IMF Yönetiminde Liyakat Dönemi
- GİRİŞ18.05.2011 10:35
- GÜNCELLEME18.05.2011 10:35
IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn’ın cinsel taciz iddiası ile gözaltına alınması IMF Başkanlığı konusunda bazı ezberlerin bozulmasına sebep olabilir.
IMF gibi bir organizasyonda işler başkan olmadan da yürür, fakat bu olay hem Kahn’a hem de kuruma ciddi itibar kaybettirmiştir. Kahn için bu olayın daha önemli olan tarafı, 2012 de bitecek olan IMF başkanlığı görevinin ardından Fransa’ da gelecek başkanlık seçiminde Sarkozy’nin güçlü rakiplerinden biri olma şansını yitirmiş olması.
IMF ve Dünya Bankası’nın başkanlık seçimlerinde ABD ile Avrupa ülkeleri arasında yazılı olmayan bir anlaşmanın varlığından söz edilir. Bugüne kadar, IMF başkanları Avrupa ülkelerinden, Dünya Bankası başkanları da Amerikalılar arasından seçilmiştir.
Küresel kriz çok şeyi değiştirdiği gibi yazılı olmayan bu anlaşmayı da değiştireceğe benziyor. IMF Başkanlığı’na gelişmekte olan ülkelerden de başkan seçilebileceği konusu tartışılmaya başlandı. Hatta bu konuda birçok gelişmekte olan ülkenin maliye bakanları ve merkez bankası başkanlarının bu konuda baskı yaptıkları konuşulanlar arasında.
Bu konuda şimdiye kadar en etkili açıklamanı Brezilya Maliye Bakanı Guido Mantega’ dan geldiğini görüyoruz. Mantega, IMF ve Dünya Bankası Başkanlığı koltuklarının bugüne kadar adayların liyakatlerine göre değil, büyük ülkelerin kendi aralarındaki resmi olmayan anlaşmalara göre seçildiğini, bunun artık değişmesi gerektiği belirtti. Gelişmekte olan ülkenin krizden daha çabuk çıktığına, kriz sonrası gelişmiş ülkelere göre daha hızlı büyüdüğüne işaret ederek, IMF Başkanlığı’na bu ülkelerde deneyimi olan, başarıya imza atmış devlet adamlarının getirilmesinin doğru olacağını belirtiyor.
Gelişmekte olan ülkelerin IMF’de daha fazla söz sahibi olması konusundaki yorumların bir diğeri de Washington’daki Brooking Enstitüsü’nün danışmanlarından Eswar Prasad’dan geldi. Pascard, Kahn’ın yaşadığı bu olayın, gelişmekte olan ülkelerin adaylarının şansını artırdığına işaret ettikten sonra IMF’nin başkanlık koltuğuna Kemal Derviş’in, Singapur Maliye Bakanı Tharman Shanmugaratnam’ın ve eski Güney Afrika Maliye Bakanı Trevor Manuel’in aday olabileceğini belirtti.
.
Ve nihayet, Guardian gazetesi de, Strauss-Kahn’ın yerine, Güney Afrika’nın eski Maliye Bakanı Trevor Manuel, Hindistan Merkez Bankası Başkanı Sridhar ve yine Hindistan’ın planlama komisyonunun başkan yardımcısı Montek Ahluwalia’nın gelebileceğini, BM Kalkınma Programı’nın eski Başkanı Kemal Derviş’in de IMF’nin yeni başkanlığı için isminin geçtiğini belirterek, ‘’Derviş, bir Türk olarak Avrupalıların desteğini kazanacaktır’’ yorumunu yaptı.
Kemal Derviş’in, Almanya Başbakanı Merkel’in “Avrupalılık Testi”den geçemeyeceği düşünülse de, Derviş; Avrupa tecrübesi, Avrupa’daki lobisi ve özgeçmişi ile bu göreve uygun görülebilir ve hatta kimilerine göre de diğer adayların önünde olabilir. Fakat kırk yıllık kural biranda değişmeyeceği gibi, bu tür görevler devletler nezdinde lobi ve desteklerin sonucunda alınabilir. Devlet desteği olmadan sadece Avrupalıların desteği ile olacak iş değildir. Tabi Kemal Derviş’e devlet desteği verilmesi, Derviş’in olası IMF Başkanlığının Türkiye’ye sağlayacağı beklenen fayda ile doğru orantılı olacaktır
Murat Çemberci - Haber 7
ogeday88@hotmail.com
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol