Baykar–Leonardo Ortaklığı: Avrupa Savunmasında Yeni Bir Stratejik Eşik

  • GİRİŞ29.08.2025 08:44
  • GÜNCELLEME29.08.2025 08:48

21.yüzyılın ikinci çeyreğine yaklaşırken, insansız hava araçları (İHA) yalnızca askeri taktiklerin değil, aynı zamanda uluslararası siyasetin ve endüstriyel güç dengesinin de merkezine yerleşmiştir. Bu dönüşüm sürecinde Baykar, Türk savunma sanayisinin kendi sınırlarının ötesine taşan nadir markalarından biri olarak dikkat çekmektedir. TB2 ile başlayan, Akıncı, TB3 ve Kızılelma ile derinleşen bu teknolojik hamle, Türkiye’nin yerli ve milli savunma kapasitesinin ötesinde, küresel sistemdeki güç asimetrilerine müdahil olan bir model haline gelmiştir.

Baykar'ın yükselişi, yalnızca bir teknolojik başarı ya da ihracat hikâyesi değildir. Aynı zamanda, savaş doktrinlerini ve güvenlik mimarisini dönüştüren bir paradigma kaymasının temsilcisidir. 2020’li yıllarda Karabağ, Ukrayna ve Kuzey Afrika gibi farklı coğrafyalarda Baykar üretimi platformların gösterdiği etkinlik, dünya genelinde insansız sistemlerin algılanışını değiştirmiştir. Bu gelişmeler Baykar'ı, bir savunma sanayii firması olmaktan çıkarıp, kendi başına bir jeopolitik aktör haline getirmiştir.

Leonardo ile imzalanan ve Avrupa merkezli bir ortak girişimi içeren LBA Systems hamlesi ise Baykar için bu dönüşümde yeni bir evreyi simgeler. Bu evre, artık "üretiyoruz ve satıyoruz" aşamasından "birlikte tasarlıyor, geliştiriyor ve Avrupa sahasında kalıcılaşıyoruz" aşamasına geçildiğinin açık işaretidir. Avrupa gibi yüksek regülasyonlu, siyasi olarak çok merkezli ve savunma pazarında büyük oyuncuların hüküm sürdüğü bir alana doğrudan giriş, Baykar’ın kendini artık yalnızca bir üretici olarak değil, stratejik bir sistem sağlayıcı olarak konumlandırdığını göstermektedir.

Leonardo’nun Rolü: Gelenekten Geleceğe Avrupa Savunması

Avrupa savunma sanayii, İkinci Dünya Savaşı sonrasında ABD merkezli bir güvenlik şemsiyesi altında şekillenmiş; bu yapı, yerli üretim ve teknolojik bağımsızlık konusunda çeşitli sınırlamalarla ilerlemiştir. Ancak son yıllarda özellikle Ukrayna Savaşı sonrası oluşan güvenlik açığı, Avrupa'nın kendi savunma kapasitesini artırma zorunluluğunu gündeme taşımıştır. Bu noktada, İtalya merkezli Leonardo gibi köklü ve çok katmanlı firmalar, Avrupa'nın savunma sanayisinde hem mirasın hem de dönüşümün taşıyıcısı konumundadır.

Leonardo, havacılık, uzay, elektronik harp, radar, siber savunma ve sistem entegrasyonu gibi alanlarda Avrupa'nın en güçlü şirketlerinden biridir. Aynı zamanda NATO’nun ve Avrupa Savunma Ajansı’nın uzun soluklu partnerlerinden biri olması, şirketin yalnızca üretici değil, aynı zamanda savunma stratejisi şekillendirici bir aktör olduğunu göstermektedir. Şirketin sahip olduğu teknolojik yetenekler arasında; askeri platformlara entegre edilebilen yüksek hassasiyetli sensörler, yapay zeka destekli kontrol sistemleri ve Batı standartlarında sertifikasyon süreçleri yer alır. Bunlar, Baykar gibi doğudan gelen dinamik ve yenilikçi bir aktörle birleştiğinde, tamamlayıcı bir sinerji yaratmaktadır.

Baykar–Leonardo işbirliği bu yönüyle, geleneksel bir Avrupa savunma firması ile sahada sınanmış bir doğulu teknoloji üreticisinin birleşimi anlamına gelir. Leonardo’nun Avrupa’daki siyasi ve askeri kabulü, Baykar’ın platformlarının bu pazar içinde daha hızlı ve kurumsal düzeyde yer edinmesini sağlayacaktır. Özellikle TB3 ve Kızılelma gibi platformların, Avrupa hava sahası normlarına göre sertifikasyonunun Leonardo tarafından desteklenmesi, teknolojik olduğu kadar siyasi bir meşruiyet de sağlar.

LBA Systems Ortak Girişimi: Yapı, Hedef ve Süreçler

Baykar ve Leonardo arasında imzalanan anlaşma, klasik bir üretici-tedarikçi ilişkisinden ziyade, stratejik düzlemde kurulan eşit ortaklığa dayalı bir sanayi ittifakıdır. LBA Systems adı verilen bu ortak girişim, İtalya merkezli olacak ve hem üretim hem tasarım hem de entegrasyon süreçlerinde iki şirketin teknik kapasitelerini bir araya getirecektir. Bu yapı, Avrupa savunma sanayii için alışılagelmiş formüllerin ötesinde, doğrudan iki ülkenin sanayi politikalarıyla senkronize edilmiş bir işbirliği modeli anlamına gelmektedir.

Anlaşmanın ilk somut adımı, Baykar tarafından geliştirilen TB3 platformunun Avrupa pazarına uygun hâle getirilmesi ve İtalyan uçak gemisinden iniş-kalkış kabiliyetinin test edilmesiyle atılmıştır. Bu, sadece teknik bir entegrasyon değil, Avrupa'nın deniz gücüne yönelik doktrinlerine İHA entegrasyonu anlamına gelir. Ayrıca, TB3’ün Avrupa pazarında konumlandırılmasında Leonardo’nun sahip olduğu ağ ve güvenilirlik, Baykar için yeni pazarlara açılma sürecinde hayati bir kaldıraç işlevi görmektedir.

LBA Systems, yalnızca mevcut sistemlerin Avrupa’ya taşınması için değil, ortak Ar-Ge faaliyetleri ve yeni nesil platformların geliştirilmesi için de planlanmıştır. Özellikle yapay zekâ destekli görev sistemleri, elektronik harp, istihbarat-toplama yetenekleri ve otonom görev planlama gibi konularda ortak modüller geliştirilmesi öngörülmektedir. Bu anlamda LBA Systems, iki şirketin mühendislik kültürlerinin sentezinden doğan bir bilgi üretim merkezine dönüşme potansiyeline sahiptir.

Şirketin İtalya'daki yerleşik altyapıdan faydalanması, Avrupa Birliği içinde lojistik, tedarik ve bakım sistemlerinin yerelleştirilmesi açısından da stratejik önem taşır. AB içindeki üretim ayak izi, hem maliyet avantajı hem de regülasyonlara uyum konusunda ciddi bir esneklik sunacaktır. Bu yönüyle LBA Systems, Avrupa'nın gelecekteki otonom savunma kapasitesinin inşasında somut ve kalıcı bir yapı taşı olmayı hedeflemektedir.

Jeopolitik ve Ekonomik Boyut

Baykar ve Leonardo arasında kurulan LBA Systems ortaklığı, yalnızca bir savunma sanayi girişimi değil, aynı zamanda çok katmanlı bir jeopolitik strateji hamlesi olarak değerlendirilmelidir. Avrupa'nın güvenlik ortamında yaşanan dramatik dönüşüm, özellikle Ukrayna Savaşı sonrası İHA sistemlerine yönelik talebi artırmış; ancak bu talebi karşılayabilecek yerli üreticilerin sınırlı kapasitesi Avrupa'nın elini zayıflatmıştır. LBA Systems, bu açığı kapatmak üzere tasarlanmış ve zamanlaması itibariyle dikkatle kurgulanmış bir cevaptır.

Öncelikle, Türkiye ve İtalya arasındaki savunma ilişkileri bağlamında bu ortaklık, ikili ilişkileri derinleştiren bir stratejik köprü işlevi görmektedir. Her iki ülke de NATO üyesi olmakla birlikte, kendi bölgesel çevrelerinde etkili olmak isteyen aktörlerdir. LBA Systems sayesinde iki ülkenin savunma doktrinleri yalnızca söylem düzeyinde değil, somut üretim modelleriyle örtüşmektedir. Bu, Türkiye'nin Avrupa güvenlik mimarisi içinde "sistem ortağı" olma yönündeki iradesinin görünür hâle gelmesidir.

Ayrıca, Avrupa ülkelerinin "stratejik otonomi" hedefleri çerçevesinde yerli sistemlere yönelme eğilimi, LBA Systems’in önünü açan temel faktörlerden biridir. Fransa ve Almanya gibi ülkelerin yüksek maliyetli ve uzun sürede geliştirilen sistemleri karşısında, TB3 gibi sahada kanıtlanmış, maliyet etkin çözümler Avrupa için gerçekçi bir alternatif sunmaktadır. Leonardo'nun bu sistemlere Avrupa çapında itibar kazandırması ise bu süreci hızlandıracaktır.

Bu işbirliğinin Türkiye açısından da uzun vadeli getirileri söz konusudur. Avrupa’nın güvenlik ihtiyaçları ile Türk teknolojisinin sahadaki başarısı arasında kurulan bu köprü, Türk savunma sanayinin küresel bir aktör olarak kurumsallaşmasına zemin hazırlamaktadır. Bu yalnızca bir şirketin değil, aynı zamanda bir ülkenin teknoloji üretme ve dış politikada araçsallaştırma kabiliyetinin güçlenmesi anlamına gelir.

Cihad İslam Yılmaz 

Yorumlar5

  • İŞBİRLİĞİ 6 saat önce Şikayet Et
    NORVEÇ, İSPANYA, İTALYA, BELÇİKA, İSVİÇRE, İRLANDA, gibi barışçı ve hukukun üstün olduğu ülkelerle işbirliği yapabiliriz.
    Cevapla
  • Hafız 9 saat önce Şikayet Et
    Allah yardımcımız olsun.güçlü bir devletin müslüman düşmanlarıyla teknoloji savaşı.savunması güçlü olan söz sahibidir.
    Cevapla Toplam 3 beğeni
  • Hasip 10 saat önce Şikayet Et
    Kürsel aktör olmak , avrupaya veya dünyaya açılmak pek bir şey ifade etmiyor . Çünkü bu dünya insanı mutlu etmiyor insanın kanından geçiniyor. Nerde bir haksızlık varsa anında durduran adaleti sağlayan bir güç istiyoruz,
    Cevapla Toplam 5 beğeni
  • Ali Mürteza 9 saat önce Şikayet Et
    Yegenim ne içiyorsan acilen bırak. Hayal aleminde yaşamak öldürür.
    Toplam 1 beğeni
  • Tuzla 9 saat önce Şikayet Et
    Onun için daha çok çalışmalıyız şu andaki emekliyoruz asama asama taytay yapan bebege ben senın rovasata yapmanı ısterdım denmez
    Toplam 2 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat