Cop soktular

  • GİRİŞ20.06.2014 13:10
  • GÜNCELLEME20.06.2014 13:10

Mamak’ta kurulan mahkemenin huzurunda davanın çok önemli sanıklarından biri vardı… 

Korkunç işkencelerden geçmişti. Vücudundaki pek çok kemik kırılmıştı. Bunlara ait raporlar da tutulmuştu. Ülkücü Hareket’in önemli isimlerinden olan sanık, işkenceleri anlattıktan sonra hıçkırıklara boğuldu. Bir şeyler söylemek istiyor ama hıçkırıkları engel oluyordu. 

Hakim Albay Vural Özenirler, araya girdi: 

-Kendinizi iyi hissetmiyorsanız sorguya daha sonra devam edebiliriz. İstiyorsanız oturabilirsiniz de. 

Belli belirsiz bir “hayır, konuşacağım” kelimeleri duyuldu. Ancak, hıçkırıklar bir süre daha devam etti. 

O isim, bir ara kendini toplayıp aynen şunları söyledi: 

-Bana işkence yapanlar, “Sen erkekliğinden oldun ama seni zevkten mahrum etmeyeceğiz” dediler. Cop soktular. 

Koca salon bir anda karıştı. Arka bölümde bulunan dinleyici sıralarından “Allahsızlaaarr” diye bağırmalar yükseldi. Büyük bir öfke patlaması yaşandı.

Salonda bulunan 500’e yakın sanıktan bir bölümü sıraların üzerine çıktı. Duruşma hâkimleri ve Savcı Nurettin Soyer, kürsüyü terk etmek zorunda kaldı. 

Oradaydım, yaşananlar kelimelerle anlatılacak gibi değildi! 

***
Eski Bakanlardan Yaşar Okuyan da o davanın sanıkları arasındaydı. Bir süre önce isim vermeden “12 Eylül döneminde Ülkücü liderlerin ırzına geçildi” demişti. Kastettiği başka isimler de vardı. 

Solda da durum farksızdı. Çevremde, o dönemin işkenceleri yüzünden çocuğu olmayan isimler tanıyorum. Bunlardan bazıları tazminat davaları dahi açtı. 

Öyle bir dönemdi ki, yaşamayan bilemez! 

Mamak Askeri Ceza ve Tutukevi’nde bir sabah tutuklulara kola dağıtıldı. Bu, alışılmış bir uygulama değildi. Herkes büyük merak içindeydi. Neler oluyordu, neden böyle bir uygulama yapılmıştı? Bu neyin kutlamasıydı? 

Koğuştaki gençler bu sorulara cevap ararlarken, kapıdan bir asker girdi. “Afiyet olsun” diye bağırdı: 

-Afiyet olsun, bu sabah arkadaşlarınızı astık. 

Anlaşıldı ki, o kolalar yağlı ilmiğin genç boyunlara geçirilmesi sonucu dağıtılmıştı. O sabaha karşı Mustafa Pehlivanoğlu ile Erdal Eren idam edilmişti. “Bir sağdan, bir soldan” uygulaması yapılmıştı. 

Askeri yönetim öylesine keyifliydi ki, bunu kutlamak için cezaevindeki gençlere kola dağıtmıştı! O gün ülkücülerle solcu gençler birlikte ağladı.

Ranzalardan sabaha kadar hıçkırıklar yükseldi. Bunun doğal sonucu olarak da coplar çalıştı. Hıçkırıkların duyulduğu her yatağa coplar inip kalktı. 

***
O dönemi düşünüyorum da… 

Öylesine büyük bir vahşet yaşandı ki, “ben insanım” diyen herkesin midesini kaldıracak cinsten! İşkenceciler, Mamak C-5’te, Harbiye’de, Zincidere’de pek çok genci katlettiler. Ardından “eceli ile öldü” diye raporlar düzenlendi. 

Aynı muamele cezaevlerinde de devam etti. O dönemde unvanı ne olursa olsun cezaevine giren herkesin adı “lan”dı. O “lan” denilen insanlar da elleri coplu erlere “komutanım” diye hitap etmek zorundaydı. 

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat