Ulusalcıların amentüsü!
- GİRİŞ31.10.2011 10:10
- GÜNCELLEME31.10.2011 10:10
Onuncu Yıl Marşı’nı bilirsiniz. Bilmezseniz şaşarım zaten. Bakmayın şaşarım dediğime, kimisi bugünlerde bilmeyenin alnını karışlamak derdinde. Cumhuriyetin 10. yılı şerefine yazılmış, bestelenmiş bir marş. Maksat ulusa övgü. Hoş o dönem muhalefetine dair elimizde hiç bir kayıt olmadığından %76’sı köyde yaşayan ulusun bu övgüyü yutup yutmadığı hakkında pek bir fikrimiz olduğu da söylenemez.
Hasılı devlet bütün arzusuyla 1933’ten itibaren bu marşı kitlelere mal etmek için çok çaba sarf etti ama olmadı bir türlü. Şans 28 Şubat darbecilerinden yanaymış ki onların dönemine kısmet oldu marşın ünlenmesi. 28 Şubatçılar zaten hükümete her istediklerini yaptırıyorlardı, üstüne bir de Cumhuriyetin 75. Yılı kendi kudretli dönemlerine denk gelince uzun yıllardır Mehmet Akif Ersoy ve İstiklal Marşı’ndan haz etmeyen bu paşa(!)zadelere gün doğmuş oldu. Biliyorsunuz 75. Yıl kutlamaları için bu cenah bir 75. Yıl Marşı da besteletmişti ama tutmayınca Onuncu Yıl Marşı’na rücu ettiler. Özellikle Cumhuriyet Mitingleri günlerinde bu marşı okumayanın, ezbere bilmeyenin, ayağa kalkmayanın neredeyse dövüldüğü günleri de gördük. Ayağa kalkmak deyince aslında 2004 Öğretmenler Günü’nde hiç tahmin etmediğiniz biri bunlara hayli ince bir ayar vermişti ama örttüler üstünü hemen. Marmaris’te Kenan Evren Onuncu Yıl Marşı okunurken bütün öğretmenler ayağa kalkmasına rağmen o oturduğu yerden dinlemiş ve "10. Yıl Marşı, İstiklal Marşı değildir. İkisinde de ayağa kalkarsak farkı nasıl anlayacağız? Belki beni ayıpladınız; ama sırf bunu anlatmak için kalkmadım." demişti.
Neyse. Kenan Doğulu’dan Reha Muhtar’a bu marşı ekranlardan okumayan hemen hemen hiç bir sanatçı kalmamasına karşın ben yine de Serdar Ortaç’tan dinlemeyi tercih ediyorum. Malum bu marş ile Serdar Ortaç arasında aşikar bir ilişki var. O meşhur gecede Ahmet Kaya’ya yapılan protestonun şiddete dönüşmesinin fitilini Serdar Ortaç’ın kışkırttığı sanatçı korusunun söylediği bu marş ateşlemişti. Eh ben de bu mevzu ile Serdar Ortaç bahsi her geçtiğinde Ahmet Kaya’ya bir fatiha okumak bahtiyarlığına erişiyorum.
Malum Van Depremi dolayısıyla 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı törenleri iptal edildi ya bütün yurtta protesto varmış güya. Vay efendim şimdiye dek hiç Cumhuriyet törenleri iptal edilmemiş, vay efendim bu Cumhuriyet Bayramı törenlerini tamamen ortadan kaldırmanın provasıymış, vay efendim bu iptallerin depremle hiç bir ilgisi yok tamemen ikinci cumhuriyetin temelini sağlamlaştırma amaçlıymış. Yine güya halk kendisi kendi törenleriyle kutlamış 29 Ekim’i. Neyi kutluyorsak artık. Muhtemelen 75 milyon genç yaratmanın sarhoşluğudur kutlanan. Türke durmak yaraşmayacağı için önde , ilerde oluşumuzu da kutluyor olabiliriz. Karanlığın üstünde güneş gibi durmayı, imtiyazsız sınıfsız kaynaşmış bir kitle olmayı başardığımız için de kutlama yapıyor olabiliriz. Belki de tersine dönen dünyada yolumuzdan dönmediğimiz, ya da bütün başlardan üstün olan başımızla övünmeyi hak ettiğimiz için yapıyoruzdur bu kutlamaları.
Eee? Neden öyleyse 78 yıl önceki bir marşta ısrar ediyoruz kutlamalar esnasında. Kutlama diyorum da o küçümsediğimiz Çinlilerin yaptığı 2008 Pekin Olimpiyatlarının Açılış Töreni’nden bahsediyoruz sanki. Her biri ayrı bir prodüksiyon rezaleti. Evet evet hala neden ‘yurdun dört yanının demir ağlarla örülmüş olması’ ile övünüyoruz. Yeni bir marş, yeni övgüler yok mu? Bakın 100. Yıl geliyor. İster misiniz 100. Yıl kutlamalarını şimdiden organize eden iktidar bir de 100.Yıl Marşı besteletsin. Olur mu olur. Nasılsa bu “yürüyüş”çü gurubun yeni bir marş besteleyeceği de, topluma benimseteceği de, geçmişine sığınmaktan vazgeçeceği de yok.
1988 Siyasal Bilgiler Fakültesi Yıllığı’na sevilen bir okul hocasının bir vecizesini de koymuş öğrencileri. Konuya denk düşmesi babından zikretmekte fayda var:
“"Atalarıyla övünenler patatese benzerler. En işe yarayanları toprağın altındadır.”
Dr. Hamid Aydın - Haber 7
dr.hamid@estetistanbul.com
twitter.com/hamidaydin
Yorumlar4