Büyük tehlike

  • GİRİŞ14.11.2014 09:51
  • GÜNCELLEME15.11.2014 11:48

Tahminlere göre, Türkiye’de 4 milyon civarında sahte Twitter hesabı var. Bu sayı, toplam kullanıcı içinde yüzde 40’a tekabül ediyor. 35 milyon Facebook kullanıcısı içinde bunun yarısı kadar, mesela yüzde 20 sahte hesap olduğunu düşünsek, 10 milyonluk bir rakam ortaya çıkıyor. 

Bu, muazzam bir sayı ve son derece büyük bir tehlike! 

Düşünün!.. Twitter ve Facebook’ta 10 milyon civarında kötü niyetli hesap var. Üstelik, bunların hangi amaçla açıldığı ve kullanılacağı belli değil. 
Gezi ve 6-7 Ekim olayları sırasında kitleleri tahrik eden ve şiddete yönlendirilen mesajlar, işte bu hesaplar aracılığıylapaylaşıldı. Bugün sağa-sola saldıranlar, ona-buna tehditler yöneltenler, bu hesapları kullanıyorlar. 
Bunların bazıları bireysel olarak açılmış olabilir. Ancak, hiç şüphe yok ki, büyük bölümü belli çevreler tarafından yönlendiriliyor. Hatta geçmiş tecrübelerden yola çıkarak, çoğunun Türkiye dışından yönetilip yönlendirildiğini söylemek de mümkün. 
Kısacası… 
Sıkıntı büyük! 

Tiwitter’ın da Facebook’un da merkezleri Amerika’da… 
Amerika ve İngiltere gibi yerlerde farklı, Türkiye gibi ülkelerde ise çok daha farklı bir tutum içindeler. 
ABD’de ulusal güvenliği tehdit eden bir gelişme mi var? Twitter ya da Facebook, bütün imkanlarını güvenlik güçleri için seferber ediyor. CIA ya da FBI yetkilileri gidip, bu kuruluşların merkezlerine oturuyor. Hiçbir yasal karara ihtiyaç duymadan dilediği bilgiye anında sahip oluyor. 
Bizim geçmişte yaşadıklarımız ise ortada. Özellikle Twitter, Türkiye’de alınan mahkeme kararlarını bile yok saydı. Bugün ise, mahkeme kararlarına uyar gibi davranıyor. Ancak, Türk makamlarına kullanıcılarıyla ilgili hiçbir bilgi vermiyor. 
Hatırlarsınız, 2013 Temmuz’unda ABD’de beyaz bir Hispanik olan George Zimmerman, Trayvon Martin adındaki siyahi bir genci öldürmekle yargılanmış, suçsuz bulunmuş ve serbest bırakılmıştı. 

Ardından da California, Los Angeles ve Oakland gibi şehirler karışmıştı. Twitter üzerinden örgütlenen gruplar Hollywod’u basmıştı. 
Siyahiler sokaklara dökülmüş, sokak terörü artmış, yağmalama ve kundaklama olayları başlamıştı. Los Angeles polisi, kas spazmına yol açan şok tabancalarıyla göstericilere müdahale etmişti. 

ABD polis yetkilileri ise, Twitter ile işbirliği yapmıştı. Olaylara karışanlar, hiçbir mahkeme kararına ihtiyaç duyulmadan twitter haberleşmeleri izlenerek belirlendiler. Evlerine yapılan baskınlarla gözaltına alındılar. ABD’deki Trayvon Martin olayları bu şekilde bastırıldı. 
Yetmedi, dahası var… 

ABD’deki eyalet yöneticileri de olaylarla eşzamanlı olarak harekete geçtiler. “Tiwitter üzerinden çete oluşturmak” başlığı altında bir suç tanımı yaptılar. Bu suç uyarınca da yakalananların tamamı savcılıklara teslim edildi. Haklarında yasal işlem yapıldı ve çoğu cezalandırıldı. 
Bugün,  ABD’nin Los Angeles ve Chicago gibi şehirlerinde, Twitter üzerinden işlenen suçlar için özel düzenlemeler var. 

yazının devamı için tıklayınız

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat