Artık hepimiz gazeteciyiz!
- GİRİŞ26.06.2012 09:26
- GÜNCELLEME26.06.2012 11:09
İstanbul’da kalabalık bir polis grubunun sivil bir vatandaşa karşı uyguladığı şiddet görüntülerini eminim ki hepiniz izlemişsinizdir. Hâlâ izlemeyen kaldıysa da Google’da basit bir arama yaparak bu görüntülere ulaşabilir.
Türkiye’yi ayağa kaldıran bu görüntüler bir çok televizyonun ana haber bülteninde ve ertesi gün gazetelerin ilk sayfalarında yer aldı. Haberin bu kadar ilgi görmesinin önemli bir nedeni ise Twitter kullanıcılarının gün boyu bu görüntüler üzerine yaptığı tartışmalardı.
Burads tekrar olayın detaylarına girmeyeceğim, benim niyetim dikkatleri gazetecilik mesleği adına önemli bir konuya çekmek. Bu talihsiz görüntülerin profesyonel bir gazeteci tarafından değil, orada tesadüfen bulunan bir vatandaş tarafından kaydedilip daha sonra Cihan Haber Ajansı'na ulaştırılmış olması, en az haberin içeriği kadar önemli bir konu aslında.
Şurası artık kaçınılmaz (ve biraz da klişe halini almış) bir gerçek ki internet ve mobil teknolojiler bildiğimiz tüm iletişim biçimlerini ama özellikle de medyayı ve gazeteciliği değiştiriyor.
Amerikalı avukat Scott E. Gant’ın 2007 yılında yazdığı kitabın başlığında olduğu gibi ‘Şimdi Hepimiz Gazeteciyiz’ (We’re All Journalists Now) Hiç kimsenin görmeyeceği sanılan bir olay, bir vatandaşın cep telefonu sayesinde ana haber bültenlerinde kendisine bir yer bulabiliyor.
Bu vatandaşın kimliği de önemli değil. Bugün birisi olabilir, yarın ise bir başkası. Ama işte tam da burada medya açısından karşımıza iki önemli soru çıkıyor:
Birincisi; eğer teknolojik imkanlar potansiyel olarak herkesi gazeteci yapıyorsa, profesyonel gazeteciyi diğerlerinden ayıran ‘şey’ ne olmalıdır?
İkincisi ise; haberlerin bu kadar hızlı yayıldığı bir dönemde, bir önceki günün haberlerini veren kağıt gazetelerin geleceği ne olacak?
Aslında her biri birer kitap konusu olacak kadar uzun cevaplar gerektiren bu iki soruya benim yorumum kısaca şunlar olur:
Birincisi; bugün profesyonel gazeteciyi diğerlerinden ayıracak en önemli ‘şey’ mesleki etik kurallara bağlılıktır.
"Falanca alanda uzman olan filan gazeteci bu konuda yazmışsa doğrudur" dedirtebilmek bugün bir gazeteci için dünden çok daha önemli hale gelmiştir. Herhangi bir Twitter yorumcusu ile gazeteciyi birbirinden ayıran yegane unsur mesleki etik kurallara bağlılık ve hesap verebilirliktir.
İkincisi; bir gün önceki haberi kağıda basıp dağıtan gazeteleri diğer mecralardan ayrıcalıklı kılacak iki önemli unsur var; özel haber ve derinlikli analiz.
Bir yerde bomba patlasa medyadan bile önce sosyal medya kullanıcılarının bunu tüm dünyaya duyurabildikleri bir zamanda yaşıyoruz. Bu nedenle, patlayan bir bombanın ertesi günkü haber değeri belki bugünden daha düşük olabilir ama ya bu bombanın neden ve niçin patladığına dair analizler?
İşte bu yönüyle gazeteler (ve tabii ki de gazeteciler) vatandaşların bilmedikleri ayrıntılara erişme ve bu ayrıntıları yayma yeteneğine sahip oldukça varlıklarını sürdüreceklerdir.
Gazetelerin hangi yöntemlerle okuyucularına ulaşacakları hususu ise daha uzun soluklu bir şekilde tartışılması gereken bir konu. Her ne kadar kağıda basılı yayınlar bugün hala gazetelerin öncelikli gelir kaynağı olsa da, dijital mecraların kullanımının giderek arttığı artık bir sır değil. Okuma alışkanlıklarımız ve tüketim biçimlerimiz hızla değişiyor. Değişimi doğru anlayıp farklı stratejiler geliştirenlerin yükseleceği bir dönem bu. Gazetelere dünden daha da büyük görevler düşüyor, çünkü artık hepimiz birer gazeteciyiz!
Deniz Ergürel (Medya Derneği Genel Sekreteri) - Haber7
Blog: http://medyaglob.com
Facebook: http://www.facebook.com/d.ergurel
Twitter: http://www.twitter.com/denizergurel
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol