Vay Şerefsiz!
- GİRİŞ18.07.2011 08:43
- GÜNCELLEME18.07.2011 08:43
Muhtemelen The Times’a kapak olan Türkiye’nin tek Kürt sesli sanatçısı Aynur Doğan’dır. Hani şu TSK’nin ihmali ve PKK’nin saldırısı sonucu ‘elbirliği’ ile şehit ettiğimiz 13 kürt ve türk askerin yasının tutulduğu gece İstanbul Caz Festivali kapsamında verilen konserde yuhalanan sanatçı Aynur var ya işte o.
Protestocular önce, “Daha şehitlerin kanı kurumadı, Türkçe söyle” diye bağırmışlar. Ardından İstiklal Marşı’nı okumuşlar. Hatta sahneye pet şişe ve minder fırlatan ve kan isteyen bir vatansever inanmayacaksınız ama; “-Biz buraya Akdeniz şarkıları dinlemeye geldik, bunlar Akdenizli değil ki” bile demiş.
Ya hu bizim bildiğimiz yas tutan kişi bırakın caz konserlerine gitmeyi evindeki televizyonu bile açmaz. Keyif verici hiç bir şey yapmaz, güzel hiç bir şey giymez, sakal tıraşı olmaz. Dindar ise oturup bir yasin okur. Değilse bir tütsü yakar.
Yazabiliyorsa oturur ölüsünün ardından bir şiir yazar, yakabiliyorsa bir ağıt yakar. Hiç birine yetemiyorsa iki damla gözyaşı akıtır yanağından, acısına yaslanıp yatar.
Ya hu bunlar askere gitmemek için Açık Öğretim Fakültesi dahil memlekette bitirmedik üniversite bırakmayan vatanseverler değil mi? Tek bir askerlik anıları olmayan ama size askerden yırtmak için attıkları taklalarla ilgili 20 anıyı ayaküstü anlatan bizzat bu vatanseverler değil mi?
Ya hu bu devletin anayasasında davet edildiği konserde kendi anadiliyle türkü söyleyen bir sanatçıya ağzına gelen her şeyi söyleme lüksünü kendinde hak olarak gören densizleri halkı kin ve düşmanlığa teşvik etmek ve cezalandırmaktan mahkum ettirecek bir kanun maddesi yok mu?
Eğer yoksa yandık. 1999’da Magazin Gazetecileri Derneği yemeğinde Ahmet Kaya’yı linç eden kalabalık oradan kalkıp sarhoş naraları ata ata 12 yılda İstanbul Caz Festivali’nin yapıldığı yere varmış ve bize haddimizi bildirmeye gelmiş demektir.
Sizi bilmem ama ben şahsen 12 yıl sonra ne bir daha burnu kırılan Serdar Ortaç’ları ne de ceket kravat takıp katline sebep olduğu sanatçıyı mezarında ziyaret ederek çiçek bırakan “eskimiş” Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök’leri görmek istemem.
Hele hele döndüklerinde köşelerinde: “mezarlık görevlileri 12 yıldır sanatçının o çok güzel söylediği Türkçe türkünün her akşam üstü mezarından kederli nağmeler şeklinde yükseldiğini söylediklerinde çok efkarlandım: "ölürsem kabrime gelme istemeeeeeeeem... " diye yazmalarını hiç istemem.
Dr. Hamid Aydın - Haber 7
hamidaydin@gmail.com
twitter.com/hamidaydin
Yorumlar5