Özel Meslek Yüksek Okullarımızın Hali
- GİRİŞ11.06.2011 06:56
- GÜNCELLEME11.06.2011 06:56
Seçimlere iki gün kala artık piyasaların da tamamen seçime ve sonuçlarına endekslendiği bir dönemde biraz da akademisyen kimliğimin verdiği tecrübe ile önem arz ettiğini düşündüğün bir konudaki görüşlerimi sizlerle paylaşmak istedim.
Ülkemizdeki eğitim sistemi gereği, lise eğitiminden sonra gençlerimiz üniversitelerin fakültelerinde lisans programlarında, meslek yüksek okullarında da ön lisans programlarında yüksek öğrenimlerine devam ediyorlar. Ön lisans programlarında daha çok mesleki eğitim ve becerilerini geliştirme amaçlı, pratiğe önem veren bir eğitim alırken, lisans programlarında ise daha çok akademik ve teorik bilgi içeren, analitik düşünme yeteneği ve bakış açısı kazandırmayı hedefleyen bir eğitim alıyorlar.
Son yıllarda sayıları hızla artan Vakıf Üniversitelerinin yanında aynı oranda artış gösteren Özel Meslek Yüksek Okulları kurulmaya başladı. Ülkemizin eğitim alanında, başta bilgi üreten ve beraberinde istihdam sağlayan bu tür kuruluşlara gerek özel gerek devlet kökenli olsun her zaman ihtiyacı var. Çünkü üniversiteler bilginin üretildiği mekanlardır. Üniversitelerde üretilen bilgilerin iş hayatına yönelik çıktılar şeklinde sanayiye servis edilmesi ciddi oranda katma değer yaratan sonuçlar doğurur. Fakat bu bilginin üretilmesi hiç de kolay değildir. Vasıflı insan gücü dediğimiz iyi eğitimli ve donanımlı bilim adamlarımızın yetişmesi ve arkalarında yeni öğrenciler bırakmaları gerekmektedir.
Gelinen nokta itibari ile Vakıf Üniversiteleri bünyesinde açılan Meslek Yüksek Okullarımızın ne yazık ki yeterli derecede iyi eğitim verdiklerini söyleyemiyoruz. Açılış amaçlarının tamamen iyi niyete dayalı olduğuna sonunda kadar inandığım bu kurumlarda, gerek insan kaynakları politikasındaki hatalardan, gerekse de “Özel” olmasının verdiği rahatlıktan dolayı ciddi bir başarısızlık söz konusu ne yazık ki. Başarısızlıktan kastımız, mezunlarının iş hayatındaki mesleki bilgi eksikliklerinin çok göze batıyor olması. Bizzat içinde bulunduğum dış ticaret sektöründe meslek yüksek okullarımızdan mezun gençlerimizin büyük bölümünün neredeyse bomboş bir iki yıl geçirerek iş hayatına başladıklarını görebiliyorum. İşsizlik sorunu ile boğuşan ülkemizde gereken işlerde vasıflı insanlar görememek ya da beklenenin karşılanamaması son derece üzüntü verici.
Henüz daha çok yeni olmaları sebebi zamanla düzelecekleri yönünde bir ümidim olsa da, gereken tedbirler alınmadığı ve düzenlemeler getirilmediği müddetçe daha büyük sorunlara yol açacaklarını düşünüyorum. Sayıları gittikçe artan bu kurumların aynı oranda kaliteli eğitim verip iş hayatına bilgili ve donanımlı gençler yetiştirmeleri hepimizin faydasına olacaktır.
Murat Çemberci - Haber 7
ogeday88@hotmail.com
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol