Eğer Başkan olsaydınız...

  • GİRİŞ01.07.2026 08:49
  • GÜNCELLEME01.07.2026 08:56

… Hangi ülke liderini örnek almak isterdiniz?

Veya

Hangi başkanı başarılı bulup onu taklit etmek isterdiniz?

BM DAİMİ ÜYELERİ

Öncelikle

Dünyanın en güçlü ülkeleri olup

BM’de veto hakkı bulunan 5 ülke liderinden başlayalım. Veto hakkı olmasa da dünyanın en güçlü ekonomileri arasında yer alan Almanya ve Japon liderlerini de -mevzunun anlaşılması için- eklemeyi düşünüyorum.

TRUMP

Dünyanın

En güçlü ekonomisi ve silahlarına sahip olan ABD’nin Başkanı ilk akla gelen olabilir.

Ancak şu anda

Hiçbir ülke başkanı Trump’ın yerinde olmak isteyeceğini veya onu örnek alacağını sanmıyorum.

Neden?

Çünkü içeride Epistain, dışarıda İran’la başı dertte.

Siyonist Yahudilerin elinde de oyuncak haline gelmiş vaziyette. Her an onun ve karısının Epistain Adası’nda çekilmiş fotoğraflarını servis etme şantajıyla tehdit ediliyor.

Bundan dolayı

Sıçan kadar bir ülke olan İsrail’e sözünü geçiremiyor.. verdiği sözü ertesi gün yemek zorunda kalıyor.

Bu haliyle Trump;

Dünya kamuoyunda sözüne güvenilmez, her an ne yapacağı belli olmayan bir lider haline gelmiş durumda. Son İran savaşında da görüldü ki, Amerika’nın ‘süper güç’ olma efsanesi ciddi bir çizik almış durumda.  

PUTİN

Elindeki nükleer silahlar,

Geniş bir coğrafya,

Petrol ve doğalgazdaki üstün avantajları,

Orman ve diğer yeraltı kaynakları ile çok büyük bir gücü kullanmasına rağmen Putin’in o eski karizması artık yok.

Putin Ukrayna savaşında hiç tahmin edemeyeceği bir hayal kırıklığına uğradı. Belki de batılıların ona kurduğu tuzağın farkına varmadı.

Şöyle ki;

Putin, Kırım, Luhanks ve Donekst’i ilhak ettiğinde Avrupa ve Amerika sesini çıkarmamış o da bu işin çok kolay olacağını zannetmişti.

Bunun üzerine Zaporjiya bölgesi ve Herson’u da kapsayan bir katılım anlaşması imzaladı.

Bu aslında

Kırım’ın ilhakından sonra batı dünyasının Putin’e kurduğu ‘gel..gel’ tuzağıydı. Putin bu tuzağa düştü.

Çünkü

Hem maddi olarak bu kadar geniş bir alanı kontrol etme gücü yoktu,

Hem dünya kamuoyu nezdinde haksız duruma düştü,

Hem de savaşın eski usullerle yapılmayacağını.. her şeyi top tüfek ve tankla halledeceğini sandı. Zaten Ukrayna ne ki? Eski bir vilayeti…   

CEPHEYE ASKER

Yani Putin;

Ukrayna’nın savaşacağına ihtimal vermiyor, savaşsa da işini bir haftada bitireceğini sanıyordu.

Bundan dolayı ayı gibi Ukrayna’ya daldı (Rusya’da ayı hakaret maksadıyla kullanılmıyor tam aksine ayı mübarek bir hayvan muamelesi görüyor. Nitekim Rusya eski başbakanının soyadı ‘Ayıoğlu’ anlamında Medvedev’dir)

Putin

Ukrayna’ya daldı ama işler masa başında hesap ettiği gibi gitmedi.

Cepheye sürdüğü binlerce asker bir türlü düzeni tutturup cepheye ulaşamadı.

Halbuki

O büyük askeri konvoy yola çıkarken büyük bir dehşet saçmış ve cepheye varır varmaz Ukrayna’nın işini bitireceğine dair sadece Rusya’da değil tüm dünyada genel kabul görmüştü.

Ancak

Ne o askeri konvoyun akıbeti ne de paralı askerlerden oluşan Wagner grubundan bir daha ses seda çıkmadı. Savaşa asıl yön veren unsurlar uzun menzilli füzeler İHA ve SİHA’lar oldu.

PİŞMANLIK

Putin şu anda çok pişman.

Savaş 4 yılı aşarak beklediğinden çok daha uzun sürdü.

Bu arada ekonomisi bozulduğu gibi

Moskova bile ateş altına girdi. Ukrayna’dan hiç beklemediği bir direnişle karşı karşıya kaldı.

Putin,

Karizmasının çizileceğinden endişe etmese hemen barış masasına oturacak

Ama

Düne kadar vilayeti gibi olan Ukrayna’yı eze eze yenmeden aynı şartlarda masaya oturması ona çok ağır geliyor. Bundan dolayı da savaş sonu belli olmayan bir yöne doğru gidiyor.

Yani?

Yanisi şu:

Putin de örnek alınacak bir lider değil...

MACRON

Fransa devlet başkanı Macron’un hali ise içler acısı. Gelen tokatlıyor giden tokatlıyor.

En son

Karısı da onu tokatladı

Ama

O işi şakaya vurarak “aile arasında olur böyle şeyler…” diyerek işi şakaya aldı.

Neyse,

Biz Macron’un dünya siyaset sahnesinde nasıl tokatlandığına bakalım.

AKDENİZ

Malum olduğu üzere gemilerimiz

Petrol ve doğalgaz aramak üzere Doğu Akdeniz’e gitmişti. Burada Kıbrıs’tan doğan haklarımızı kullanacaktık.

Bunu haber alan Yunanistan ve Kıbrıslı Rumlar ayağa kalktı.

Ve çocukça bize; “Daha ileri giderseniz sizi Macron abimize şikâyet ederiz…” manasına gelecek şeyler yazıp çizdiler.

TENEKE

“Abileri” Macron da durumdan vazife çıkararak Amiral gemisi De Gaulle’yi yardıma gönderdi.

Bizim ‘Koral’ geminin elektronik sistemlerini kilitleyerek gemiyi Akdeniz’in ortasında koca bir tenekeye çevirmesiyle Macron tokadı yiyerek bizden ilk siftahını yapmış oldu.

Bundan sonra Macron’la Afrika’da da birkaç kez karşı karşıya geldik. Fransız askerlerinin boşalttığı ülkelere Türk askeri girdi diyeyim ne demek istediğim anlaşılır herhalde.

Yazı uzamasın diye detaylara girip ülke isimlerini yazmıyorum.

Bu arada Macron;

Trump ile yan yana gelmekten korkar hale geldi. Aldığı tüm tedbirlere rağmen Trump’ın onu şamar oğlanı gibi kullanmasının önüne bir türlü geçemiyor.

En son Trump

Onu, Almanya Başbakanı ve İngiltere Başbakanının da bulunduğu Avrupa liderlerini karşısına alıp, kendisi de patron koltuğuna oturmak suretiyle toplantıyı icra etmişti.

Yani?

Söylemeye gerek yok. Macron’un da özenilecek veya örnek alınacak bir tarafı yok.

Yazı uzadığı için

Almanya, İngiltere, Çin, Japonya ülke liderleri ve Cumhurbaşkanımız ile ilgili görüşlerimi gelecek yazıya bırakıyorum.

Emin Batur / Haber7

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat