Terörsüz Türkiye- Terörsüz Bölge

  • GİRİŞ08.09.2026 09:03
  • GÜNCELLEME08.09.2026 09:03

SDG’nin sözde lideri Mazlum Abdi'nin, örgütün bağımsız bir askeri güç olarak feshedildiğini "tam bir sorumluluk bilinciyle" ilan etmesi, sadece Suriye'nin kuzeydoğusu için değil, bölgesel güvenlik mimarisinin tamamı için dönüm noktası niteliğinde bir gelişmedir. Bir yıl öncesine kadar "onbinlerce kişilik düzenli ordu" söylemiyle adeta bir devlet içinde devlet iddiasında bulunan, otonom bölge hayalleri kuran bir terör örgütünün, tek bir kurşun sıkılmadan silah bırakması ve kendini feshetmesi, terörle mücadele tarihinde nadir rastlanan bir sonuçtur. Bu, yalnızca askeri bir başarı değil; aynı zamanda diplomasinin, istihbaratın ve kararlı siyasi iradenin sabırla örülmüş bir zaferidir.

Bu sürecin en çarpıcı yönü, kan dökülmeden gerçekleşmiş olmasıdır. Tarih boyunca terör örgütlerinin tasfiyesi ya uzun ve yıpratıcı askeri operasyonlarla ya da onlarca yıl süren düşük yoğunluklu çatışmalarla mümkün olabilmiştir. Oysa burada karşımızda, çatışmasız, sahadaki dengeleri doğru okuyarak ilerleyen bir süreç var. Bir zamanlar yüz bin kişilik bir güçten bahsedilen SDG'den geriye kalan yaklaşık 5 bin 200 kişilik PKK/YPG'li unsurun tamamen Suriye ordusu komutası altında dört tugay halinde yeni orduya katılması, abartılı propaganda rakamlarının sahada ne denli çürük bir zemine oturduğunu da gözler önüne sermektedir. Bu, örgütün yıllarca uluslararası kamuoyuna sunduğu "kitlesel meşruiyet" anlatısının, gerçekte ne kadar kırılgan bir taban üzerine inşa edildiğini kanıtlamaktadır.

Bu başarının arkasında, kuşkusuz çok boyutlu bir stratejinin izleri vardır. Türkiye'nin son yıllarda sürdürdüğü "Terörsüz Türkiye" vizyonu, sadece bir slogan olmanın ötesine geçerek somut bir yol haritasına dönüşmüştür. Şubat 2026'da örgün tasfiye süreci ve geri dönüşleri içeren yol haritası ile yasal ve idari düzenlemelerin ortaya konulduğu bir rapor açıklanmıştır. Bu, sürecin doğaçlama değil, planlı ve kurumsal bir çerçevede yürütüldüğünün açık göstergesidir. Ardından 29 Ocak'ta Suriye yönetimi ile YPG arasında ateşkes ve kademeli entegrasyonu öngören bir mutabakata varılmış, bu mutabakatın hemen ardından da içişleri bakanlığına bağlı güvenlik güçleri Haseke ve Kamışlı'ya giriş yapmıştır. Bu adımların her biri, sahadaki gerçekliğin masadaki müzakereyle nasıl senkronize bir biçimde ilerletildiğinin kanıtıdır.

Elbette bu yolun düz bir çizgi izlediğini söylemek yanıltıcı olur. Süreç boyunca örgüt içi çatlaklar, oyalama taktikleri ve dış destekli sabotaj girişimleri yaşanmıştır. Kandil'deki PKK/KCK yönetiminin, Öcalan'ın çağrısının Suriye'deki YPG/SDG'yi kapsamadığı iddiasıyla hareket alanı yaratmaya çalıştığı, 10 Mart'ta imzalanan entegrasyon mutabakatına uymayarak maksimalist taleplerle Suriye hükümetini zorladığı biliniyor. Ancak bu direniş de uzun ömürlü olmamış, örgüt hızlı bir askeri harekatla karşılaşınca beklemedikleri şekilde kazanımlarını büyük ölçüde kaybettikleri yeni bir anlaşmaya zorlanmıştır. Bu noktada altı çizilmesi gereken temel gerçek şudur: terör örgütleri, ne kadar güçlü göründüklerini iddia ederlerse etsinler, devletin kararlılığı, bölgesel ittifakların doğru kurgulanması ve zamanlamanın isabetli yönetilmesi karşısında er ya da geç boyun eğmek zorunda kalmaktadır. PKK'nın Suriye uzantısının bugün geldiği nokta, bunun en somut kanıtıdır.

Bu noktada, sürecin görünmeyen ama belirleyici aktörü olan Milli İstihbarat Teşkilatı'nın rolü özellikle vurgulanmalıdır. Bu tür bir tasfiye sürecinin silahsız, kansız ve nispeten hızlı ilerlemesi, sahada görünen diplomatik trafiğin çok ötesinde, aylar hatta yıllar süren istihbarat çalışmasının ürünüdür. Örgüt içi dinamiklerin doğru analiz edilmesi, hangi kanadın müzakereye yatkın hangi kanadın direnişçi olduğunun tespiti, Şam yönetimiyle kurulan hassas diyalog kanallarının güvenilir biçimde işletilmesi, ABD ve bölge aktörleriyle yürütülen temasların arka planının hazırlanması - bütün bunlar, klasik askeri güç kullanımından çok, sabırlı ve sessiz bir istihbarat mücadelesinin eseridir. MİT'in bu süreçte üstlendiği koordinasyon rolü, Türkiye'nin kırk yılı aşkın süredir mücadele ettiği bir sorunu, bölgesel bir fırsat penceresini kaçırmadan, doğru zamanda doğru aktörlerle temas kurarak sonuca bağlamasını sağlamıştır. Bu, klasik "sert güç" anlayışının ötesinde, istihbarat temelli bir dış politika modelinin başarısıdır ve gelecekteki benzer süreçler için de bir model teşkil edebilir.

Bu gelişmenin Suriye açısından taşıdığı anlam da göz ardı edilmemelidir. Savunma Bakanlığı'nın da vurguladığı gibi, YPG'nin feshi "Suriye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunması ile tek devlet, tek ordu anlayışının güçlendirilmesi bakımından önemli bir gelişmedir." Yıllardır parçalanmış, farklı silahlı grupların kendi bölgelerinde fiilen bağımsız yapılar kurduğu bir Suriye tablosunda, merkezi otoritenin yeniden tesis edilmesi, sadece Türkiye'nin güvenlik çıkarlarına değil, bizzat Suriye halkının istikrar ve kalkınma beklentisine de hizmet etmektedir. Özerk yönetim ve paralel ordu yapılarının ortadan kalkması, uzun vadede yabancı yatırımın, altyapı yatırımlarının ve normalleşme sürecinin önünü açacak, bölgesel ekonomik entegrasyonu hızlandıracaktır.

Türkiye açısından bakıldığında ise, terörsüz bir sınır hattının stratejik değeri paha biçilemezdir. On yıllardır güvenlik harcamalarına, askeri operasyonlara ve sınır güvenliğine ayrılan kaynakların bir kısmının artık kalkınma, yatırım ve bölgesel ticarete yönlendirilebilecek olması, hem Türkiye hem de bölge ekonomisi için ciddi bir fırsat penceresi yaratmaktadır. Güneydoğu Anadolu'nun, yıllardır terörün gölgesinde kalan turizm, tarım ve ticaret potansiyelinin nihayet açığa çıkma imkânı bulması, sadece bölgesel değil ulusal ölçekte de kalkınma hamlelerine zemin hazırlayacaktır. Aynı zamanda, sınır ötesindeki tehdit algısının azalması, Türkiye'nin dış politikada elini daha da güçlendirecek, bölgesel liderlik iddiasını pekiştirecektir.

Yorumlar1

  • İsa 2 saat önce Şikayet Et
    IŞİD den çıkma Şaraya twrörist diyorduk YPG önderi abdiye terörist diyorduk İkisi de ABD yeriştirmesi Suriye'yi ikisine derdik
    Cevapla Toplam 1 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat