İnternetle gelişen alıntı kültürü
- GİRİŞ07.11.2012 09:28
- GÜNCELLEME07.11.2012 09:28
‘İyi sanatçılar kopyalar, büyük sanatçılar çalar' demiş ünlü İspanyol ressam Pablo Picasso. Bu sözlere atıfta bulunan Apple'ın efsanevi CEO'su Steve Jobs ise eklemiş ‘tıpkı Picasso gibi ben de parlak fikirleri çalmaktan hiç utanmadım'
Birisi sanat dünyasını, bir diğeri ise teknoloji dünyasını derinden etkilemiş iki önemli ismin sarfettikleri bu sözler ilk bakışta ‘fikir hırsızları' için bir teselli gibi dursa da, gerçekte çok farklı ve derin bir anlama sahip. Aslınds hem Picasso hem de Jobs hiç bir fikrin, sanki havadan düşmüş gibi bir anda insanın zihninde oluşmayacağını vurgulamaktadır. Onlara göre, bugünün yenilikçi fikirleri öncekilerin gelişmiş halidir.
Steve Jobs'un o meşhur Stanford mezuniyet töreni konuşmasında söylediği gibi büyük sanatçıların, kaşiflerin ve mucitlerin asıl sırrı noktaları biraraya getirmekte yatar. Onlar hayatın karşılarına çıkardığı işaretleri en iyi şekilde okur, etraflarında olan biteni iyi analiz eder, kendi içlerindeki sese kulak verir ve yeteneklerini kullanarak yepyeni eserler ortaya çıkarırlar.
Gerek Picasso'nun gerekse de Jobs'un bahsini ettiği çalma eylemi, adi bir hırsızın işlediği bir çalma eylemi gibi değildir. Farklı çiçeklerden topladığı polenleri lezzetli bir bala dönüştüren bir arı ne kadar hırsızsa, Picasso ve Steve Jobs'un bahsini ettiği büyük sanatçılar da o kadar hırsızdır.
Sanatçılar için geçerli olan bu durum gazeteciler için de pek farklı değil. Gazeteciler, işleri gereği farklı bilgi yığınlarını derleyip okuyucuların kolayca anlayabileceği bir şekle dönüştürmeye çalışırlar. İyi gazeteciler etraflarındaki olayların farklı noktalarını bir araya getirip okuyucuların ilgisini çekecek bir şekle dönüştürürler.
Bir de başkalarının yazdıklarını kopyalayıp kendine mal etme fiili var ki, gazetecilik mesleğinin en çirkin davranış biçimlerinden birisidir. Buna intihal adı verilir, yani TDK sözlüğüne göre aşırma.
Bir kişinin, başkalarına ait ifade, buluş veya düşünceleri kaynak göstermeden sanki kendisine aitmiş gibi kullanması veya başkasına ait cümleleri değiştirerek yeniden yazması intihal suçunun genel tanımıdır.
Yanlış kaynak vermek, tamamen alıntılardan oluşan bir yazı yazmak, eski yazıları yeniymiş gibi yayınlamak ve hatta başka bir yayın organında çıkan yazıdan bir bölümü sanki yeniymiş gibi okuyucuya tekrar sunmak bile intihal olarak değerlendirilebiliyor.
İntihal ABD veya İngiltere gibi gazetecilik kültürünün çok geliştiği ülkelerde etik suç olarak kabul edilir. Bu suçu işleyen bir gazetecinin mesleki itibarı ciddi bir şekilde sarsılabilir.
Örneğin Time dergisindeki bir makalesinde başkasına ait bir kaç cümleyi kaynak vermeden, ufak değişikliklerle kullanıp sanki kendisine aitmiş gibi yazan meşhur gazeteci Fareed Zakaria gibi.
Yaptığının ortaya çıkmasıyla birlikte anında görevinden uzaklaştırılan Zakaria, ancak kötü niyetinin olmadığını ifade edip özür dileyerek görevine devam edebildi. Fareed Zakaria halen Time'da yazmaya devam ediyor ama bu olay onun kariyerinde kötü bir leke olarak kalacak.
Türkiye'de ise malesef intihal suçu henüz bu kadar ciddiye alınan bir seviyede değil. Çoğu zaman intihal, yapanın yanına kar kalıyor.
Aslında basın kanunu veya fikir sanat eserleri kanununa göre bir haber veya eserde kaynaksız alıntı yapmak (yeniden yayınlamak) bir suç. Ama buna rağmen bir çok gazetecinin haberi, yazısı veya makalesi intihale kurban gidebiliyor. Üstelik bunu yapanlar da yine başka gazeteciler.
Maalesef ben de böyle bir intihale maruz kalanlardanım. Yakın zamanda, Haber7 için yazdığım bir makalenin alenen kopyalanıp sanki başka bir yazarın fikriymiş gibi okuyuculara sunulduğunu hayretler içinde tespit ettim. (Merak edenler http://bit.ly/intihal adresinden konuyu detaylıca inceleyebilirler)
Kişisel blogumda detaylıca ele aldığım bu olay ne yazık ki basın hayatımızın önemli bir sorunu. Üstelik internetin getirdiği imkanlarla birlikte bu sorun daha sık bir şekilde karşımıza çıkıyor.
Şunu iyi bilmeliyiz ki başkalarına ait içeriklerin kopyala-yapıştır yöntemiyle keyfi bir şekilde kullanılması internet gazeteciliği veya yeni medya yayıncılığı anlamına gelmez. Kopyala-yapıştır yönteminin gazetecilik ahlakında yeri yoktur. Bir gazetecinin yazdığı haberi veya makaleyi A'dan Z'ye kopyalayıp başka bir mecrada kullanmak haber alma özgürlüğü veya alıntı yapmak değildir.
Bir içerik sırf internette yer alıyor diye onu keyfimizce kullanmak profesyonel gazeteciliğin bir rutini olmamalı.
Oysa internetin ağ mantığından faydalanarak hem yapılan alıntılara daha kolay referans verilebilir hem de böylece hazırladığımız içerik daha çok zenginleştirilmiş olur. Yazının içinde geçen ve başkalarına ait cümlelere aktif link vererek intihal suçunun önüne geçmek mümkün. Bu yöntemi bir çok blog ve uluslararası gazetelerin dijital versiyonlarında görüyoruz.
Belki de yılların getirdiği alışkanlıklarla bu tür yollara başvuruluyor, fakat bu doğru bir yol değil. Tembelliğe ve kolaycılığa dayanan bu çalıntı kültüründen sıyrılıp, dijital yeniliklere uygun yepyeni bir alıntı kültürü oluşturmak gerek.
Twitter: @denizergurel
Blog: http://denizergurel.net
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol