Seçimin tarafları

  • GİRİŞ17.05.2015 09:56
  • GÜNCELLEME18.05.2015 09:36

Doğru, haksız olduğu söylenemez… 

30 Mart’ta hedefte Erdoğan vardı. AK Parti bir tarafta, diğer partiler öbür taraftaydı. Sürekli olarak Erdoğan hedef alındı. Halk, yerel yöneticilerini seçecek olmasına rağmen, propaganda faaliyetlerine genel söylemler damgasını vurdu. 

Paralel Yapı da bütün gücüyle muhalefete destek verdi. 

Tabanda ittifaklar oluştu. Muhalefet, siyasi partiye değil, AK Parti karşısında sonuç alabilecek adaya yüklendi. Bunun en belirgin örneği de Ankara’da yaşandı. MHP’de “Genel Başkanlık iddiaları” bulunan Mansur Yavaş,

CHP’ye geçti. CHP’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı adayı oldu. 
İyi de oy topladı; ancak sonuç alabilecek sayıya ulaşamadı. 30 Mart seçimlerinin galibi yine AK Parti oldu. 

10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nde ise, CHP ile MHP açıktan ittifak yaptı. Bir “çatı adayı” formülü ortaya atıldı. Her iki siyasi parti de Ekmeleddin İhsanoğlu ismi üzerinde birleşti. 
Arkalarında yine Paralel Yapı vardı. 

30 Mart Yerel Seçimi ile 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı Seçimi arasındaki tek fark, HDP’nin bu bloktan ayrılmasıydı. HDP, kendi adayı Selahattin Demirtaş ile alanlara çıktı. Ancak, hedefte yine Erdoğan vardı. Ekmeleddin

İhsanoğlu ile Selahattin Demirtaş birleşti, Erdoğan’ın önünü kesmeye çalıştı. 

Yine olmadı, ipi Erdoğan göğüsledi. Hem de ikinci tura gerek kalmadan Cumhurbaşkanı seçilmesi için gerekli oyu topladı. 

* * *

7 Haziran öncesi, siyasetteki tablo yine aynı… 

Bir yanda Erdoğan ve AK Parti var, öbür tarafta bütün muhalefet partileri. Hepsinin hedefi de AK Parti’nin oylarını aşağıya çekmek. Kılıçdaroğlu da, Bahçeli de, Demirtaş da meydanlarda Erdoğan, Davutoğlu ve AK Parti’yi hedefe koyuyorlar, yaylım ateşine tutuyorlar. 

Üstelik, benzer söylemler içindeler. 

AK Parti ve Erdoğan’a karşı kullandıkları propaganda malzemeleri birbirinin benzeri, hatta aynı! 

MHP, CHP’ye; CHP, MHP’ye yüklenmiyor. İlginçtir, MHP bile Selahattin Demirtaş ve HDP ile polemiğe girmek istemiyor. Çünkü, bu seçimde CHP ya da MHP’nin oylarını birkaç puan yükseltmesi sonucu değiştirmeyecek.

AK Parti’nin Parlamento’daki milletvekili sayısını geriletmenin tek yolu HDP’nin barajı geçmesi. 
Muhalefetin bütün beklentisi bu! 

Siz hiç, herhangi bir MHP sözcüsünün “HDP bölücü ve bölgeci bir partidir, bu yüzden de barajı aşmamalı” dediğini duydunuz mu? 

Duyamazsınız, çünkü şu anda muhalefetin bütün hesapları AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan üzerine kurulu! 

CHP’de de durum farklı değil. CHP açısından daha düne kadar Türkiye için en büyük tehlikelerden biri cemaatler ve Paralel Yapı idi. Cemaat denildiğinde CHP’lilerin tüyleri diken diken oluyordu. 
Bugün ise el ele, kol kola birlikte yürüyorlar. 

 

Yazının devamını okumak için TIKLAYIN...

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat