Maazallah!

  • GİRİŞ12.12.2011 06:43
  • GÜNCELLEME12.12.2011 06:43

Aynen böyle diyor Mehmet Ali Birand. Neden "Maazallah" dediğini de şöyle açıklıyor: "Bugün asker olgusu medyanın kafasından gitmiş değil.

Ortam değişirse medya hemen eskiye döner, 'Ne iyi oldu da geldiler' demekten çekinmez."

Acı ama gerçek! Kadim Türk medyasının vahim durumu bu. İçeriden konuşuyor Birand. Bilerek, görerek yapıyor bu tespitleri. Hakkalyakîn derecesinde konuya âşina olmasaydı böyle bir manzara çizer miydi: Türkiye'de medya, devletin bütün günahlarının tam ortağıdır. Benim meslektaşlarım yeterince ortaya çıkıp, "Ben özür dilerim" demedi. Kafasında, "Ya durum değişirse, hele biraz daha bekleyeyim" düşüncesi var.

Gerçeğin en çıplak halini tasvir etmiş Birand. Durum aynen söylediği gibi. İçten içe "askerin manşet attığı günler"i özleyenler olduğu gibi, tâ baştan beri AK Parti ile kimyası uyuşmayan ve "Bunlar gitsin de kim gelirse gelsin" diyenler de var. Hatta askerî vesayetin gölgesinde yaşanırken insanların daha mutlu olduğunu tevehhüm ve tahayyül edenler bile bulunmakta. Türkiye'nin ekonomik açıdan krizlere dirençli olması, bazı insanları niçin rahatsız ediyor sanıyorsunuz? Bu ülkenin zenginleşmesinden en çok istifade eden kitlelerin, kaotik zaman dilimlerine nostaljik göndermeler yapmasının bir anlamı olması gerekmiyor mu?

Tecrübeyle sabit ki Birand, yaptığı açıklamalardan dolayı yine linç edilecek, arkasından esip gürleyecek, fırsatını bulabilirlerse yerden yere vuracaklar. Ama manzaranın dehşeti değişmeyecek. Kadim medyanın bir bölümü silahların gölgesinde gazetecilik yapmayı, muhafazakâr bir iktidarın demokratik reformlar yapmasına tercih eder, ediyor.

Darbe davaları ile ilgili yapılan yayınlar incelendiğinde asker-medya ilişkisi ayan beyan ortaya çıkıyor zaten. Ümraniye'de ele geçirilen bombalar sanki hiç yokmuş gibi, Eskişehir'de bulunan silahlara dair haberler sanki bazı medya kuruluşlarına hiç ulaşmamış gibi, Poyrazköy'de, Gölbaşı'nda yapılan kazılarda ortaya çıkan mühimmatın, suikast listelerinin, "seminer" denilerek geçiştirilmeye çalışılan darbe planlarının sanki hiçbiri haber değeri taşımıyormuş gibi, Gölcük'teki askerî tesiste, döşeme altlarında çuvallarla bulunan belgeler Türkiye'de değil de Mars'ta bulunmuş gibi...

Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz


Ekrem Dumanlı / Zaman

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat