine’den geçinmeli mesleksiz bir “mevki sahibi”nin oğlu olsa, utanmayacaktı.
* * *
Adına “Üçüncü Dünya” denilen ve bir türlü “gelişmiş” olamayan tüm ülkelerde durum aynıydı.
O nedenle de oralarda çıkan hırgürler, daha kanlı; sinsi yolsuzluklar daha rezilane oluyordu.
* * *
“Meslek”in tanımlamasıyla, “para”nın tanımlamasını da, dünya kamuoyunun bilincinde kristalleştirmek gerekir ama; gerek parasal, gerek siyasal güç sahipleri, böylesi bir berraklığa yanaşmıyorlar.
* * *
“5 parmak bir değil, kazanan kazanır, kazanamayan kazanamaz” diyerek; ne Kozmos’ta, ne öteki canlılar arasında mevcut olmayan “yoksul-zengin” uçurumlarını ve nedenlerini sisleyip pusluyorlar.
* * *
Roman edebiyatında da, hiç paradan söz edilmeyen “romantik” dönemden sonra; “para”dan da söz edilmeye başlanan “realist” döneme, Balzac’ın ve Dickens’in kalemleriyle geçildi.
* * *
Para ve zenginlik üstüne söylenmiş atasözleri de, az değildir hani:
- Kefenin cebi yoktur.
- ...
- Dostuna muhtaç olacağına, düşmanına mal bırak.
- ...
- Para parayı çeker...
* * *
Hadi sonunu da biz getirelim:
- Parası olmayanlar da, önce içini çeker, sonra “ya sabır” çeker, sonra da çoğaldıkça çoğalıp yaşadığı ortamlarda korkuyu çeker.
ÇETİN ALTAN - MİLLİYET
Yorumlar8
-
AYDIN KARADENİZ
17 yıl önce
Şikayet Et
HRISTİYAN ALTAN.... Allah (cc) Bizlere şah damarımızdam daha yakındır. Aldığın nefesi ondan izinsiz verebileceğini mi sanıyorsun..! İster kafanı kuma göm , İster tanrıyı gökyüzüne kovaladım de.
EDİTÖR'e;
Siz ne EDİTiyorsunuz!
Beğen
Cevapla
-
hursit dilaver
17 yıl önce
Şikayet Et
hadi çetinim de bana bir "tayyip beyi seviyorum.. hadi bre... sevgili çetin,. 1985lerde "özalı seviyorum"dedin olay oldu. de hadi, şimdi de oğullarının hatırına "tayyip beyi seviyorum"de..de be çetin, sana bu yakışır. çok nalet herifi amuda kaldırırsın böylece..şeytanın bacağını kır da söyle be..giderayak, sana bu sözün şefaatçi olsun. sen de çok çektin o ergenekondan. bırak artık,kendine gel.
Beğen
Cevapla
-
Malik Yıldırım
17 yıl önce
Şikayet Et
Başlığa Baktıktan Sonra Okumana gerek yok. Haber7 NiYe BuYaZıYı yayınlamış anlamadım doğrusu. Başlık bizim dinimize uygun değildir .Resmen şirk. Birisi deseki doğru demiş mazallah kafir olur. Haber7 de buna sebep olmuş olur. Lütfen bu yazıyı KALDIRIN....
Beğen
Cevapla
-
harun ünal
17 yıl önce
Şikayet Et
çok güzel yazı. ne kadar güzel tesbitler de bulunmuş yazar tabi yine bir çoğunun işine gelmemiş eee tabi sadece kendileri müslüman bu ülke de...Peki söyleyin ozaman müslümanlar niye yolsuzluk yapıyor??sevap olduğu için mi??ya da müslüman dediğin sade olur niye hepsi son model arabaya biniyor bunlar parayla alınmıyor mu??neyse siz saçmalamaya devam edin....
Beğen
Cevapla
-
murat caglar
17 yıl önce
Şikayet Et
siz yerinde göğünde kapıcısısınız. her insan ''mal,mülk,şan şöhret'' sahibi olmak ister ama onlardan önce sahip olması gereken şey adamlık ve insanlıktır hani derler ya adm olmuşunda insan olamamışın siz ister yazar ister aydın nehalt olursanız olun hep bir tarafınız eksik kalacak o kendi babasının mesleğinden utanan çocuğun sahip olduğu haysiyet utanma ve ar sizde hiç olmayacak bu milletin değerlerini hiç anlayamayak beğenmediğiniz bu milletin eteğine bile erişecek şahsiyete sahip olamıyacaksınız SELAMETLE
Beğen
Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle