Bu mantıkla Gladyo sonsuza kadar yaşar
- GİRİŞ21.10.2008 06:08
- GÜNCELLEME21.10.2008 06:08
Bu ülkede o kadar çok hadise o kadar hızlı yaşanıyor ki! Bazen değil bir tespit yapmak, meselenin bir yönüne değinip geçme fırsatını bile yakalayamıyorsunuz. Bu durum, bazen şuuraltı yüklemelerin ince hesabının devamına yarıyor.
Çoğu kez iletişimdeki ince göndermeler ve sessizce çizilen imajlar insanların zihnine yapışıp kalıyor. Tabii bu arada tarihe yanlış notlar düşülüyor ve insanların şuuraltı müktesebatı yanlış işaret taşlarıyla bambaşka bir yöne çevriliyor.
Geçenlerde Hürriyet gazetesinde yer alan bir haber onca gürültünün arasında kaybolup gitti. Beğenirsiniz beğenmezsiniz, onu bilemem; Hürriyet'in önemli bir gazete olduğuna inanan birisi olarak arz edeceğim, haber diziliş biçiminin bende büyük bir üzüntüye sebep olduğunu söylemek zorundayım. Öyle inanıyorum ki vahim sonuçları hatırlatıldığında Aydın Doğan da, Ertuğrul Özkök de bu durumdan rahatsız olacaktır. O yüzden aradan bir kaç gün geçmesine rağmen buna temas etmeyi faydalı buluyorum. Bahsi geçen gazeteyi yıpratmak gibi basit amacın peşinde değilim; fakat bu kadar bariz bir iletişim hatasını görmezden gelmeyi de daha sonra oluşacak zincirleme bir kaza olarak görüyorum. Çünkü yapılanı Hürriyet gibi 60. yılını kutlayan bir gazeteye yakıştıramadım; Hürriyetçiler de yakıştırmamalı.
Olayı hatırlayalım: Bir kadın canlı bomba yakalandı geçenlerde. Olay herkesin malumu. Kadını günlerce takip eden İstanbul polisi kadın teröristi derdest etti de İstanbul bir felaketin eşiğinden döndü. İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, kameraların karşısına geçti ve canlı bombayı nasıl takip ettiklerini en ince ayrıntısına kadar anlattı. Görüntülerden ve fotoğraflardan anlaşıldı ki polis gerçekten görevini iyi yapmış ve feci bir olayın önüne geçilmişti. Bu habere her gazete ve televizyon yer verdi. Ancak hiçbiri Hürriyet titizliği (!) içinde yaklaşmadı olaya. Hürriyet'in ilk sayfadaki başlığı aynen şöyle: "Eşarbı çıkarınca yakalandı" iç sayfada da "Başörtüsü düştü, canlı bomba göründü". Ne anlıyorsunuz siz şimdi bu başlıklardan? Sanırsınız ki canlı bomba eşarplı bir kadındı, takip edilmiyordu, bilinmiyordu ve 'eşarbı çıkarınca' yakayı ele verdi. Canlı bomba üzerinden eşarp mesajını böyle verirseniz, aradan onlarca sene geçse bile başörtüsü sorunu çözülemez. Herkes biliyor ki kadın günlerce takip edilmiş, kılıktan kılığa girmiş, kamuflaj yapmış... Bu ülkenin en sıcak gündem maddelerinden biri başörtüsünü terör gibi meşum bir olaya bulaştırarak vermek doğru bir yaklaşım değil. Toplumsal barışa da zarar verir, gazeteciliğe de, Hürriyet'e de.
Aynı günün Hürriyet'inde Zahid Akman'ın bilmem kaç yüzüncü kez basılan resminin yanına 'Deniz Feneri'ni yazmak gazeteci görevi' denmiş. Doğrudur. Bir komplo kuşkunuz yoksa objektif kriterlerden taviz vermeyecekseniz, tercüme hataları deyip tarihe yanlış notlar düşmeyecekseniz vs. bu konuyu yazmak tabii ki gazetecilik başarısıdır. Ancak unutmamak lazım ki Taraf Gazetesi tarihin seyrini etkileyecek kadar vahim iddialarda bulundu ve bir sürü belge yayınladı da sadece üç gazete bu bilgiyi görmezden geldi. Ve Hürriyet o üçten biriydi. Ergenekon davası ile ilgili görmezden gelme ya da karikatürize etme temayülü üzerinde durmaya bile gerek yok; malumu ilam olur...
Vahim iddiaları nakletme yerine 'sızma' üzerine bir sürü şey söylendi. Tabii ki o da önemli ve o da sorgulanmalı; ancak herkes de biliyor ki ister Hürriyet isterse diğer gazetelerin ses getirici haberlerinin önemli bir kısmı da sızdırma bilgilere dayanıyor. Mesela şu ödüllere boğulan 'Askerimizin başına çuval geçirildi' haberi apaçık bir içerden sızmış bilgiydi. Herhalde durduk yerde Irak'ta yaşanan vahim bir olay Ankara bürosuna küt diye düşmemişti. Her neyse...
Asıl demek istediğim şu: Ergenekon davası başladı ve korkarım ki bazı gazeteler şuuraltı göndermelerin bin bir çeşit taktiğine yine başvuracak. Baştan beri bu olayı sulandırmak için çırpınıp duran meslektaşlarımız var. Bu davayı sulandırmak, sadece gazetecilik hatası olmaz; aynı zamanda bu ülkenin geleceğini gasp etmek anlamı taşır. PKK militanı bir canlı bombacıdan başörtüsü mesajı çıkarmak gibi bariz hatalara girilince insan endişeye kapılıyor. Çünkü bu mantıkla Avrupa kıtasında ayakta kalan son Gladyo'yu yenmek mümkün değil...
EKREM DUMANLI - ZAMAN
Yorumlar6
-
ali osmanoglu
17 yıl önce
Şikayet Et
hep aynı nakarat. sn dumanlı guzel bir konuya dikkatimi cekmis.sagolsun.kalemine saglık.yuregine saglık.bunlar bundan vazgececek gibi gozukmuyor sn dumanlıda bize dusen daha dogrusu bas ortulu ve onların es dost akrabalarına dusen vazife BOYKOT.evet boykot etmek sadece gazetelerini degil millete kakalamaya calıstıkları urunleride almamak.bakalım o zaman nerden beslenecekler.yıllardır vatandasın henm dinine imanına orfune sövecekler hemde kaz gibi yolacaklar.Mevla basiret versin milletimize...amin
Beğen
Cevapla
-
Ekrem Erol
17 yıl önce
Şikayet Et
Değmez!. Hürriyet'i (Yanlış anlaşılmasın gazeteyi kastediyorum) ağzına alıp, güzel nefesinizi tükettiğinizi değmez. Bizlere düşen bunların en küçük bir yayınını almamak (başbakan söyledi diye değil-ben Aydın Doğan bulaştığından beri ne hürriyeti, ne milliyeti ne de diğerlerini alıyorum) ilaveten bunların ürettikleri malları da almayın. Lütfen aldığınız malların ambalajını bir okuyun. Üreteni bilin. Size hakaret eden sizi "Bidon Kafalı", "Göbeğini Kaşıyan Adam" yapanların mallarını almayın!
Beğen
Cevapla
-
ALİ ÜNLÜER
17 yıl önce
Şikayet Et
HÜRRİYET BU BAŞLIKLA KENDİLERİNİDE AŞAGILAMIŞ OLDULAR BANA GÖRE. Başörtüsü düştü bomba yakalandı derken.Bu insan devamlı başörtüsü takan biri değil,yani başörtüsüyle dindar olmakla hiç alakası yok.Tam tersi inançtan yoksun birisi.Yani bu bombaları atan ve kullananlar başörtüsü takmayanlar,başörtüsünü kullanan insanlar.Bu da onların ikiyüzlülüğünü ve güvenilmez insan olduklarını gösterir
Beğen
Cevapla
-
Kadir Demir
17 yıl önce
Şikayet Et
Bölücüler. Bölücüleri ana kuzularımız gitmiş dağlarda arıyor.dağlardakini bırakın onlar piyon.gerçek bölücüler "Hürriyet"gazetesi gibi düşünen ve yazan gazetelerdir.insanları baş örtülü ve örtüsüz diye ayıranlar,laik anti laik diye ayıranlar,kürt,türk diye ayıranlar,"Hürriyet"ve benzeri gazeteleri takip ederseniz.hergün inceden inceye bu bölme çabalarını görürsünüz.ben bu tür gazetelere ve bunları hazırlayanlara "YAZIKLAR OLSUN" diyorum.
Beğen
Cevapla
-
lütfü töre
17 yıl önce
Şikayet Et
teneye altın denmez. sayın dumanlı hürriyet gazetesinin neyini önemli buluyorsunuz ki işleri güçleri patronlarının menfaatine haber yapmak hükümete çamur atmak,türbana kafa takmak buyrun önemseyin,
Beğen
Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle