Kürt kardeşime açık mektup
- GİRİŞ22.08.2011 04:57
- GÜNCELLEME22.08.2011 04:57
Sevgili Kürt kardeşim;
Öteden beri hep şuna inandım: Zalime dur diyecek ancak ve ancak içeriden gelen ve gönüllerde dalga dalga yankılanan haykırışlardır. Firavun'u aciz bırakan, o görkemli saray ahalisinden namuslu ve cesur bir ferdin "Rabb'im Allah'tır dediği için bu adamı öldürecek misiniz?" diye feryat edip Musa'ya kol kanat germesiydi. O ses vicdanlarda öyle yankılandı ki zalimler dermansız kaldı, mazlumlar rahat bir nefes aldı.
Kürt sorununda zalimler ile mazlumlar yer değiştirdi. Dün faili meçhuller eşliğinde zulüm edene millet vicdanı "Yeter!" dedi ve şimdi o haksızlığın hesabı (yargı yoluyla) soruluyor. Kürtler adına hareket ettiğini söyleyen örgütçü zalimlerden kim hesap soracak? Tabii ki kanunlar. Ama ondan önce kamu vicdanı "Yeter!" demeyecek mi?
Birkaç gün önce haberlerde rastladım; şehit binbaşının anneciği, "Allah şehit oğlumu cennette Hazret-i Muhammed'e komşu eylesin!" demiş. Âmin! Yaralı kalple yapılan bu mukaddes dua kasvet dolu kalbimi titretti. Anaların duası geri çevrilir mi? Hâşâ! Cenaze evinden Kur'an sesleri yükseliyordu. İçim parçalandı. Kim o arslan şehidin alnından öperek son yolculuğuna uğurlamak istemez? Haber görüntüleri akıp giderken bir çığlık yükseldi. İki çocuğu yetim bırakan hain şebekeye "Allah belanızı versin!" diyordu. Ses o kadar samimi, o kadar yanıktı ki! Eminim o bedduaya milyonlar "Âmin!" diyordu. Bu mübarek Ramazan gününde dualar bedduaya dönüyorsa ehli insafı, ehli vicdanı göreve çağırmak gerekiyor. En başta da aklını yitirmemiş, vicdanını kaybetmemiş Kürtleri... Neden mi?
Sevgili Kürt kardeşim;
(Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz)
Ekrem Dumanlı - Zaman
Yorumlar1