Epstein, ada ve kadim uyarı: İslam'da kıyamet alametleri ışığında ahlaki bir değerlendirme
- GİRİŞ07.02.2026 09:10
- GÜNCELLEME07.02.2026 09:10
Epstein’in adası etrafında ortaya çıkan ifşalar, modern dünyayı derinden sarstı—yalnızca suçun niteliği nedeniyle değil, olaya karıştığı iddia edilen isimlerin güç ve nüfuz düzeyi sebebiyle: siyasi, mali ve kültürel elitler; uzun süre kendilerini hesap vermenin üstünde gören kişiler.
Bazıları için bu bir hukuk ve siyaset skandalıdır.
Bazıları için ise bir medeniyetin vicdanının açığa çıkış anıdır.
İslam’daki kıyamet alametleri perspektifinden bakıldığında ise, bu gelişmeler daha derin bir tefekkürü davet eder.
Son Zamanlardan Önce Aldatmanın Deseni
İslami rivayetler, tarihin son safhalarını ani bir kıyamet olarak değil, kademeli bir ahlaki çözülme olarak tasvir eder—yolsuzluğun normalleştiği, gücün günahı koruduğu ve hakikatin nüfuzun altında gömüldüğü bir dönem.
Bu rivayetlerde en dikkat çekici figürlerden biri Mesih Deccal’dir. Sahih hadislerde Deccal’in:
- Uzun süre gizli kalacağı
- Bir ada ve zincir tasviriyle anıldığı
- Kılıçla değil aldatmayla hükmettiği
- İnsanları arzular üzerinden tuzağa düşürdüğü
- Önce elitlerin, sonra kitlelerin ona uyduğu
- Olağanüstü hız, kontrol ve illüzyon yeteneğine sahip olduğu
özellikle vurgulanır.
Temel mesaj açıktır: Deccal kılıçla değil, ahlaki tavizler ve yanılsamalarla galip gelir.
Ada Motifi: Gizliliğin Coğrafyası
Peygamber ﷺ’den rivayet edilen meşhur bir hadiste (Sahih Müslim), uzak bir adada zincirlenmiş bir kişiden söz edilir; daha sonra bunun Deccal olduğu bildirilir. Âlimler asırlar boyunca bu “ada”yı hesap verilebilirlikten kopuşun sembolü olarak yorumlamıştır—hukukun ve kamuoyunun ulaşamadığı bir mekân.
Uzak, korunaklı ve olağan denetimin dışında bir ada; hüküm vermek için değil, tefekküre çağıran sembolik bir benzerlik olarak düşünülmelidir.
Son zaman anlatılarında ada, yalnızca coğrafya değil; ahlaki yalıtım demektir—gücün kendini dokunulmaz sandığı bir alan.
Kötülüğün İşleyişi: Önce Güçlüler
İslam’a göre şeytan, işe zayıflarla değil nüfuz sahipleriyle başlar:
“Sonra onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından yaklaşacağım…”
(A‘râf, 17)
Bu ifşalar, yolsuzluğun tanıdık bir mekanizmasını gözler önüne serer:
- Gizli ve gayri ahlaki ağların kurulması
- Güç ve statü sahiplerinin hedef alınması
- Ortak suç üzerinden bağlanma
- Karşılıklı şantaj yoluyla sessizlik
- Nüfuzun adalete karşı kalkan yapılması
Bu yeni değildir; yeni olan, perdenin aralanmasıdır.
Ortaya Çıkıştan Önce İfşa: Kur’ânî Bir İlke
Kıyamet alametleri ilminde çoğu zaman gözden kaçan bir gerçek vardır: Büyük fitneden önce ifşa gelir.
Firavun yıkılmadan önce çevresi açığa çıkmıştı.
Sahte iddiacılar düşmeden önce yalanları belirginleşmişti.
Deccal’in nihai ortaya çıkışından önce ise sistem içeriden çürür—hem de alenen.
Kur’ân şöyle buyurur:
“Allah, murdarı temizden ayırt etsin diye…”
(Enfâl, 37)
Bu bakışla küresel skandallar, kötülüğün gücünü değil; çözülüşünü gösterir.
Hız, Kontrol ve Teknolojinin Rolü
Hadisler Deccal’i; olağanüstü hız, kaynaklar üzerinde kontrol, algıyı manipüle etme ve hakikatle yanılsamayı karıştırma kabiliyetiyle tasvir eder.
Günümüzde yapay zekâ, dijital gözetim, deepfake teknolojileri ve psikolojik etki algoritmaları şunları mümkün kılıyor:
- Hakikati ve yalanı üretmek
- Anlatıları anında yönlendirmek
- Korku ve arzuyu kitlesel ölçekte yaymak
- Gerçek ile kurgu arasındaki sınırı silikleştirmek
Bugün, bilgimiz ve rızamız olmadan görüntülerimiz üretilebiliyor, seslerimiz kullanılabiliyor—bu, önceki çağların bilmediği yeni bir fitne boyutudur.
İslam araçların kendisini şeytanlaştırmaz; ancak uyarır: Araçlar hakikat yerine aldatmaya hizmet ettiğinde fitneye dönüşür.
Bu, Deccal’in Kesin Kanıtı mı?
İslami yöntem nettir ve temkinlidir:
Tek bir olay, kesin delil sayılmaz.
Önemli olan iddia değil, örüntüleri tanımaktır:
- Ahlaki görecelilik
- Arzuların kutsanması
- Elitlerin dokunulmazlığı
- Hayanın aşınması
- Hak ile batılın birbirine karışması
Bunlar yaygınlaştığında zemin hazırlanmış olur.
Asıl Soru: Kim Korunacak?
Mesele Deccal’in ne zaman çıkacağı değil, kimin korunacağıdır.
Peygamber ﷺ korunmanın yollarını öğretmiştir:
- Ahlaki berraklık
- Tevazu
- İlim
- Gizlide ve açıkta dürüstlük
- Güç uğruna vicdanı satmamak
- Kehf Suresi’ni anlamak ve okumak
Hadislerde belirtildiği üzere Deccal’in takipçileri çoğu zaman cahil değildir; eğitimli, etkili ve kendini “aydınlanmış” sanan kimseler de olabilir.
Son Bir Düşünce
Epstein ifşaları yalnızca bir suç hikâyesi değil; kötü ağların nasıl işlediğini, gücün günahı nasıl gizlediğini ve kibrin sonunda nasıl çöktüğünü anlatır.
İster bunu ahir zaman işareti, ister ahlaki bir uyarı olarak okuyalım; sonuç aynıdır:
Yolsuzluk kurumsallaştığında, ifşa kaçınılmazdır.
Güç sahiplerinin gizli günahlar devri kapanıyor.
Bundan sonra gelecek sınav, teknolojinin değil;
insan vicdanının sınavı olacaktır.
Dr. Mansoor Malik
Yorumlar5