Yapay zekâdan fenâ vadisine ve hakikatin marifetine

  • GİRİŞ28.02.2026 08:46
  • GÜNCELLEME28.02.2026 08:46

Farid ud-Din Attar’ın Büyük Mesajı ve Modern Dünyaya Hakikat Dersi

İnsanlık bugün eşi benzeri görülmemiş bir yol ayrımında duruyor. Zihinden daha hızlı hesap yapan, kavrayışımızı aşan kalıpları tanıyan ve insan düşüncesine benzeyen bir dil üreten makineler inşa ediyoruz. Yapay zekâ, bilgiyi olağanüstü bir hızla genişletiyor.

Fakat temel bir soru hâlâ ortada duruyor:

Zekâ artarsa, hikmet de artar mı?

Sekiz asır önce, ölümsüz eseri The Conference of the Birds (Mantıku’t-Tayr)’da Attar-ı Nişaburî, çağımıza doğrudan hitap eden bir cevap verdi.

Kuşların Meclisi — İnsanın Aynası

Attar’ın sembolik anlatısında dünyanın kuşları toplanır ve gerçek bir hükümdarlarının olmadığını fark ederler. Rehberlik, birlik ve anlam ararlar. Bilge Hüdhüd onlara Kaf Dağı’nın ötesindeki Simurg’dan söz eder.

Bu, bugünün insanının resmi değil mi?

Bilgimiz var — ama yönümüz yok.
Bağlantımız var — ama birliğimiz yok.
Verimiz var — ama kalpte susuzluk devam ediyor.

Yapay zekâ piyasaları, tıbbı ve sistemleri yönetebilir; fakat şu ezelî soruya cevap veremez:

Ben kimim? Neden buradayım? Bu gücün amacı nedir?

Yedi Vadi ve Modern Kriz

Simurg’a ulaşmak için kuşların yedi vadiden geçmesi gerekir: Talep, Aşk, Marifet, İstiğna, Tevhid, Hayret ve Fenâ.

Bugünün medeniyeti belki de Marifet Vadisi’nde, veri okyanusunun ortasında duruyor. Fakat Aşk Vadisi’nin önünde tereddüt ediyor.

Yapay zekâ hesap yapar, ama sevmez.
Empatiyi taklit eder, ama hissetmez.
Ahlâkı tartışır, ama vicdanı yoktur.

Attar bize şunu hatırlatır: Salt akıl menzile ulaştıramaz. Aşk Vadisi, bilginin kibrini yakar. Bugün teknolojinin kibrinin en büyük perde olması mümkündür.

Ayrılık Yanılsaması

Yalnızca otuz kuş hedefe ulaştığında bir ayna görürler. Simurg’un “Si-Murg” yani “Otuz Kuş” olduğunu fark ederler — aradıkları hakikat, arınmış hâlleriyle kendileridir.

Arayan ile aranan ayrı değildir.

Modern insan gücü dışarıda arıyor — makinede, kontrolde, tahminde. Oysa gerçek dönüşüm içeride başlar.

Yapay zekâ çağının asıl krizi teknik değil, ruhsaldır.

Dış güç artarken iç arınma olmazsa denge bozulur.

Zekâ ve Nefs

Yapay zekânın nefsi yoktur; o bir araçtır.
İnsanın ise nefsi vardır.

Tehlike, yapay zekânın insanı aşması değildir;
tehlike, insan nefsinin teknolojiyle daha da güçlenmesidir.

Attar’ın Fenâ Vadisi yok oluş değil, benliğin arınmasıdır. Nefs silindiğinde birlik ortaya çıkar.

Medeniyetimiz bu vadiden geçmezse, teknoloji şifa yerine ayrılığı büyütebilir.

Tahminden Huzura

Tahmin çağından huzur ve farkındalık çağına geçiyoruz.

Makine geleceği tahmin eder;
ama huzur kalbi dönüştürür.

Gelecek daha güçlü algoritmalarla değil, daha derin bilinçle korunur.

Attar’ın mesajı ebedîdir:
• Arınma olmadan güç fitneye dönüşür.
• Aşk olmadan bilgi kibir üretir.
• Benlik aşılmadan birlik gerçekleşmez.

Yapay zekâ insanın kapasitesini artırabilir; fakat yönü ancak uyanık bir kalp belirleyebilir.

En Önemli Mesaj

Kuşlar, hükümdarın dışarıda olmadığını; arınmış ve birleşmiş hakikatleri olduğunu anladılar.

Belki de bugünün dersi şudur:

İnsan, kendi ürettiklerinden korkmamalıdır;
niyetlerini arındırmalıdır.

Teknoloji aklın yardımcısıdır —
ama İlâhî sevgi ruhun rehberidir.

Eğer kibir, hırs ve benlik vadisini aşabilirsek, yapay zekâ olması gerektiği şey olur:

Hikmetin hizmetkârı — onun yerine geçen değil.
 

️ Dr. Mansoor Malik
Millet-i Aşk — Londra

 

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat