Türkiye’nin hafıza kaybı

  • GİRİŞ28.04.2016 10:11
  • GÜNCELLEME28.04.2016 10:11

Aslında “utturmuşlar” da diyebiliriz. Bizi biz yapan pek çok değeri, şimdi hatırlamaya başladık…

Ciddi bir beyin travmasının ardından, yavaş yavaş normal hayata dönen, hatta yürümeye ve konuşmaya başlayan insanlar gibiyiz! 
Mesela “Kut’ül Ammare”yi yeni öğrendik… 

Avustralyalı Araştırmacı Dr. Gaston Bodart, Kut’ül Ammare için “İngiliz prestijinin Birinci Dünya Savaşı’nda yediği en büyük darbe” diyor. Üstelik bu darbeyi vuran biziz. Ama haberimiz bile yok! 

Unutmuşuz, unutturmuşlar. 

İngiliz Tarihçi James Morris de bu olayı “Britanya (İngiltere) Askeri Tarihinde en aşağılık teslim” olarak değerlendiriyor. Teslim alan biziz, ama bilmiyoruz! 

Anlatan olmamış ki! 

Oysa, öğreniyoruz ki, Çanakkale kadar önemli, Çanakkale kadar şerefli bir zafere imza atmışız orada. Bu büyük zaferin kahramanı Halil Paşa, bakın ne diyor: 

“Tarih, bu olayı yazmak için kelime bulmakta müşkülata uğrayacaktır.” 

Ama bizim öyle bir derdimiz olmamış! Bilmeyince, yazmaya da gerek kalmamış! 

Aslında hikâye bu günkünden farksız. Bugün nasıl Ortadoğu’da bir “enerji savaşı” varsa, 1916’da da o yaşanmış. Petrol bölgelerini ele geçirmeye çalışan İngilizler, Irak’ın Kut Bölgesi’ni işgal etmişler. Çanakkale’ye hangi emperyalist emellerle geldilerse, oraya da benzer amaçla gitmişler. 

Sonuç ise, aynı olmuş… 

30 bin kayıp ile birlikte 13’ü general, 13.800 esir vermişler. General Townhent komutasındaki İngiliz Ordusu, topyekûn Osmanlı’nın eline geçmiş. İşte o yüzden Kut’ül Ammare, tarihe İngilizler için “en aşağılık teslim” olarak sayfalardaki yerini almış. 

Bugüne gelince… 

100 yıl sonra pek değişen bir şey yok. İngilizler değişik şekillerde yine bölgede geziyorlar. Sebep de yine petrol! Kut’ül Ammare’yi bize unutturdukları için dün ile bugün arasında pek irtibat kuramıyoruz. Aslında dün neyse, bugün de o! 
* * *
Sadece İngilizler mi?.. 

Değil elbette. İşin içinde Fransızlar ve Ruslar da var. Hatta daha sonra bölgeye ilgisini artıran Amerikalılardan da bahsedebiliriz. 

Kut’ül Ammare yenilgisinden 17 gün sonra İngilizlerle Fransızlar, Osmanlı’ya karşı birleşmiş, “Sykes Pıcot” adı altında gizli bir anlaşma imzalamışlar.

Operasyonu kolaylaştırmak için, işin içine Rusları da katmışlar. Kâğıt üzerinde paramparça edip, paylaşmışlar bölgeyi. Ruslara, Trabzon, Erzurum, Van, Bitlis ve Güneydoğu’nun bir kısmını vermişler. 

İngilizler, Hayfa ve Akka limanları ile Bağdat, Basra ve Güney Mezopotamya’yı almışlar. 

Fransızların payına ise, Doğu Akdeniz, Adana, Antep, Urfa, Mardin, Diyarbakır, Musul ve Suriye kıyıları düşmüş. 

Sömürmek, kanlarını ve iliklerini emmek için Araplara da İngiliz ve Fransız denetiminde bir ya da birkaç devlet kurdurma konusunda anlaşmışlar. 

İşte bugün içimizden bazılarının “medeniyet” denildiğinde örnek olarak gösterdikleri Avrupa bu! Bugün, Afrika’nın pek çok bölgesinde aynı faaliyete devam etmiyorlar mı? 

Kim yaptı, nasıl yaptı, o ayrı bir tartışma konusu. Ancak, bütün bunlar bize unutturulduğu için dünle bugün arasında irtibat kuramıyoruz. 

Durum bu olunca yaşananlara da doğru teşhis koyamıyoruz! 
* * *
Aslında tarih tekerrür ediyor. Bugün de benzer olayları yaşıyoruz. Aktörler aynı, ancak kullanılan aletler değişti. Dün ordular aracılığı ile yürütülen mücadele, bugün terör örgütlerine bırakıldı. 

Yanı başımızda bir insanlık dramı yaşanıyor, bakan, ilgilenen, ıstırap duyan var mı? İnsanlar kitleler halinde katlediliyor, “dur” diyen güçlü bir irade görüyor musunuz? 

Geçmişte, bölge parçalanıp, paylaşılmıştı. Bugün de Irak ve Suriye üzerinde 3 parçaya bölme planları üzerinde çalışılmıyor mu? 

100 yıl önce bu bölgede etnik hesaplar yapılıyor, nüfus oyunları oynanıyordu. Peki, bugün farklı mı? O dönemde Osmanlı, Ermeni çetelerle içeriden vuruluyordu. Bugün PKK aynı görevi yapmıyor. 

Daha o kadar çok benzerlik var ki!.. Allah’tan kaydettiğimiz ya da kaybettirilen hafızamız yerine geldi de görüyoruz artık!

Yorumlar2

  • güven 9 yıl önce Şikayet Et
    hiç bir tarihçi bize bundan bahsetmedi,kitaplarda da yok.demekki herşeyimizi ayarlamışlar önceden.,yazarımızı,çizerimiz ,politikacımızı...bu kadar kandırılan bir topluma bunlar''hak''mı onu düşünüyorum bol bol
    Cevapla Toplam 3 beğeni
  • Hayati 9 yıl önce Şikayet Et
    Her her konuşmanın başında geleceğimiz diye söze başladığımız çocuk ve gençlerimizi sosyal medyanın eline teslim edip, bırakın 1900'lü yılları 80'leri, 90'ları dahi anlatamadığımız sürece Anadolu insanı üzerine binlerce yıldır empoze çalışmaları yapan dış mihraklar bu boşluğu doldurmaya devam edecek, hafızalarımızdaki artık bilgileri de sileceklerdir.
    Cevapla Toplam 2 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat