Gazetelerin kurtuluş reçetesi Slovakya'da mı?
- GİRİŞ21.11.2012 11:15
- GÜNCELLEME21.11.2012 11:15
Artık bilmeyen ve söylemeyen kalmadı; teknoloji geliştikçe medya büyük bir değişimden geçiyor, yayıncılar ise ortaya çıkan yeni duruma adapte olmanın yollarını arıyor. Değişime kayıtsız kalmak artık mümkün değil.
Örneğin, New York Times internette paralı abonelik sistemini kullanırken, Guardian dijital öncelikli bir yayın anlayışına geçip web içeriğinin hepsini okuyucuyla bedava paylaşmayı tercih ediyor. Newsweek kağıt baskıdan vazgeçip tamamen dijitale geçeceğini açıklarken, The Economist tablet uygulamalarının yanında derginin sesli versiyonunu satıyor.
Internet kullanımının giderek yaygınlaştığı Türkiye'de ise bu konuda dünyaya örnek olacak bir adım atılmış değil. Taraf ve Cumhuriyet dışında web içeriğini paralı sunan ulusal günlük gazete yok. Diğerleri içeriklerini webden bedava paylaşmayı tercih ediyor. Tek gelir kaynağı online reklamcılığa dayanıyor ve malesef genel anlayış ‘‘okuyucuya ne kadar sayfa tıklatırız''ın ötesine geçmiyor.
Bazı gazetelerin paralı iPad uygulamaları var ama bu uygulamaların çoğunda gazetenin basit PDF kopyası sunuluyor. Dünya medyasıyla karşılaştırdığımızda gazetelerimiz yeni ekonomik modeller oluşturmada biraz atıl kalıyor diyebiliriz.
Tabi bu atıllığın tek suçlusu gazeteler değil. Haber ve köşe yazılarının izinsiz kopyalanıp paylaşılabildiği bir ortamda gazete içeriklerini webde paralı yapma modelinin ne kadar rağbet göreceği de meçhul.
Diğer yandan önemli bir gerçek var ki artık çoğumuz gazeteleri kağıt olarak satın almak yerine internetten okumayı tercih ediyoruz. Türkiye'de dijital okuyucu kitlesinin artmakta olduğu ise artık herkesin malumu. Günlük gazete satışları 4.5 milyon civarındayken, IAB'nin geçtiğimiz yıl yaptığı bir araştırmaya göre internetten haber okuyanların sayısı 9.5 milyon.
Böyle bir ortamda gazetelerin dijital mecralara yönelik yepyeni iş modelleri üretmeleri bir zorunluluk. Çünkü okuyucu alışkanlıklarının hızla değiştiği bir dünyada, mevcut sistemler bir kaç yıl sonra geçerliliğini yitirecek.
Bu konuda acaba Türk gazeteleri ne yapabilir diye düşünürken, bir AB projesi kapsamında yakından tanıma imkanı bulduğum Slovakya'da çok ilginç bir iş modeline rastladım. Eski bir gazetecinin geliştirdiği bu sistem Türk gazeteleri için önemli bir gelir kaynağı olabilir diye düşünüyorum.
Bu sistemi kuran şirketin adı Piano Media. Sistemin çalışma mantığı ise en basit anlatımıyla kablo televizyon aboneliğine benziyor.
Önce gazeteler Piano sistemine dahil oluyor içeriklerinin küçük bir kısmını (örneğin çok özel haberler veya köşe yazıları gibi) ücretli aboneler için özel erişime açıyorlar. Okuyucular da cüzi bir ücret ödeyerek Piano Media'nın sistemine dahil olan tüm gazetelerin içeriğine serbestçe ulaşabiliyor. Sisteme abone olmanın bedeli aylık 2.90 Euro. Elde edilen gelirin yüzde otuzu Piano'ya gidiyor. Kalanı yayıncılar arasında paylaşılıyor.
Piano gazetelerin içeriklerine karışmıyor ve içeriklerinin ne kadarını ücretli yapacaklarını belirlemiyor. Gazeteler bu konuda karar vermekte tamamen özgürler.
Aslında Piano'nun yaptığı bir tür AVM işletmeciliği. Gazeteler, tıpkı mağazalar gibi içeriklerini istediği gibi düzenliyor, okuyucular da isterse hiç para vermeden bütün gün AVM'de vakit geçiriyor veya ilgisini çeken içerikleri ücreti karşılığında satın alıyor. Hem okuyucunun, hem gazetelerin hem de gazetecilerin yararına olan bir sistem bu.
Sistemin başarısı ise olabildiğince çok yayını bünyesine katabilmekte, zaten adını da bundan almış: Piyanoyu tek parmakla çalabilirsiniz ama eğer tüm parmaklarınızı kullanırsanız ortaya çıkan müzik çok daha zengin olur. Sistem içinde ne kadar çok yayın olursa okuyucunun da o kadar ilgisini çeker.
Piano Media 2011 yılında kurulmuş. Şirket önce Slovakya, daha sonra Slovenya ve Polonya'da servis vermeye başlamış. Slovakya'da onbir, Slovenya ve Polonya'da ise yedişer yayın grubu sisteme üye olmuş. Elde edilen gelir henüz gazetelerin kağıttan vazgeçmelerini sağlayacak kadar büyük değil ama okuyucularda bir alışkanlık oluşturmak adına önemli.
35 milyondan fazla internet kullanıcısı olan genç ve dinamik bir Türkiye bu tip dijital yatırımlar için önemli bir potansiyel. Ama bu sistemin sağlıklı bir şekilde uygulanabilmesi için internetteki içerik haklarının korunmasına yönelik bazı yasal düzenlemelerin yapılması şart. Bu konuda hükümete büyük görevler düşüyor. Ayrıca gazetelerin de dijital yayıncılığa adapte olmak için ciddi irade göstermeleri şart. Eğer bunlar yapılırsa Piano'nun sunduğu servis Türk gazetelerinin dijital geleceği açısından çok önemli bir platform olabilir.
Blog: http://denizergurel.net
Twitter: @denizergurel
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol