Spartaküs ve Galatasaray
- GİRİŞ17.01.2011 09:35
- GÜNCELLEME17.01.2011 09:35
Cumartesi akşamı TT Arena’nın açılışına gitmek ile İş Sanat’taki Neşet Ertaş konserini izlemek arasında bir karar vermem gerekiyordu. Tereddütsüz konsere gitmeyi tercih ettim. 70 ini aşkın, bir ay önce önemli bir ameliyat geçirmiş biri için Neşet Ertaş’ın gösterdiği performansın “olağanüstü” olduğunu söylemeliyim. Konser sonrası biraz sohbet etmek ve birkaç kare fotoğrafını çekmek üzere kulise gittiğimde bu sanatçıyı asıl sosyal yaşantısının her tarafına sinmiş olan tevazunun “büyük sanatçı” yaptığını anladım.
Çıkışta Galatasaray’ın maçında olduklarını bildiğim arkadaşlarım arayıp Beykoz’da olduklarını söylediklerinde inanamadım. Bu kadar kısa zamanda stattan çıkıp Beykoz’a gitmiş olduklarına şaşarak yanlarına gittim. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in de bulunduğu bir sohbette öğrendim ki kıyamet kopmuş aslında maç öncesinde. Başbakan Erdoğan stada gelişinin anons edilmesi ile başlayan protesto ıslıklarının bir iki kez daha tekrarlaması üzerine stadı terk etmiş, o kalkınca da bütün Bakanlar, Milletvekilleri, Bürokratlar, diğer kulüp başkanları, hatta Galatasaraylı yöneticiler peşi sıra çıkmışlar stattan. Bütün bir gecemiz bu olayın kritiğini yapmakla geçti.
Pazar günü Başbakan ‘bu kez büyük tezahüratlarla karşılandığı’ başka bir spor kompleksinin açılışında“ Galatasaray’ın yeni stadında Galatasaray Kulübünün bir Allah kuruşu yoktur” diyerek olayı başka bir platformda tartışmaya açtı. Meğer stadın arazisi Hazine’ninmiş. Meğer üstündeki kompleksi de yapan Devletin resmi kuruluşu olan TOKİ imiş. Hal böyleyken, Başbakan’ın tepkisini ve üzüntüsünü ‘ Başbakan’ın kendi yaptırdığı evinde protesto edildiğini varsayıp’ anlamak daha kolay oluyor.
Benim gibi futboldan zerre anlamayan biri için devletin 600 milyon liralık yatırım yapması zaten anlamlı değil. Ancak “-vardır bir bildikleri, ülkenin tanıtımı, falan filan” diyerek kabullenebilirim. Ancak beni asıl heyecanlandıran yine aynı konuşmada Başbakan’ın “Tamamıyla bu tesis TOKİ tarafından yapılmıştır ve Galatasaray Kulübümüzün de kullanma hakkı olarak kendisine tahsis edilmiştir. Bunların anlaşmaları yapılacak. Daha yapılmış değil.” seklindeki sözleri oldu. Şimdi hayatı boyunca futbola ilişkin anlatabileceği tek hatırası 1986-1987 sezonunda gittiği Galatasaray-Gençlerbirliği maçı olan bendeniz artık gitmediği için anılarına dahil edebileceği yeni bir futbol hatırasına sahip. Ancak bu sefer kuru bir hatırayla yetinmek istemiyorum. Hazır başbakan henüz Galatasaray Kulübü ile anlaşma yapılmamış olduğunu da duyurmuşken buradan duyuruyorum. “-Bu stada ben de talibim.” Evet bir takımım yok, hele hele neyi nasıl protesto edeceğini karıştıran, üstelik kafası da karışık bir taraftar kitlem hiç yok ama elimde cebinden bir takım çıkarabilecek ‘bakmayın yaşına’ güçlü bir adam var. Tamam açıklıyorum, projem şu;
Her hafta TT Arena’da yeni bir Neşet Ertaş konseri.
Gülmeyin öyle. Ciddiyim. Menajeri Gülsüm Sarıkaya’yı aradım bile. İşe yarayacağından kesinlikle eminin. Bu saatten sonra o stattan Galatasaray’a da hayır gelmez zaten. Baksanıza ilk maçında bu gösterişe, bu şaşaya rağmen tek bir gol atamamış olmasından belli.
İnanın Başbakan da daha çok mutlu olur, rakiplerine yapılan iyiliği fazla bulan Fenerbahçeliler de, Beşiktaşlılar da. Hatta bakarsınız üstadın türkü sözlerinden
(Bir Garib'im, budur derdim
Tüm dünyayı ben de gördüm
İsterim ki benim yurdum
Dünyadan geri kalmasın)
feyz alan bazı Galatasaraylılar bile bu durumdan memnun kalabilirler.
Geriye bir tek soru kalıyor:
“-Bu yeni arenanın Spartaküs’ü kim?”
Ee onu da CNBC-E izleyen Galatasaraylılar bulsun artık.
Yorumlar4