Siyasete paraşütle indirilmenin en çarpıcı örneği

  • GİRİŞ11.07.2011 08:24
  • GÜNCELLEME11.07.2011 08:24

Gaziantep milletvekili seçildikten sonra kabineye girmeyi başaran çiçeği burnunda bakan Fatma Şahin’in öyküsü, bir önceki dönem yine Gaziantep’ten milletvekili seçilen ve Maliye Bakanlığı’na uzanan Mehmet Şimşek ‘in öyküsüyle yakın benzerlik gösterir. Babasının tabiriyle Mehmet Şimşek gibi “fakir bir ailenin kızıdır Fatma.” Köy Hizmetleri’nden emekli bir baba, ev hanımı bir annenin kızı olan ve hayatı boyunca aile olarak kimseden himaye görme bahtiyarlığına erişmemiş olan Fatma’nın yeni görevinin “kimsesizlerin kimsesi” olması da ayrıca anlamlıdır. Tıpkı Mehmet’in bir ömür boyu hep az olan parasını denkleştirmek için gösterdiği çabadan edindiği tecrübeyle şu an Türkiye Cumhuriyeti’nin “fazla veren” bütçesini yönetme görevini üstlenmesi gibi.

İki gündür Prof. Dr. Yahya Sezai Tezel’in seçim öncesinde yazdığı bir analiz üzerinde çalışıyorum. “BEN BU GİDİŞLE GALİBA CHP’YE OY VERMEYECEĞİM” başlığını taşıyan bu yazıyı seçimlerden sonra okumuş olmaktan ötürü de ziyadesiyle müteessirim.

Yahya Sezai Tezel; Mehmet Şimşek’in Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden hocasıdır.  Ankara Atatürk Lisesi’nde okuduğum 80’lerin sonlarında arada ağabeyim Mehmet Aydın ve Mehmet Şimşek’i ziyaret için SBF’ ye giderdim. Benim bile zihnimde o yaşlardan kalma en karizmatik üniversite hocası figürü Yahya Sezai Tezel olduğuna göre, hocanın Türkiye siyasetini şekillendiren mevcut siyasetçi ve bürokratların eğitim öğretim hayatlarında ne kadar belirleyici bir rolü olduğunu varın siz hayal edin.

Gerçekten de en meşhur örneği siyasete Kastamonu milletvekili babası Fahrettin Ecevit’in oğlu olarak giren Bülent Ecevit olmak üzere CHP tarihi, emekli veya muvazzaf paşaların, büyükelçilerin, hakim ve savcıların oluşturduğu “kast”ın kontrol ettiği kurultaylar, meclisler, hatta hükümetlerin tarihidir.

kullan

Yahya Sezai Tezel’in mezkur analizdeki şu cümlesi çok çarpıcıdır; “Adam kayırmacılıkla siyasete paraşütle gökten indirilmiş olmanın Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki en çarpıcı örneği Bülent Ecevit’in kendisidir.”  Gerçekten de en meşhur örneği siyasete Kastamonu milletvekili babası Fahrettin Ecevit’in oğlu olarak giren Bülent Ecevit olmak üzere CHP tarihi, emekli veya muvazzaf paşaların, büyükelçilerin, hakim ve savcıların oluşturduğu “kast”ın kontrol ettiği kurultaylar, meclisler, hatta hükümetlerin tarihidir.

Örneğin hâlihazırda:
Gülsüm Bilgehan; İsmet İnönü’nün torunu,

Sencer Ayata; eski dışişleri bakanı Turan Güneş’in damadı,

Faik Öztrak; eski içişleri bakanı dede Faik Öztrak’ın torunu, yine eski içişleri bakanı baba Orhan Öztrak’ın oğlu,  Adnan Öztrak ve İlhan Öztrak’ın yeğenleri,

Osman Korutürk; Cumhuriyetin kurucuları arasında yer alan İttihat ve Terakki’ci Salah Cimcoz’un torunu,  6. Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’ün oğlu,

Bakın çok ilginç birşey yapacağız. Üçgen biçiminde birbirimize takacağız. Ben Haydar bey'e takıcam, Haydar bey Mehmet bey'e takıcak, Mehmet bey bana takıcak.” cümlesi ile hatırlamanızın kolay olacağı o meşhur haberde başrolü oynayan ve Türkiye siyasetine bütün katkısı bu müselles şakadan ibaret olan Hurşit Güneş; Turan Güneş’in oğlu olmaya borçludur CHP’den milletvekili seçilmesini.

Bu örnekler çoğaltılabilir. Bu isimlerin kendi asil işlerini ne derece hakkaniyetle yaptıkları, emekli olmadan önce ne işle meşgul oldukları ile değil neden bir gecede CHP ile bu derece yakın bir ilişkiye girdikleri veya girmek zorunda kaldıkları ile ilgileniyorum. Neden CHP’ de görev almak devlette çalışmaya devam etmek ile bir olarak algılanıyor? Bu gelenek Cumhuriyetle yaşıt bir ekstra emeklilik ikramiyesi midir bazı aileler için?

Bana kalırsa seçmen artık atanmış vekilliklerden bir hayır görmeyeceğini iyi biliyor. Parti başkanlarının bunu seçmenden daha önce kavramış olması lazım ama yazık ki Kemal Kılıçdaroğlu, kendisi bir “beyzade” olmamasına rağmen “aristokrat” vekillerle CHP’yi doldurmada, dahası  büyük çoğunluğunu hayatları boyunca CHP’ye üye bile olmadıklarını bildiği halde bir gecede Genel Başkan Yardımcılığı görevlerine getirmede bu “imtiyazlı kast”tan daha hevesli davranmıştır.

“…Mehmet Şimşek her ne kazandı ise kendi alın teri, emeği ve zekası ile kazandı. Türkçe bilmeyen, okuma yazma bilmeyen fakir bir köylünün çocuğu olarak başlayıp TC Maliye Bakanı olarak görev yaptığı yere gelmişse bunda bir zerre hak edilmemiş, himaye ile verilmiş kazanç yok. Faik Öztrak için aynını söyleyebilir misiniz? Türkiye’nin dede Faik Öztrak’a ödenmemiş bir borcu yok ki oğul ve torun Öztrak’lara mansıp ve makam vermekle uğraşalım.”

Fakirlik edebiyatı yapacak değilim ancak Yahya Sezai Tezel’in Mehmet Şimşek için söylediği, benim Fatma Şahin’e de şamil olduğunu düşündüğüm yukarıdaki tespiti Ak Parti’nin Batı’da nüfuzlu zümrelere kapattığı kapının Doğu-Güneydoğu’da aşiretlere kapattığı kapıyla aynı olduğuna dair naçizane düşüncemin akademik bir dil ile ifadesi olarak kabul edilebilir.

Bu vesileyle,  seçilmiş olmalarına rağmen yemin etmedikleri için mecliste bol bol vakitleri olduğunu düşündüğüm CHP’li vekilleri, parti isimlerinde hem cumhur hem halk kelimesi geçmesine rağmen neden bir türlü halkın partisi olamadıklarını düşünmeye davet edebilirim. Bu davetim karşılık bulur da bu hafta sonunu düşünerek geçiren CHP; bir türlü barışamadığı adalet ve kalkınma kelimelerini de içeren bir metin üzerinde uzlaşmaya varır ve bugün mecliste yemin ederse, kendisini “imtiyazlı zümreler” den bizi de bu “kast sistemi”nden kurtarmayı başarabilir.  

Hatta bakarsınız bu sayede Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Mehmet Şimşek’in bile yeşil karta ihtiyaç duyacak derecede fakir bir ablası olduğu gerçeğini anlayacağı tutar.

Dr. Hamid Aydın - Haber 7
hamidaydin@gmail.com / twitter.com/hamidaydin

Yorumlar2

  • cem canli 14 yıl önce Şikayet Et
    ÖNGÖRÜ-YATIRIM-PARAŞÜTLE İNME(MEYVAYI YEME). Bu ülkede sayısız örneği vardır,paraşütle yüksek yüksek yerlere inmenin.Örneğin 25-30 yıl öncesinden bu günleri görerek zamanında cemaatlere yatırım yapıp bu gün bu yatırımlarının meyvalarını alanlar, yani saadet zincirine paraşütle inenler gibi.
    Cevapla
  • maise 14 yıl önce Şikayet Et
    Asıl çarpıcı ornek. gelme şekli farklı olsa da asıl parasutle ınme tanımına uyan CHP'li, bizzat Kilicdaroglu'dur.
    Cevapla Toplam 3 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat