Diktatörler hiç bir yere gitmez!

  • GİRİŞ24.10.2011 09:05
  • GÜNCELLEME24.10.2011 09:05

Her şey Zeynel Abidin Bin Ali’nin Tunus’ta Devlet Başkanlığı görevinin 24. yılını kutluyorken üniversite mezunu işsiz bir gencin uğradığı haksızlığı protesto için kendini ateşe vermesi ile başladı. Halk ayaklanmasına dönüşen bu eylem kısa bir süre zarfında Zeynel Abidin Bin Ali’nin  Suudi Arabistan’a kaçması ve isyan ateşinin diğer Arap ülkelerine sıçramasına sebep oldu. Öyle çok uzun sürdüğünü sanmayın bütün olan bitenler bir yılını bile doldurmadı henüz. Libya, 2011 başlarında başlayan eylemlerden nasibini almakta gecikmedi ancak diğer ülkelere göre liderinin daha fazla dayandığı söylenebilir. 

Muammer Kaddafinin linç görüntülerini izlediniz mi bilmiyorum. Ben izlememiş olmayı tercih ederdim. Bütün bir Arap coğrafyası hatta dünyayı ilgilendiriyor olmasına rağmen ben olan bitenin Libya halkı ile Muammer Kaddafi arasında cereyan eden ailevi bir mesele olduğu fikrine daha yakın oldum hep. Belki bunda Kaddafi’nin kendisini linç edecek Libyalıları sakinleştirmek için sarf ettiği “ben sizin babanızım” ifadesinin etkisi olmuş olabilir. Hasılı hiç haz etmedim o görüntüleri izlemiş olmaktan. Sanırım görüntülerin daha fazla şiddet barındıran bölümleri de var ancak linçin kimseyi mutlu etmediğine dair haberlerin yaygınlaşması bunların ortaya çıkmasını engelledi.

Bir kanalizasyonda kıstırılan Kaddafi’nin aylar önce isyanlar ilk başladığında isyancılar için lağım fareleri ifadesini kullanmış olması bir hayli ironik. Ardından olanları biliyorsunuz. Önce sözlü saldırılar başlıyor, ardından fiziki.  Sonra da ölünceye kadar dövülüyor hatta göğsüne ateş ediliyor. Libya’lıların içinde bir kuşku kalmasın diye de hali hazırda cesedin bekletildiği morg ziyaretlere açılmış durumda. İsteyen Libyalılar 5 dakikadan uzun olmamak kaydıyla girip Kaddafi’nin cesedini ziyaret edebiliyorlar.

Bu tür görüntülerin kimseye bir fayda sağladığı düşüncesinde değilim. Eğer sağlasaydı milyonlarca kişi tarafından ibretlik diye izlenen Saddam Hüseyinin idam görüntülerinin Kaddafi’ye, Bin Ali’ye, Hüsnü Mübarek’e hatta Beşar Esad’a bir fayda sağlaması gerekirdi. Ama olmadı. Kelimeyi Şehadeti bitirmesine izin verilmeden asılan Saddam’ın ölüm şeklinden ibretlik bir öykü çıkarabilseydi eğer yıllar öncesinden iktidardan çekilip ömrünün kalanını yine krallar gibi geçirebilirdi Kaddafi.

Galiba hiç bir kimse, hiç bir şeyden, hiç bir olaydan hiç bir ders çıkarmıyor ve benim başıma gelmez zannı en çok diktatörlerin aklını çeliyor. Herhalde Kaddafi’de son ana kadar olacaklar için içinde kendi lehine bir ümit besledi ve -bu kadarı olmaz diye düşündü.

İspanya’yı 36 yıl boyunca yöneten Franco, iktidarının son günlerinde ağır hastalanır. Bir çok kişinin ziyaretine geldiğini görünce hayretle yanındakilere sorar:

-Neden ziyaretime geliyor bunlar?

-Size veda etmek için, diye cevaplar yanındakiler. Ancak Franco’nun merakı giderilmemiştir henüz. Yeniden sorar:

-Nereye gidiyorlar ki?

Dr. Hamid Aydın - Haber 7
hamidaydin@gmail.com
twitter.com/hamidaydin

Yorumlar1

  • Aydın Levent ÖZKAN 14 yıl önce Şikayet Et
    Zalimler için yasasın cehennem. Sonraki aşamalarda kim bilir neler var? Böyle zalimler içindir yasasın cehennem denirken!.. Bazen bir deli bir milleti yıllarca esaret ve sefalete mahkum edebiliyor. Bence Kaddafi'de alınacak nice ibret mevcut!.. Şu yanibasimizdaki Esad var ya! Onun sonu nasil olacak çok merak ediyorum..
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat