Bu tartışma sandıkta biter
- GİRİŞ13.12.2010 08:21
- GÜNCELLEME13.12.2010 08:21
Belli dönemlerde sokak hareketleniyor. Protesto gösterilerinin biri bitiyor diğeri başlıyor. Demokratik bir ülkede bu manzaranın anlamı var aslında. İnsanlar, hoşnut olmadığı durumlara tepki gösterme hakkına sahip. Bu hakkın somut bir eleştiriye, net ifade edilebilir bir öneriye dayanması gerekir. Makul gerekçelere dayanan demokratik tepkiler halka mal olur, kamu vicdanında yankılanır. Aksi takdirde eylemlerin arkasında başka maksatlar aranır, kuşkular oluşur...
Son protesto eylemlerinin üzerinde kocaman bir soru işareti duruyor. Bunca kavga bir 'hak arayışı' mıdır; yoksa operasyonel bir hamle midir? Bu soruya net cevap vermek gerekiyor ki herkes tepkisini ona göre belirlesin. Bizim medyanın bir bölümü hadiseyi, 'hükümet karşıtlığı' kapsamında görüyor. Bu da olabilir. Çünkü basın da ideolojik bir duruş sergileyebilir; fakat 'ideolojik duruş' sergilemiyormuş gibi yapıp politik bir amaç üzerine ölçüsüzce abanmanın, bir bedeli vardır; onu iyi görmek gerekiyor. "Hey gidi günler..." diye iç geçiren bazı meslektaşlarımızın geçmişte yaşanan bazı acı olayları hatırlamasında fayda var. En azından ekranlara yansıyan protesto övgüsüyle halkın büyük çoğunluğunun buna verdiği sessiz tepkiyi mukayese etmesi gerekiyor. Neden mi?
Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz
(Ekrem Dumanlı - Zaman)
Yorumlar3