Asgari ücret ailelerin geçinme ücreti olmalı
- GİRİŞ25.12.2013 09:42
- GÜNCELLEME25.12.2013 10:21
Hükümet yetkililerinin % 3+3 olarak önerdikleri zam oranına karşılık, Türk-İş Genel Başkanı aylık asgari ücretin 1.600 TL. olması gerektiğini açıkladı. Gerekçe olarak da en düşük memur maaşını örnek gösterdi. TÜİK ise asgari ücretin ağır işlerde çalışanlar için 1.205 lira olmasını önerdi. Büyük ihtimalle bu yazı yayınlandığında yeni asgari ücret belirlenmiş olacak, ancak tarafları tatmin etmeyecek.
Her asgari ücret artışı ülkemizde ciddi sorunlara yol açıyor. Çünkü asgari ücreti belirleme kriterleriyle gerçekler örtüşmediği gibi, açıklanan asgari ücret ile işçilerin eline geçen ücret de aynı değil.
Asgari Ücret Yönetmeliğine göre işçilere normal bir çalışma günü karşılığı ödenen ve işçinin gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım ve kültür gibi zorunlu ihtiyaçlarını günün fiyatları üzerinden asgari düzeyde karşılamaya yetecek ücret asgari ücrettir.
Asgari ücret aileyi esas almalı
Yönetmelikte yer alan "işçilere" ifadesine dikkatlerinizi çekmek istiyorum. Çünkü asgari ücretin belirlenmesinde tartışılması gereken temel hususlardan birincisi bu ifadedir. İşçinin zorunlu ihtiyaçları esas alınarak belirlenen ücret ile ailesini geçindirmek zorunda olan işçiler nasıl geçinebilir? Temel sorunlardan biri budur ve asgari ücretin tespitinde aile kriteri esas alınmalıdır.
Asgari ücrette kesinti olmamalı
Bu konuda tartışılması gereken ikinci husus, açıklanan asgari ücret brüt olması ve kesintiler yapıldıktan sonra daha düşük bir ücretin işçilere ödenmesidir. İşçilerin zorunlu giderlerini karşılamak için tespit edilen ücretlerden %15 gelir vergisi, %14 SSK primi, %1 işsizlik sigortası, %0.7.59 damga vergisi kesiliyor. Bu kesintilerin etkisini azaltmak için Asgari Geçim İndirimiyle işçilerin eline geçen miktar biraz artırılmıştır ancak yeterli olmamıştır. Burada da şu soruyu sormak lazım: Hesaplamalar yapılırken asgari ücretin neti mi esas alınıyor? Cevap tabiî ki "hayır" olacak. Öyle ise zorunlu ihtiyaçları karşılayan bir ücreti gelir olarak kabul edip, kesinti uygulamak sosyal adalet ilkesiyle bağdaşmaz ve anayasamızda yer alan temel ilkeye terstir.
Asgari ücrete ilişkin yukarıda zikredilen iki temel sorun halledilmeden bu konudaki tartışmalar bitmez. Çünkü ülkemizde kesin rakamları bilinmemekle birlikte yaklaşık beş milyon kişi asgari ücret alıyor. Daha yüksek ücret alan bazı işçilerin ise yasal bildirimleri bu ücret üzerinden yapılıyor. Bundan dolayı asgari ücret asgari yaşam normlarını korumaktan uzak.
Asgari Ücret Tespit Komisyonu 5'er hükümet, işçi ve işveren temsilcisinden oluşuyor
Kamuoyunda yapılan tartışmalardan biri de Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nda Türk-İş de yer alıyor, neden işçiler lehine düzenlemeler yapılmıyor. Komisyon beş hükümet temsilcisi, beş işveren ve beş işçi kuruluşu temsilcilerinden oluşuyor. Yönetmeliğe göre komisyon oy çoğunluğuyla karar verir. Bu tablodan da anlaşılacağı üzere hükümet ve işveren temsilcileri aynı kararda birleşince asgari ücret işçi taleplerine göre şekillenmez. Bazı istisnai yıllar hariç komisyon kararları genellikle hükümet ve işveren mutabakatıyla çıkarılmıştır. Bu tabloya bakınca Türk-İş'in talep ettiği asgari ücretin kabul edilme ihtimali yok. Komisyonda başarısız olan Türk-İş'in bu talebini kabul ettirecek gücü var mı? Bu konu ayrı bir yazı konusu.
sayimyorgun@gmail.com
Yorumlar2