OVP 2027-2029: Hedefler, riskler ve ekonominin yol haritası
- GİRİŞ07.09.2026 11:18
- GÜNCELLEME07.09.2026 11:18
Orta vadeli Program (OVP); 2027-2029 döneminde ekonomi yönetiminin izleyeceği makro politikaları ve hedeflenen temel ekonomik büyüklükleri içeren politika dokümanıdır.
OVP esas itibariyle;
1)Makroekonomik ve finansal istikrarı güçlendirme,
2)Mali disiplini sürdürme ve
3)Orta vadede kalıcı fiyat istikrarının tesis edilmesi hedeflerine odaklanmıştır.
OVP’de yer alan makro ekonomik hedefler ve değerlendirmelerimiz aşağıdadır:
BÜYÜME
2025 Yılında GSYH 1,6 trilyon USD ve büyüme %3,7’dir. GSYH’nin 2026 yılında 1,8 trilyon USD civarında olacağı tahmin edilmekte ve 2027 yılında 2 trilyon USD’ye yaklaşması hedeflenmektedir. Büyüme 2026 yılında %3,3 seviyelerinde tahmin edilirken sonraki yıllar için %4,2 ile %5 aralığı hedeflenmiştir.
OVP hedeflerinde global gelişmeler ve enflasyonda düşüş hedefi dikkate alınarak 2027-2029 dönemi için geçmiş dönem ortalaması olan %5,1’in altında belirlenmiştir. Enflasyonun düşürülmesi, nispeten düşük ve kontrollü büyüme hedefinde belirleyicidir. 2027 yılından itibaren seçim dönemine yönelik uygulamaların devreye alınması ve büyümenin hedeflerin üzerinde olması beklenmektedir.
Büyüme ve GSYH hedeflerine ulaşılması, döviz kurunda istikrara, yurt içinde ve dışında olağan dışı gelişme olmamasına bağlıdır.
ENFLASYON
2025 Yılında %31 olan enflasyonun 2026 yılında %29 civarına gerileyeceği tahmin edilmektedir. Hedefler 2027 yılında %21, 2028 yılında %13,5 ve 2029 yılında %8’dur. Enflasyon hedefleri geçen yıl yayınlanan OVP’ye göre yukarı yönde revize edilmiştir.
Döviz fiyatlarında istikrar, enerji fiyatları, yönetilen ve yönlendirilen fiyatların seyri ile hizmet fiyatlarındaki katılığın çözülme süreci yıl sonu enflasyonu hedefine ulaşılmasında etkili olacaktır. Global ve yerel konjonktür, döviz kuru, enerji fiyatları, yağışlara bağlı tarım üretimi, hizmet fiyatları ve beklentiler gibi çok sayıda yurt dışı ve yurt içi faktörün etkilediği enflasyonda uzun vadeli tahminler yapmak önemli güçlükler içermektedir.
Yıllık %31 civarındaki enflasyonun dörtte biri yanı başımızdaki savaş kaynaklıdır. Global ve yerel konjonktürde radikal bir kırılma olmadığı, döviz kurunda istikrar devam ettiği enerji fiyatlarında dramatik artışlar olmadığı takdirde 2026 yıl sonunda enflasyonun %29 civarında kalabileceği değerlendirilmektedir.
DR. AHMET YARIZ TARAFINDAN HAZIRLANAN ANALİZİN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN
DÖVİZ KURU
Jeopolitik riskler, tarife savaşları, İsrail merkezli savaş ve belirsizlikler ile Rusya-Ukrayna savaşının evrileceği yön döviz kurunu doğrudan etkileyecektir. USD/TL’de 2026 sonu için beklentiler 50 TL ile 53 TL aralığındadır.
Büyük ekonomilerde resesyon döneminin sona ererek ılımlı büyümeye geçişlerin başlaması, tarife savaşlarının nihai bir anlaşmayla sonuçlanması, ABD/İsrail-İran ile Rusya-Ukrayna merkezli savaşların sona ereceği en azından daha da şiddetlenmeyeceği ihtimalleri global ekonomide belirgin bir suhulet dönemi ile birlikte uluslararası fon akımlarını hızlandırabilecektir. Bu gelişmelerin etkisiyle istikrarlı döviz kuru dönemi devam edebilecektir. Döviz kurunda Hazirandan itibaren artışların enflasyon oranına yaklaşmasıyla aşırı değerli TL döneminin tamamen sonlandığı ve döviz kurunki değişmelerin enflasyona paralel olacağı değerlendirilmektedir.
OVP’de döviz kuruna ilişkin bir hedef konulmamaktadır. Ancak, döviz kurunun rezervler, cari işlemler hesabı ve enflasyon üzerindeki ağır etkileri dikkate alındığında döviz kurundaki istikrarın önemi vurgulanmaktadır. GSYH hesabından yola çıkılarak yıl ortası USD kuru; 2027 yılı için 56,1 TL hesaplanmaktadır.
KAMU BÜTÇESİ
2025 yılında %-2,9 açık veren Bütçe Dengesi/GSYH’nin 2026 yılında %-3,1’e, 2027 yılında %-3,5’e, 2028 yılında %-3,1’e ve 2029 yılında %-2,8’e gerilemesi hedeflenmektedir.
Deprem harcamalarının sonlanarak bütçeden çıkması, finansman maliyetlerindeki muhtemel gerilemeler, gelir artırıcı adımlar ile bütçe açıklarının gerilemesi beklenmektedir. Bütçe dengesi hedeflerinden kısa vadede daha iyi sonuçların alınabileceği ve 2027 yılının ortasından itibaren seçime yönelik büyüme uygulamalarının devreye alınması beklenmektedir.
CARİ İŞLEMLER DENGESİ (CARİ AÇIK)
İzlenen ekonomik programın en önemli başarısı cari açıktaki iyileşmedir. Cari açıktaki iyileşme ile döviz rezervleri güçlenmiş ve döviz kurunda istikrar sağlanmıştır. Cari açık 2022 yılında -47 milyar USD, 2023 yılında -42 milyar USD, 2024 yılında -13 milyar USD ve 2025 yılında -30 milyar USD’dir.
Ocak-Haziran 2025 döneminde -26 milyar USD olan açık, 2026 yılının aynı döneminde %33 artış ile -35 milyar USD’ye yükselmiştir. Cari açığın 2026 yılında -48 milyar USD civarında kalması beklenmektedir.
Döviz kurunda enflasyon paralelinde artış, yurt içi ve yurt dışı finansman imkanlarının rahatlamasıyla iç talebin canlanması ithalat artışını ve cari açığı artıracaktır. 2026 yılında cari açığın -50 milyar USD civarında ve Cari Açık/GSYH’nın %-2,8 civarında kalabileceği tahmin edilmektedir.
DR. AHMET YARIZ TARAFINDAN HAZIRLANAN ANALİZİN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol