O prangalardan kurtulmak için
- GİRİŞ26.09.2011 07:44
- GÜNCELLEME26.09.2011 07:44
Bir grup gazeteciyle Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Ortadoğu gezisini takip etmiştik.
Mısır, Tunus, Libya seyahatinden iki gün sonra yine yollara düştük. Bu sefer Birleşmiş Milletler 66. Genel Kurul toplantıları için New York'taydık. Başbakan Erdoğan, yoğun bir trafik içinde ikili görüşmeler yaptı. Dünya liderlerinin, hatta dünya medyasının Türkiye'ye özel ilgi göstermesi gözden kaçmıyor. ABD Başkanı Barack Obama'nın ikili temaslarda bulunduğu programında Erdoğan görüşmesine büyük önem atfediliyor. Obama-Erdoğan görüşmesinin saatlere yayılması bile özel bir anlam taşıyor.
Art arda gelen iki seyahatin sonunda şu gerçeği daha yakından hissediyorsunuz: Ortadoğu'ya gidiyorsunuz, gözler Türkiye üzerinde. Batı'ya gidiyorsunuz, hakkında en çok konuşulan ülke Türkiye. Bu yeni bir durum. Bu manzaraya bakıp sadece 'Vay be! Meğer biz neymişiz' demek, hamaset çadırının altına gizlenerek tarihi mesuliyetten kaçmak anlamına gelir. Gerçek şu ki Türkiye'nin sorumluluğunu artırıyor; artıracak da.
Türkiye dışarıya açıldıkça içerideki prangalar tek tek devreye sokuluyor. Ortadoğu seferi başlar başlamaz PKK-MİT görüşmelerinin gizli kayıtları internete düşmüştü. O kayıtları yayınlayan PKK hangi güçlerin ekmeğine yağ sürdüğünü ortaya koymuştu. Taşeron örgüt, Türkiye'nin Ortadoğu'da üstlenmek istediği rolü, efendileri adına, bertaraf etmek istiyordu. Türkiye büyük bir heyetle New York'a geldiğinde taşeron örgüt yine boş durmadı ve kanlı eylemlerine başladı. Art arda yapılan vahşi saldırılar, dünya çapında rol üstlenmeye hazırlanan Türkiye'nin imajını sarsmayı hedefliyordu.
(Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz)
Ekrem Dumanlı - Zaman
Yorumlar1