Çeteler kol geziyor
- GİRİŞ23.08.2015 09:59
- GÜNCELLEME23.08.2015 09:59
Çete ile yatıp, çete ile kalkıyorlar… DAEŞ’ten bahsediyorlar. Bu örgütü “çete” olarak adlandırıyorlar.
Peki, ne yapıyor “çete” dedikleri DAEŞ? Bugün Türkiye’de, PKK denilen kanlı örgüt nasıl davranıyorsa, öyle davranıyor!
Bomba yüklü araçlarla saldırıyor, hendekler kazıyor, intihar eylemleri düzenliyor, kahpe pusular kuruyor, tuzaklamalar ve infazlar yapıyor, halk üzerinde baskı oluşturuyor vesaire, vesaire…
Belli ki PKK ya da PYD yapılanmaları, DAEŞ’in eylemlerini iyi izlemiş. Güzel kopya çekmiş.
Suriye’de çeteler savaşıyor. Onlardan biri de Türkiye’de faaliyet gösteriyor.
Irak ve Suriye’deki DAEŞ neyse, Türkiye’deki PKK ya da çevresinde gelişen çeşitli isimler altındaki yapılanmalar da o!
1) Korku ve sindirme üzerine faaliyet gösteriyorlar.
2) Saldırırken aynı metotları kullanıyorlar.
3) Her ikisi de medeniyet düşmanı. Yakıyor ve yıkıyorlar.
4) Örgütlenme modelleri hemen hemen aynı.
Ama DAEŞ bir adım önde. Korku veriyor, sindiriyor ve iyi kötü yönetiyor. PKK, aynı metotları uyguluyor, yönetemiyor. Uğraşıyor, “özerklik” ilan ediyor. Sonra da altında kalıp eziliyor.
Çünkü, burası Türkiye; Irak ya da Suriye değil!
ABD, DAEŞ’e karşı PKK’nın Suriye kolu olan PYD ile işbirliği yapıyor. Koruyor ve alabildiğine kolluyor. Beyaz Saray da DAEŞ’e karşı “etkili bir partner” olarak gördüğü PYD’ye kol-kanat geriyor.
Tabii ki bu tavır onları meşrulaştırmaz!
Amerika, bunu hep yapıyor. Alıyor, kullanıyor, sonra kendi başına bela ediyor. Ardından karşı cepheye geçip savaşıyor.
Şimdi soruyorum:
ABD ve yıkılan SSCB, Afganistan üzerinden birbirlerine meydan okumasalardı, Taliban denilen örgüt ortaya çıkar mıydı? Bugünkü El Kaide olur muydu? Daha da ileri gidiyorum, Batı, İslam coğrafyasında o büyük travmaları yaşatmasaydı, bugün DAEŞ var mıydı?
Bizzat yaşadım, gittim ve gördüm. Henüz Sovyetler Birliği yıkılmamıştı ki, Afganistan dağlarındaydım. Direnişçilerin üzerinde Alman üniformaları, ellerinde Amerikan silahları vardı. Batı, bölgeye adeta para pompalıyordu.
Sonra dengeler değişti, saflar farklılaştı; bizzat eğittiği insanlarla birlikte, gönderdiği silahlar da Amerikalılara yöneldi!
Biz yine Türkiye’ye dönelim…
DAEŞ yanı başımızda ne yapıyorsa, PKK da onu yapıyor. Korkutuyor, sindiriyor, kaçırıyor. Bugün Güneydoğu’daki bazı şehirlerimizde doktor kalmadı. Örgütün halk düşmanlığı hastaneleri bile boşalttı.
İlaveten elektrik şebekelerine sabotajlar düzenleniyor, köprüler havaya uçuruluyor, şartlar alabildiğine ağırlaştırılmaya çalışılıyor.
Çünkü, halk düşmanı bunlar!
Ve destekçileri var…
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol