İşçiler iyi çalışsın, gülümse!

  • GİRİŞ01.08.2011 07:48
  • GÜNCELLEME01.08.2011 07:48

Sezen Aksu’nun şarkısında yoktur bu bölüm. Oysa bana kalırsa Kemal Burkay’ın “Gülümse” şiirinin en güzel dizesidir. Zaten bütün ideolojisini üstüne bina ettiği “çalışan” işçi sınıfı olmadan solun ne partisi kurulur ne şiiri yazılır.

Kemal Burkay, 1980 yılında, Ahmet Kaya’nın öldüğü yaşta, Lübnan üzerinden gizlice Türkiye’yi terk eder. Bu ikinci sürgünüdür. İlkine göre daha kısa süreceğini zannettiği, “-en fazla 4-5 yılda dönerim dediği bu ikinci sürgünü kendi ifadesiyle: ihtilal bitse bile sebep olduğu zihniyetin devam etmesi sebebiyle tam 31 yıl sürer.

Dün akşam üstü Atatürk Havalimanı’nda Kemal Burkay’ı bu sürgün hayatından dönerken karşılamaya Genç Sivillerle birlikte gittim. Hatta gitmeden önce yeterli kitleyi oluşturmak için gelişinden habersiz bazı duyarlı arkadaşlarımı bizzat arayarak havalimanına götürdüm. Aman Allah’ım o ne kalabalık!  Bir basın ordusu, bütün TV kanalları ve binlerce insan Dış Hatlar Terminali’ni doldurmuş durumda. İki dakikada yürümesi gereken yolu yirmi dakikada yürüyebildi Burkay. Aşırı sevgi gösterisinin yarattığı izdihamı önlemede 200 ü aşkın polis bile yetersiz kaldı. Ne kendisi konuşabildi ne de onca hazırlık yapan Genç Sivillerin Yurttan Kürtçe Sesler Korosu’nun söylediği şarkıyı dinleyebildi.

Kemal Burkay’ın medyaya teşekkür ederek basının kendisinin Türkiyeye dönüşü konusunda cesaretli bir tutum izlediğini söylemekle başladığı Taksim’deki Basın Toplantısı da çok yoğundu.

Kemal Burkay, kendisini Türkiye’ye çeken koşulların olgunlaşmasının sebebini 2. Yumuşama Dönemi’nde olmaya bağlıyordu. 1993’te Özal ve Talabani’nin iyi niyeti ile başlayan ateşkesin barışa bir şans tanıdığını ancak bu şansın heba edildiğini, bugün bu şansın tekrar oluştuğunu, kendisinin de barışa katkı için burada bulunduğunu söyledi. Kendisine 1993 te iyi niyetinden emin olduğu Özal ve Talabani gibi bu 2. Yumuşama Döneminde yine iyi niyetlerinden emin olduğu yeni isimler olup olmadığını sordum. Biraz üstü kapalı bir yanıt vermekle birlikte ikinci kez kendisinden daha net bir bir cümle almaktaki ısrarım üzerine Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın iyi niyetle bu süreçte çok önemli roller üstlendiklerini söyledi. Anayasa Mahkemesi’ni BDPyi kapatmamakla, TRT Şeş’i hem devlet televizyonu hem de Kürtçeye sahip çıkmakla  sürecin önemli aktörleri olarak gördüğünü belirtti. Hatta hakkında çok ciddi kuşkuları olmasına rağmen Kemal Kılıçdaroğlu’nun bile Kürt sorununu kabul etmesi ve aftan söz ederek Milli Savunma bütçesinin kısılması gerektiğine değinmesi sebebiyle sürece olumlu yönde katkıda bulunduğunu ilave etti.

Son yıllarda siyasi hayatımıza çok Kemal’ler girdi. Pek bir ağız tadı vermediler. Nedense bu “Mustafa” Kemal Burkay’la birlikte artık şehre barış geleceğine daha bir inanıyorum.

Şairler mahzun kişilerdir her zaman. O yüzden ne söyleseler söylesinler, ne kadar ümit verseler versinler hep hüzünlü cümleleri kalır akıllarda. Benim de aklımda en çok Türkiye’nin en çalışkan ve en mahzun sanat işçisi Ahmet Kaya’ya atfen söyledikleri kaldı:

Sürgünde kalp krizinden genç yaşta ölmediğim için şanslıyım.

Dr. Hamid Aydın - Haber 7
hamidaydin@gmail.com
twitter.com/hamidaydin

Yorumlar1

  • aslan demirbilek 14 yıl önce Şikayet Et
    keşke rejiminin tavırları böyle olsaydı ?. ama rejim diyorki gerekirse... kendim Komonistimi gerekirse kendim KÜRD ü mü de kendim yaratırım... ama yüzyıldır sorunları sadece ötelenmekten başka bi arpa boyu bile gitmemiştir çünkü Kürdler adına bi köy ismi bile yoktur...
    Cevapla Toplam 1 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat