Yeni yılda asla!

  • GİRİŞ02.01.2012 06:36
  • GÜNCELLEME02.01.2012 06:36

Ömür sayfalarımızdan bir yaprak daha tarihe karıştı.

Artık takvimler 2012'yi gösterecek. Her yeni sayfa yeni bir başlangıç olduğuna göre insanın yeni bir muhasebe yapmasında fayda var. Geçmişin hatalarına takılıp kalmak için değil; istikbali daha doğru ufuklara odaklayabilmek için...

Bizden önceki nesiller, daha önceki nesiller, ondan da önceki nesiller... Nerdeyse üç yüz senedir huzur yüzü görmedi bu millet. Bölünme, parçalanma, dağılıp savrulma korkusuyla yaşadı; daha doğrusu yaşatıldı. Güvenlik sendromu, insanları da devletleri de anormal bir refleksin içine atar. Herkes aslî görevini unutur, hayatı hem kendine hem ötekine zindan eder.

Kavmiyetçilik düşüncesi Osmanlı'nın pek bilmediği bir duyguydu. Farklı kavimler, farklı dinler, farklı diller... Hepsi yan yana, içi içe yaşardı. Fransız İhtilali yeryüzünü dalga dalga kuşattığında ecdad, o artçı şokların ayrılık-gayrılık fikrinin nasıl bir felakete dönüşebileceğini tahayyül edemeyebilirdi. Edemedi de. Yetmiş iki milleti bir arada tutan o sırlı vazo çatırdayıverdi. O gün bugündür bu ülkenin çocukları kamplara bölündü, çatıştı, vuruştu, bitap düştü. Hadiseler yatışınca anlaşıldı ki o amansız kavgalardan zaferle çıkmak mümkün değil.

Müslim ve gayrimüslim, sağcı ve solcu, Alevi ve Sünni, laik ve anti-laik, Kürt ve Kürt olmayanlar... Ne zaman bu ülke şu menhus ayrışmalardan yakasını kurtaracak? En kilit soru bu! Şayet bu suale doğru ve kapsayıcı bir cevap bulamazsak daha nice yıllar gelip geçecek ve kadim kavgaların ortasında tükeneceğiz. Her yeni yılı umutlarla karşılayacağız; ancak aynadaki yansımamızla giriştiğimiz anlamsız mücadeleden yorgun düşüp yerlerde sürüneceğiz.

Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz


Ekrem Dumanlı / Zaman

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat