Gelecek fasıl Aydın Doğan’dan

  • GİRİŞ23.02.2009 13:22
  • GÜNCELLEME23.02.2009 13:22

Ağzımdan ilk dökülen cümle “Haydaaaa” oldu. İlk işim cep telefonuma gelen davet mesajını –acaba dikkatli okumadım mı diye- yeniden gözden geçirmek oldu. “Sevgili Dostumuz bu ayki Geleneksel Fasıl Toplantımızı 20 Şubat Cuma akşamı saat 19.30 Topkapı Barcelo Eresin Otel Topkapı Salonu’nda yapacağız. Hicazdan mahura uzanan âşina şarkıları terennüm eyleyerek. Sevgiler, Selamlar. Erhan KÖKNAR-Fehmi KORU”

Her şey normal gözüküyordu. Mesajı atan benim “spordan Erhan” ismini taktığım, Yeni Şafak gazetesinden organizatör arkadaşımız Erhan Köknar’dan geliyordu ve özel bir durum yoktu. Ki bazı özel durumlarda fasıl günü arayıp (mesela geçen ay Başbakan’ın katılacağını haber vermişti... ama gelmedi) haberdar ediyordu gün içerisinde.
Eresin Otel’de Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir’in sponsorluğunda gerçekleşen fasıl gecesinde Aydın Doğan ve uzun zamandır katılmayan Ahmet Hakan’ı görünceye kadar her şey normaldi. Belki bu da normal sayılabilirdi.

Ancak...

Cumhuriyet tarihimizde bir basın kuruluşuna maliye tarafından kesilmiş en büyük cezanın hemen ertesi akşamında karşımda Aydın Doğan’ı görünce “stres atmaya” geldiğim gece boyunca kafamı toparlayamadım desem yeridir...
Her ne kadar Fehmi Ağabey “yok canım sadece eğlenmeye geldi, fasıllar müthiş dinlendirir, kafa dağıtır, teselli yeridir,” dese de, bende “kan kusup kızılcık şerbeti içtim görüntüsü” vermeye çalıştığı intibaı uyandırdı. Yine Fehmi Ağabey “Biz çok önceden beri davet ediyorduk kısmet bugüneymiş,” dese de “peki ama Rodos gezisinden bu yana aldığı davete şimdi icabet etmek niye” düşünüp dillendirmeden edemedim.

Elbette mevzu Aydın Doğan olunca bir haber değeri olacak, fasıl sonrasında bu farklı şekillerde yorumlanacaktı.
İktidarla uzlaşmanın yolunun “fasıl”dan geçmiş olacağına inanmış olabilir mi Aydın Doğan?

İktidara “tamam artık uzlaşalım, ben de sizinkilere o kadar uzak değilim” mesajını vermek istemiş olabilir mi?

İki yıldır fasıla katılan isimlerin genelde muhaliflerden oluşması, Fehmi Koru’nun son dönemlerde genelde iktidara yönelik muhalefetine baktığımda, Aydın Doğan’ın yanlış yolda olduğunu dahi söyleyebilirim.

Tabii fasıla katılan az sayıda kadın olmasına rağmen “kadınlar çiçektir” nezaketinde masalarımıza çiçek konulmamıştı (Aydın Bey her zaman geliniz lütfen). Bircan Eresin tarafından masalarımıza oldukça güzel (adını bilmiyorum) çiçek konuldu.

Doğan neredeyse tüm şarkılara eşlik edip gerçekten “kafa dağıtırken” ben inanılmaz kafa yordum diyebilirim.
Aydın Doğan’ın gecenin sonunda “Dünya nimetlerinden istifade etmek ne güzelmiş. Bu kadar stres yapmak niye? Bu gece benim için çok güzel oldu. Çok eğlendim. Bir dahaki fasılda benim misafirimsiniz, arzu ederseniz Hilton arzu ederseniz yine Eresin’de yapalım” daveti “mahalle”yi birleştirici bir davet olarak sevindirmekle birlikte beni şaşırttı.
Bilmem belki de gerçekten bizler buzağı arıyoruz boş yere. Ama sonuçta medya patronları düzeyinde katılım olmayan bir ortama Aydın Doğan’ın bütün doğallığıyla katılmış olması tabii ki şaşırtıcı. Belki bütün yorumlar buna istinaden yapılacak. Fakat gece boyunca Aydın Doğan’ın tavırlarının son derece rahat olması, bizim mahalleye protokol
endişesi olmadan gelmesi, sevindiriciydi.

‘Topyekun Savaş’ günlerini geride bıraktı mı, sormak isterdim ama o kadar şaşkındım ki, bir şey söylemeye cesaret edemedim.

 Asude Cafe’de bir sahur gecesinde başlayan “fasıl gecesi” artık “Fehmi Koru’nun fasıl geceleri” klasiğine dönüştü.
Önce kısaca Asude Cafe’den bahsetmek gerekiyor.

Asude Cafe, kimi masalarında okey, hapis, tavla oyunlarının oynandığı kimi masalarında ise Maşuk’un güleryüzü ve tavşankanı çaylarıyla demlenen “siyaset-medya” tartışmalarının yaşandığı Tophane kahvesi. Fehmi Koru’nun anlatımıyla “Bizim arkadaşların tercih ettiği bir İstanbul/Tophane kahvesi. Bir kahvede ne yapılıyorsa orada da onlar ve daha fazlası yapılıyor” diye açıkladığı o meşhur yer...

Bir sahur gecesi Nuray Mert’in organizasyonuyla toplandığımız Asude’de, komutan Turan Korkmaz’ın evinden hazırlatıp getirdiği ikramlarıyla sahurumuzu yaparken, Yeni Şafak gazetesi yazarı Yasin Aktay’ın uduyla çalıp söylediği şarkılara eşlik ederek unutulmaz bir sahur gecesi yaşamıştık.

İşte bu gece, “Fehmi Koru Fasıl geceleri”nin de başlangıcıdır.

2007’den 2009’a kimler geldi kimler geçti “fasıl geceleri”nden...

Değişmeyen çelik kadroda yer alan isimler şöyle, Ahmet Ertürk (TMSF Başkanı), Ali Bayramoğlu, Mehmet Barlas, Yusuf Ziya Cömert (Yeni Şafak gazetesi yayın yönetmeni), Selahattin Sadıkoğlu (Bugün tv Yayın Yönetmeni), Mustafa Karaalioğlu (Star Gazetesi Yayın Yönetmeni), Mustafa Demir (Fatih Belediye Başkanı), Candan Karlıtekin (THY Yönetim Kurulu Başkanı), Hamdi Topçu (THY Yönetim Kurulu üyesi), Aziz Yeniay (Küçükçekmece Belediye Başkanı), Hüseyin Lüleci (Fehmi Koru’nun kadim dostu), Metin Yurdagül (Ülker grup sözcüsü), Mehmet Kamış (Zaman Gazetesi Yayın Yönetmen Yardımcısı), Nursel Tozkoparan (Kanal 7 Eğlence Programları Müdürü), Ahmet Rasim Küçükusta (Dr. Udi) ve Adnan Çoban (Fasılı hazırlayan sanatçı dostumuz.)
Şimdi de Aydın Doğan eklendi. Hayırlı olsun.

GECEYE DAİR NOTLAR

* Yemekten hemen sonra Mustafa Karaalioğlu, Selahattin Sadıkoğlu fasılı beklemeyip kalktılar.

* Kanunda Dr. Akif Köksel, kemanda Şükrü Özoğuz, mızraplı tanburda Hulusi Babalık ve udda Dr. Ahmet Rasim Küçükusta vardı.

* Çalan ve söyleyenlerin yarısından çoğu doktor olunca kaçınılmaz olarak “çılgın doktorlar, arada bir Tıp’tan doktor da çıkabilir” esprileri yapıldı.

* THY Yönetim Kurulu Başkanı Candan Karlıtekin yine hazırlık olarak geldi bu seferki repertuarında ‘Senin coşkun suların koynuna mehtap alamaz’ ve ‘Kaçıncı faslı bahar bu solar gider emelim’ şarkılarını seslendirdi.

* Bütün şarkılara eşlik edenler arasında Atilla Koç’da vardı.

* Samime Sanay’ın erken sahne alması gecenin şaşkınlığı oldu ve hepimizi afallattı. Afallayan sadece bizler değildik, Sanay da “ben yılların solistiyim, şimdi uvertür mü oldum” diye sözler etti. Sonradan anlaşıldı ki Aydın Doğan erken kalkacağı için Samime Sanay’ı dinlemeden kalkmak istememiş.

Yorumlar5

  • kenan mert 16 yıl önce Şikayet Et
    iğreniyorum. evet iyiden iyiye iğrenmeye başladım Türkiye deki siyaset medya ilişkisinden ve sözde aydın yazarlardan vs lerden...taraflardan tarafsız olanlardan. insanın aklına hemen şu soru geliyor... ulan neyi paylaşamıyorsunuz. artık paylaşacak bir şey kalmadı. BİTTİ...
    Cevapla
  • selim bahadır 16 yıl önce Şikayet Et
    FASILDAN ARTA KALAN NE ŞİMDİ?. Aynı yazıyı Ahmet Hakanda yazdı. Görünen oki ortada hakikaten bir şey olduğu yok. Aydın Doğanın fasıla katılmasının nesi garip? A. hakan yanında olmasa idi hayatta katılamazdı. Ne ki Aydın Doğan aramış Ahmet Hakanı oda ayrı bir konu. Son tahlilde muhafazakar gazeteci takımı ile bir grup liberal içip eğlenmişlerdir. BUndan ötesi lafü güzaf
    Cevapla
  • Süleyman TOPCU 16 yıl önce Şikayet Et
    ANLAYAMIYORUM. A. Doğan iktidara yaranabilmek için yapıyor. ya birbirlerine olmadık laflar eden F. Koru en başta. nasıl bu kadar riyakar olabiliyorlar?
    Cevapla
  • hasan şahin 16 yıl önce Şikayet Et
    yeni yer mi. zaman, yeni şafak herhalde doğan'a yolculuk var gibi! bilmem ne der, Fehmi bey! Önceden iş hazırlamak iyi olur kriz günlerinde işsiz kalınmaz! yolun bahtın açık olsun! davartsiz misafir de iş ayarlar!
    Cevapla
  • mustafa şahin 16 yıl önce Şikayet Et
    bu fasıldan ne çıkar. her ay stres atmak için toplanılan bir davet. isimleri saymışsınız çok güzel. bir memur bir gazeteci bir patron bunların gerçekten bir arada bulunması gerçekten ayıp. hadi gazeteci patron anladık ne iş bir memurun bir patronla aynı yere takılması. size bir ayar verilmesi gerekiyor inşallah birileri bu gidişinize dur der malum gidişiniz gidiş değil. bu fasıldan stres çıkmaz. anlayacağınız bu fasıldan bir kuş çıkar. sizde öyle kala kalırsınız stresinizle.
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat