Derin örgütler ittifakı
- GİRİŞ21.02.2011 06:35
- GÜNCELLEME21.02.2011 06:35
Seçim yaklaştıkça mızıkçılık yapanların çoğalacağı, sokakların ısınacağı, provokasyonların peşi peşine sahneye sürüleceği ayan beyan ortaya çıkıyor.
Sandıktan umduğunu bulamayanların ve umudu kesenlerin yeni stratejiler geliştirerek eski planlarını tekrar sahneye sürdüğünü görüyoruz.
Nevruz'a (21 Mart) kadar, gerilimin tırmanmasını istiyor birileri. Sadece bir terör örgütünün elemanları tedhiş planının parçası olsa neyse. "Bu, onların tabiatında var." deyip geçersiniz. Halkın özgür iradesine inanmıyorlar zira. İstiyorlar ki, seçime gidilirken insanlar kararlarını öfkeyle, tepkiyle, tahrikle versin. Bu amaca ulaşmak için hadise çıkarmak, devletin güvenlik güçlerini hata yapmaya zorlamak; o hatalar üzerine yeni kışkırtmalarda bulunmak... Taktik hep aynı. Mesela, 'daha çok özgürlük'ten, mutlu olmuyor malum örgüt. 'Daha çok yatırım' yapılmasından rahatsız oluyorlar. 'Demokratik sistemin oturması'ndan endişe duyuyorlar. Çünkü örgüt ve örgütün emrinde iki büklüm olan siyasî yapının normalleşen ve demokratikleşen bir Türkiye'de popüler kalması mümkün değil. O yüzden var gücüyle provokasyona sarılıyorlar.
Köşe yazısının tamamını okumak için bu linik kullanabilirsiniz
(Ekrem Dumanlı - Zaman)
Yorumlar4